Sonunda ç olan 7 harfli 42 kelime var. Ç harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ç harfi olan kelimeler listesine ya da başında ç harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜYÜTEÇ
-
-
[isim]
Cisimleri büyüterek gösteren alet, pertavsız
- "Büyüteç, teleskoba girdi, bize küçüklüğümüzü; mikroskoba girdi, büyüklüğümüzü öğretti." (Haldun Taner)
-
[isim]
Cisimleri büyüterek gösteren alet, pertavsız
- KAPAMAÇ
-
-
[isim]
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek
-
[isim]
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek
- SANDVİÇ
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek
-
[isim]
İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek
- YIRTMAÇ
-
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
- İMTİZAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Karışabilme
-
Birbirini tutma, uyum sağlama, uygunluk
-
İyi geçinme, uyuşma
-
Kaynaşma
-
[isim]
Karışabilme
- İZDİVAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Evlenme
-
[isim]
Evlenme
- İHTİLAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çırpınma
- "Bütün zehirlenen köpeklerde görülen ihtilaçlarla kıvranmaya, çırpınmaya başlamıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Çırpınma
- BULAMAÇ
-
-
[isim]
Sulu, cıvık hamur
-
Bu koyulukta yapılan çeşitli hamur yemekleri
- "Tatlı bulamaç."
-
[sıfat]
Karışık, oradan buradan toplanmış
- "Az çok bulamaç olan romantizm şiirinin daha imbikten geçmiş taraflarına geldim." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Sulu, cıvık hamur
- DİPDİNÇ
-
-
[sıfat]
Çok sağlıklı, çok canlı
-
[sıfat]
Çok sağlıklı, çok canlı
- İÇGÖREÇ
- ...
- GEPGENÇ
-
-
[sıfat]
Çok genç
- "Ölüm bu gepgenç, bu dipdiri insanı yatağında değil, bir kapı önünde ayakta aldı götürdü." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Çok genç olarak, çok gençken
- "Gepgenç öldü."
-
[sıfat]
Çok genç
- BİGADİÇ
- ...
- DOLAMAÇ
- ...
- SATRANÇ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İki kişi arasında altmış dört kareli bir tahta üzerinde değerleri ve adları değişik olan on altışar siyah ve beyaz taşlarla oynanan bir oyun
- "İki kişiyi birden satrançta mat ettim." (Aka Gündüz)
-
[isim]
İki kişi arasında altmış dört kareli bir tahta üzerinde değerleri ve adları değişik olan on altışar siyah ve beyaz taşlarla oynanan bir oyun
- TUTAMAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyin tutulup çekilecek yeri
-
Tutunacak yer, tutamak
-
Telgraf veya elektrik direklerine rahat çıkmayı sağlayan ve ayağa takılan mahmuzlu araç
-
[isim]
Bir şeyin tutulup çekilecek yeri
- YÜRÜTEÇ
-
-
[isim]
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
-
Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç, yürüten
-
[isim]
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
- DOKUNAÇ
-
-
[isim]
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
-
[isim]
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
- KÖRAĞAÇ
- ...
- TİKSİNÇ
-
-
[sıfat]
Tiksinilen
-
[sıfat]
Tiksinilen
- AYIRMAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, farika
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, farika