Başında ze olan 6 harfli 19 kelime var. Ze ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ze olan kelimeler listesine ya da sonu ze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ze bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZECREN
-
Kelime Kökeni: Arapça zecren
-
[zarf, eskimiş]
Yasaklayarak
-
Bakınız zorla
-
Eziyet ederek
-
[zarf, eskimiş]
Yasaklayarak
- ZEVKLİ
-
-
[sıfat]
Beğenilen, hoşa giden
- "Toplu oyunlar çok daha zevkliydi."
-
Beğenisi olan (kimse)
-
[sıfat]
Beğenilen, hoşa giden
- ZEKİCE
-
-
[sıfat]
Zeki olan
- "Ona göre, Habil'in Kabil'i öldürmesinde zekice bir yan aranmamalıdır."
-
[zarf]
Zeki olarak, zekiye uygun bir biçimde
- "Daha bilgili olmalı, daha çok özveride bulunmalı ve zekice davranmalıyız."
-
[sıfat]
Zeki olan
- ZEKALI
-
-
[sıfat]
Zeki olan
-
[sıfat]
Zeki olan
- ZEMZEM
-
Kelime Kökeni: Arapça zemzem
-
[isim]
Kâbe yakınında bulunan bir kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu; zemzem suyu
- "Yavrum, hakkını helal et, ağzıma zemzem getir!"
-
[isim]
Kâbe yakınında bulunan bir kuyunun Müslümanlarca kutsal sayılan suyu; zemzem suyu
- ZERRİN
-
Kelime Kökeni: Farsça zerrīn
-
[sıfat, eskimiş]
Altından yapılmış
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız fulya
-
[isim]
Altın rengi, sarı
-
Bu renkte olan
-
[sıfat, eskimiş]
Altından yapılmış
- ZEVKÇE
-
-
[zarf]
Zevk bakımından
- "Kafaca, ruhça, zevkçe, terbiyece eski adam diyebileceğimiz bir örnek alınız."
-
[zarf]
Zevk bakımından
- ZEYREK
-
Kelime Kökeni: Farsça zīrek
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zeki
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zeki
- ZEMBİL
-
Kelime Kökeni: Arapça zinbīl
-
[isim]
Hasırdan örülmüş saplı torba
- "Evin sabah alışverişini yapmış, elimde zembil, çarşıdan dönüyorum."
-
[isim]
Hasırdan örülmüş saplı torba
- ZENGİN
-
Kelime Kökeni: Farsça sengīn
-
[sıfat]
Parası, malı çok olan; varlıklı, yokluksuz, variyetli, fakir, yoksul karşıtı
-
Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan
- "Zengin bir dil. Zengin bir kitaplık. Zengin bir anlatım."
-
Verimi yüksek olan
- "Zengin bir doğa."
-
Gösterişi olan
- "Zengin bir giysi."
-
Çok, bol
- "Türk tiyatro tarihi üzerinde çalışanlar için zengin malzeme ihtiva eden metni burada yayımlarken sadece bir iki noktaya işaret etmekle yetineceğim."
-
[sıfat]
Parası, malı çok olan; varlıklı, yokluksuz, variyetli, fakir, yoksul karşıtı
- ZEBANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça zebānī
-
[isim, din bilimi]
Cehennemlikleri ateşe atmakla görevli melek, cehennem bekçisi
-
[isim, din bilimi]
Cehennemlikleri ateşe atmakla görevli melek, cehennem bekçisi
- ZEYBEK
-
-
[isim]
Batı Anadolu efesi
- "Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden / Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin"
-
Ege yöresine özgü bir müzik veya oyun türü; zeybek havası
-
[isim]
Batı Anadolu efesi
- ZEDELİ
-
-
[sıfat]
Zedelenmiş olan
-
[sıfat]
Zedelenmiş olan
- ZEAMET
-
Kelime Kökeni: Arapça zeʿāmet
-
[isim, tarih]
Bakınız büyük tımar
-
[isim, tarih]
Bakınız büyük tımar
- ZEVZEK
-
-
[sıfat]
Bakınız geveze
-
Saçma sapan şeylerle uğraşan
- "Kadın ağrıyan başını unutarak zevzek dedi."
-
[sıfat]
Bakınız geveze
- ZEVALİ
-
Kelime Kökeni: Arapça zevālī
-
[sıfat, eskimiş]
Zeval ile ilgili
-
[sıfat, eskimiş]
Zeval ile ilgili
- ZELBER
-
Kelime Kökeni: Farsça sarbār
-
[isim]
Büyük yük üzerine konulan küçük yük
-
[isim]
Büyük yük üzerine konulan küçük yük
- ZEPLİN
-
Kelime Kökeni: Almanca Zeppelin
-
[isim]
Bakınız hava gemisi
- "Şimdi İstanbul benim zeplin seyahatimin yepyeni ve âdeta müstakil bir hedefi olmuştu."
-
[isim]
Bakınız hava gemisi
- ZEYTİN
-
Kelime Kökeni: Arapça zeytūn
-
[isim, bitki bilimi]
Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea)
-
[bitki bilimi]
Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi
-
[sıfat]
Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış
- "Zeytin baston."
-
[isim, bitki bilimi]
Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea)