Başında ç olan 6 harfli 198 kelime var. Ç harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ç harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ç harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ç bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇIPLAK
-
-
[sıfat]
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak
- "Kız, çıplak tabanlarını bozuk yolda şaplata şaplata köyün içerisine doğru uzaklaştı." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Saçsız (baş)
-
Üzerinde yeşillik olmayan (arazi)
- "Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı." (Halide Edip Adıvar)
-
İçinde gerekli eşya bulunmayan
- "Ankara tepelerinin birinde, boz renkli bir binanın çıplak ve dar bir odasında onunla karşı karşıyayız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü
-
Yoksul (kimse)
- "Askerliğini yapmamış, beş parasız, çıplak bir Cemal'in nesi vardı evlenilecek?" (Necati Cumalı)
-
Yalın, süssüz
- "Çıplak bir anlatım."
-
Olduğu gibi, apaçık
-
[sıfat]
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak
- ÇATICI
-
-
[isim]
Çatma işini yapan kimse
-
Çatı işlerini yapan kimse
-
[isim]
Çatma işini yapan kimse
- ÇARPIŞ
-
-
[isim]
Çarpma işi veya biçimi
-
[isim]
Çarpma işi veya biçimi
- ÇUHACI
-
-
[isim]
Çuha dokuyan veya satan kimse
-
[isim]
Çuha dokuyan veya satan kimse
- ÇAVLAN
-
-
[isim]
Şelale
- "Çavlan sesinden öte bir şey duyulmuyordu şimdi." (Cahit Uçuk)
-
[isim]
Şelale
- ÇAĞCIL
-
-
[sıfat]
Çağdaş
- "Kuşku yok ki çok modern, çağcıl bir roman." (Selim İleri)
-
Tekniğin, bilimin yeniliklerinden yararlanan, modern
- "Çağcıl fizik."
-
[sıfat]
Çağdaş
- ÇALILI
-
-
[sıfat]
Çalısı olan
-
[sıfat]
Çalısı olan
- ÇULLUK
-
-
[isim]
Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, 32 cm uzunluğunda, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş, bekas (Scolopax rusticola)
-
[isim]
Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, 32 cm uzunluğunda, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş, bekas (Scolopax rusticola)
- ÇIKRIK
-
-
[isim]
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç
-
İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap
-
Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir
-
[isim]
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç
- ÇAVDIR
- ...
- ÇARÇUR
-
-
[isim]
"Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- "Birikmiş parasını, elindeki sermayeyi çarçur etmesinden koruyabilmek için yine yalanlara başvuruyordu." (Necati Cumalı)
-
[isim]
"Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- ÇINLAK
-
-
[sıfat]
Çınlaması, yankısı çok olan (yer)
-
[sıfat]
Çınlaması, yankısı çok olan (yer)
- ÇARKLI
-
-
[sıfat]
Çarkı olan
-
[isim]
Her iki yanda birer çarkı bulunan vapur
-
[sıfat]
Çarkı olan
- ÇEVRİK
-
-
[sıfat]
Çevrilmiş, dönük
- "Bu gücün içeriye ve dışarıya çevrik belirtileri insan için hep yararlıdır." (Azra Erhat)
-
[sıfat]
Çevrilmiş, dönük
- ÇİMMEK
-
-
[nsz]
Suya bütün vücuduyla girip çıkmak, yıkanmak
- "Arıkta çimdim de geldim, diye fısıldadı." (Cahit Uçuk)
-
[nsz]
Suya bütün vücuduyla girip çıkmak, yıkanmak
- ÇAKMAK
-
-
[isim]
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
- "Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı." (Burhan Felek)
-
Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti
-
Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni
-
[isim]
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
- ÇAPACI
-
-
[isim]
Çapa ile çalışan işçi
-
[isim]
Çapa ile çalışan işçi
- ÇARDAK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak
-
Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer
- "Evin bahçeye açılan tahta kapısının üstündeki çardakta koruklar sarkıyordu." (Oktay Rifat)
-
Kameriye
- "Çardağın boşluğuna girdiğimiz vakit durmuş, eliyle yanağımı sıkmış, çenemi okşamıştı." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak
- ÇİLELİ
-
-
[sıfat]
Çilesi olan, çok sıkıntı çekmiş olan
- "Çileli başım."
-
Sıkıntılı
- "Çileli bir iş."
-
[sıfat]
Çilesi olan, çok sıkıntı çekmiş olan
- ÇİĞNEM
-
-
Çiğnemlik
-
Çiğnemlik