Sonunda z olan 6 harfli 274 kelime var. Z harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde z harfi olan kelimeler listesine ya da başında z harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALTSIZ
-
-
[sıfat]
Altı olmayan
-
Belden alt kısmında giysi olmayan
-
[sıfat]
Altı olmayan
- KARSIZ
- ...
- KİNSİZ
-
-
[sıfat]
Kini olmayan, kin taşımayan
-
[sıfat]
Kini olmayan, kin taşımayan
- BAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Başı olmayan
- "Fakat o gözünü kapayınca başsız kalan konak ..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yöneticisi, başkanı olmayan
-
[sıfat]
Başı olmayan
- SOYSUZ
-
-
[sıfat]
Soyunun özelliklerini yitirmiş olan (kimse, bitki vb.), dejenere
-
Biyolojik ve toplumsal ölçüler yönünden göze batacak kadar kötüye giden (kimse), dejenere
- "Ağaç deyip geçme, onun da soylusu olur, soysuzu olur." (Tarık Buğra)
-
Kötü tanınmış, ahlaksız
-
[sıfat]
Soyunun özelliklerini yitirmiş olan (kimse, bitki vb.), dejenere
- BORNOZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek
- "Ilık bir duş alarak bornozla odasına döndü." (Halide Edip Adıvar)
-
Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük
-
[isim]
Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek
- BALDIZ
-
-
[isim]
Erkeğe göre eşinin kız kardeşi
-
[isim]
Erkeğe göre eşinin kız kardeşi
- DÖRDÜZ
-
-
[sıfat]
Dördü bir arada doğan (çocuk)
-
Dördü bir arada bulunan
-
[sıfat]
Dördü bir arada doğan (çocuk)
- DONSUZ
-
-
[sıfat]
Don giymemiş olan
-
Yoksul
-
Serseri
-
[sıfat]
Don giymemiş olan
- GAMSIZ
-
-
[sıfat]
Kaygısı, tasası, sıkıntısı, üzüntüsü olmayan
- "Sesi taze, pürüzsüz ve gamsızdı." (Cahit Uçuk)
-
Olayları kendine dert etmeden geçiştiren, aldırış etmeyen, tasasız, vurdumduymaz
- "Zavallı anneciğin çok şen, güler yüzlü, gamsız bir kadındı." (Mahmut Yesari)
-
[sıfat]
Kaygısı, tasası, sıkıntısı, üzüntüsü olmayan
- TATSIZ
-
-
[sıfat]
Tadı iyi olmayan, lezzetsiz
-
Tadı olmayan, sası
-
[zarf]
Hoşa gitmeyen bir biçimde
- "Her şey, herkes boş, abes, çirkin, münasebetsiz, tatsız görünür." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Hoşa gitmeyen, can sıkan
- "O akşamki tatsız olaya benim de canım sıkıldı." (Çetin Altan)
-
Sohbeti hoş olmayan veya geçimsizlik çıkaran (kimse)
-
[sıfat]
Tadı iyi olmayan, lezzetsiz
- ŞAŞMAZ
-
-
[sıfat]
Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
- "O, gerçekte ne anlatıyorsa o anlattıklarının şaşmaz bir gözlemcisi." (Tarık Dursun K)
-
[sıfat]
Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
- SANSIZ
-
-
[sıfat]
Sanı, ünü olmayan
-
[sıfat]
Sanı, ünü olmayan
- TUŞSUZ
- ...
- MEKNUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gömülü, saklı
-
[sıfat]
Gömülü, saklı
- BEZZAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kumaş alıp satan kimse, manifaturacı
-
[isim]
Kumaş alıp satan kimse, manifaturacı
- PLİSİZ
- ...
- VAFTİZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Hristiyanlıkta yeni doğan çocuğun ilk günahı silmek ve onu Hristiyanlaştırmak amacıyla yapılan kutsal işlem
-
[isim]
Hristiyanlıkta yeni doğan çocuğun ilk günahı silmek ve onu Hristiyanlaştırmak amacıyla yapılan kutsal işlem
- İTİRAZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir düşünce veya kararı benimsemeyerek karşı çıkma
- "Oyuncuların itirazına rağmen bir üçüncü olarak katılıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Ev sahibinin sözlerine şiddetle itiraz ettiler." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Söylenecek söz, karşı söyleme
- "Onun verdiği emre itirazı hiçbirimiz aklımızdan geçirmiyoruz." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Bir düşünce veya kararı benimsemeyerek karşı çıkma
- EBESİZ
-
-
[sıfat]
Ebesi olmayan
-
[zarf]
Ebe bulunmaksızın, ebe olmaksızın
- "Ebesiz doğurdum, dedi, ebe hekim demektir. Ben hasta mıyım?" (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Ebesi olmayan