Başında yü olan 9 harfli 29 kelime var. Yü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde yü olan kelimeler listesine ya da sonu yü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜZYILLIK
-
-
[sıfat]
Yaklaşık olarak sürerliği yüzyıl olan, asırlık
-
[sıfat]
Yaklaşık olarak sürerliği yüzyıl olan, asırlık
- YÜZNUMARA
-
-
[isim]
Tuvalet
-
[isim]
Tuvalet
- YÜKLETMEK
-
-
[-i]
Yükleme işini yaptırmak
- "Boyuna kolumu çekip hep kabahati bana yükletiyor." (Sermet Muhtar Alus)
-
[-i]
Yükleme işini yaptırmak
- YÜKLEYİCİ
-
-
[isim]
Yükleme işini yapan kimse
-
Ağır yükleri kaldırma, taşıma veya yükleme işinde kullanılan araç
-
[isim]
Yükleme işini yapan kimse
- YÜZSÜZLÜK
-
-
[isim]
Yüzsüz olma durumu, yüzsüzce davranış
- "Yüzsüzlüğün bu derecesine kimi kızıyor, kimi kahkahalarla gülüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Yüzsüz olma durumu, yüzsüzce davranış
- YÜRÜTÜLÜŞ
-
-
[isim]
Yürütülme işi veya biçimi
-
[isim]
Yürütülme işi veya biçimi
- YÜZLETMEK
- ...
- YÜZLEMECE
-
-
[zarf]
Birinin yüzüne karşı
- "Arkadan söylemek doğru değil, yüzlemece söylemeli."
-
Yüz yüze
- "Yüzlemece muhakeme. Yüzlemece hüküm."
-
[zarf]
Birinin yüzüne karşı
- YÜZDÜRMEK
-
-
[-de]
Yüzmesini sağlamak veya yüzme işini yaptırmak
- "Burada değil, karşı kıyıda yüzdürüyorlar."
-
[-i]
Batmış veya oturmuş tekneyi suyun yüzüne çıkarıp yüzer duruma getirmek
- "Batık gemileri yüzdürdüler."
-
[-de]
Yüzmesini sağlamak veya yüzme işini yaptırmak
- YÜZBEŞLİK
-
-
[isim]
Topçulukta ağır bombardımanda kullanılan bir top türü
-
[isim]
Topçulukta ağır bombardımanda kullanılan bir top türü
- YÜZÜKOYUN
-
-
[zarf]
Yüzüstü
- "Tam otların sarardığı zamanlar / Yere yüzükoyun uzanıyorum." (Behçet Necatigil)
-
[zarf]
Yüzüstü
- YÜKSELTEÇ
-
-
[isim]
Alçak veya yüksek frekanslı akımların yararlı etkilerini artırmaya yarayan araç, amplifikatör
-
[isim]
Alçak veya yüksek frekanslı akımların yararlı etkilerini artırmaya yarayan araç, amplifikatör
- YÜRÜTÜLME
-
-
[isim]
Yürütülmek işi
-
[isim]
Yürütülmek işi
- YÜCELTMEK
-
-
[-i]
Yükseltmek, yüce bir duruma getirmek
- "Türkiye Cumhuriyeti'nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ... için bütün gücümle çalışacağıma ... ant içerim." (Anayasa)
-
[-i]
Yükseltmek, yüce bir duruma getirmek
- YÜKLENMEK
-
-
Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak
- "Daha şimdiden evin bütün işleri Peyker'in üstüne yüklenmiş." (Memduh Şevket Esendal)
-
Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak
- "Araba durdukça önümdekine, kalktıkça arkamdakine yükleniyorum." (Burhan Felek)
-
[-i]
Bir yükü taşımayı üstüne almak
- "Bavulları yüklendi."
-
Üstüne düşmek, zorlamak
- "Hep birden yüklenmişlerdi o zaman Rahmi'ye; saygısızlık ettin, kırdın diye." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Bir şeyi yapmayı kabul etmek, üstüne almak
-
Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak
- YÜKSÜNMEK
-
-
[-den]
Üşenmek, tembellik etmek
-
[-den]
Üşenmek, tembellik etmek
- YÜZLENMEK
-
-
[nsz]
Şımarmak, yüz bulmak
-
[nsz]
Şımarmak, yüz bulmak
- YÜZLEŞMEK
-
-
[nsz]
Bir olayı ileri sürenle, inkâr eden kimseler yüz yüze gelerek sözlerini tekrarlamak
- "Ben onunla her zaman yüzleşebilirim."
-
Yüz yüze gelmek
-
[nsz]
Bir olayı ileri sürenle, inkâr eden kimseler yüz yüze gelerek sözlerini tekrarlamak
- YÜKSELTME
-
-
[isim]
Yükseltmek işi
-
[isim]
Yükseltmek işi
- YÜKSELTİŞ
- ...