Başında ze olan 7 harfli 21 kelime var. Ze ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ze olan kelimeler listesine ya da sonu ze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ze bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZEHİRLİ

  1. [sıfat] Zehri olan; ağılı, toksik
    • "Gösterip sivri uzun dişlerini bir daha / Bir zehirli ok gibi attı bana kahkaha" (Enis Behiç Koryürek)
  2. [mecaz] Zararlı olan (duygu, düşünce vb.)
    • "Seni kumar oynamaman için bu odaya hapsettik, yine eski zehirli hayallerine saplanmanı istemedik ya!.." (Necip Fazıl Kısakürek)
ZERRECE

  1. [zarf] Zerre kadar
    • "Kimseyi zerrece kıskandığını, kötülediğini, kin tuttuğunu görmedim." (Refik Erduran)
ZENDOST

Kelime Kökeni: Farsça zen + dost

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız zampara
ZEYTUNİ

Kelime Kökeni: Arapça zeytūnī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız zeytin rengi
ZEMHERİ

Kelime Kökeni: Arapça zemherīr

  1. [isim] Bakınız kara kış
ZELZELE

Kelime Kökeni: Arapça zelzele

  1. [isim, coğrafya] Bakınız deprem
    • "Koyun kısmı fırtınanın patlayacağını, zelzeleyi, su baskını olacağını, vaktinden önce seziyordu da kuyruğunu paralayan kurdun ardı sıra neden koşuyordu?" (Kemal Tahir)
ZEBELLA

Kelime Kökeni: Arapça zebellā

  1. [isim, ağızlardan] İri yarı kimse
ZEVKSİZ

  1. [sıfat] Beğenilmeyen, hoşa gitmeyen
  2. Beğenisi olmayan (kimse)
  3. [zarf] Beğenilmez, hoşa gitmez bir biçimde
    • "Yeni usul şiirimiz, zevksiz, köksüz, acemice görünüyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
ZERDALİ

Kelime Kökeni: Farsça zerd + ālū

  1. [isim, bitki bilimi] Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen küçük meyveli bir türü (Armeniaca vulgaris)
    • "Evlerinin önü zerdali dalı / Pencereden gördüm kınalı eli" (Halk türküsü)
  2. Bu ağacın sarı, etli ve tadı acı, çekirdekli meyvesi
ZEVAHİR

Kelime Kökeni: Arapça ẓevāhir

  1. [isim] Bakınız görünüm
ZEKASIZ

  1. [sıfat] Zeki olmayan
    • "Belli ki her şey, hem de en acemi tarafından, işlerin nihayetinde uydurulmuş, zekâsız mizansenlerden ibaret." (Necip Fazıl Kısakürek)
ZENGULE

Kelime Kökeni: Farsça zengūle

  1. [isim] Klasik Türk müziğinde basit bir makam
ZERDÜŞT

  1. [isim] Eski İran'da Zerdüştlük dinini kuran peygamber
ZEMİNLİ

  1. [sıfat] Zemini olan
    • "Kerpiç duvarlı, toprak zeminli olan bu yere Toprak Palas derlerdi." (Aka Gündüz)
ZEPHİYE

Kelime Kökeni: Arapça ẕebḥiyye

  1. [isim, eskimiş] Kesimevinde kesilen hayvanlar için kasapların ödedikleri vergi
    • "Bu suistimallerin belediyenin en önemli gelirleri arasında bulunan … zephiye kalemlerinde yaşandığı anlaşılmaktadır." (Murat Küçükuğurlu)
ZENNECİ

  1. [isim] Kadın eşyası satan kimse
ZEDESİZ

  1. [sıfat] Zedelenmemiş olan
    • "Fidanların kökleri zedesiz ve bol, yaşı da iki seneyi geçmemiş olması hâlinde başarı fazlalaşır." (Sacit Karaibrahimoğlu)
ZEKAVET

Kelime Kökeni: Arapça ẕekāvet

  1. [isim, eskimiş] Çabuk anlama ve kavrama
ZERDEVA

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız ağaç sansarı
ZEVEBAN

Kelime Kökeni: Arapça ẕevebān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ergime
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü