Başında yük olan 8 harfli 16 kelime var. Yük ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde yük olan kelimeler listesine ya da sonu yük ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yük bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜKSELTİ
-
-
[isim]
Tümsek
-
Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa
- "Ankara'nın yükseltisi 850 metredir."
-
[isim]
Tümsek
- YÜKSÜNME
-
-
[isim]
Yüksünmek işi
-
[isim]
Yüksünmek işi
- YÜKLÜLÜK
-
-
[isim]
Yüklü olma durumu
-
Ağırlık, gerginlik
- "Odanın havasında acayip bir durgunluk, bir yüklülük vardı." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Yüklü olma durumu
- YÜKÇEKER
-
-
[isim]
Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç
-
[isim]
Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç
- YÜKÜNMEK
-
-
[nsz]
Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak
-
[nsz]
Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak
- YÜKLENTİ
-
-
[isim]
Angarya
-
[isim]
Angarya
- YÜKSELİŞ
-
-
[isim]
Yükselme işi veya biçimi
-
[isim]
Yükselme işi veya biçimi
- YÜKLEYİŞ
-
-
[isim]
Yükleme işi veya biçimi
-
[isim]
Yükleme işi veya biçimi
- YÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Taşıyıcılık
-
[isim]
Taşıyıcılık
- YÜKSELİM
-
-
[isim]
Dik açıklık
-
[isim]
Dik açıklık
- YÜKLETME
-
-
[isim]
Yükletmek işi
-
[isim]
Yükletmek işi
- YÜKSELME
-
-
[isim]
Yükselmek işi, itila
-
Terfi
- "... askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir." (Anayasa)
-
Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması
-
Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi
-
[isim]
Yükselmek işi, itila
- YÜKLEMEK
-
-
[-i]
Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
-
Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak
-
Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak
- "Çocuğun bakımını ona yüklediler."
-
Bir suçu birinin üstüne atmak
- "Ne yapalım, elimizden geleni yaptık ama olmadı der, kabahati kör talihe yükler geçersin." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Bir cisme elektrik gücü vermek
- "Fazla elektrik yüklemek akünün bozulmasına yol açar."
-
[-i]
Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
- YÜKLENİŞ
- ...
- YÜKSÜKSÜ
- ...
- YÜKLENME
-
-
[isim]
Yüklenme işi
-
[isim]
Yüklenme işi