Sonunda ye olan 7 harfli 86 kelime var. YE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ye olan kelimeler listesine ya da başında ye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EY, YE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PESPAYE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Alçak, soysuz, aşağılık
- "Zaten yemişleri asil ve pespaye olarak ikiye tasnif etmek pek kolaydır." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Alçak, soysuz, aşağılık
- TAHLİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Boşaltma
- "Evin tahliyesi iki gün sürdü."
-
Tutukluyu serbest bırakma
-
[isim]
Boşaltma
- TIBBİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doktor yetiştiren öğretim kuruluşu, tıp fakültesi
-
[isim]
Doktor yetiştiren öğretim kuruluşu, tıp fakültesi
- FITRİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Doğuştancılık
-
[isim]
Doğuştancılık
- İRADİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İstenççilik
-
[isim]
İstenççilik
- ŞATHİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum eser
-
Tasavvuf konularını mizahlı bir biçimde işleyen, coşku hâlinde söylenen bir şiir türü
-
[isim]
Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum eser
- FAHRİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü
-
[isim]
Divan edebiyatında şairlerin kendi özelliklerinden övünerek söz ettikleri manzume veya manzumenin bir bölümü
- İZAFİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Görecelik
-
[isim]
Görecelik
- TESMİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Adlandırma, ad koyma, ad verme
- "Öz şiir tesmiyesini ise gülünç ve iddialı görenler vardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Adlandırma, ad koyma, ad verme
- SIHHİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sağlık işlerinin tümü
-
[isim]
Sağlık işlerinin tümü
- REDDİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir düşünceyi, bir öğretiyi çürütmek için yazılan yazı
-
[isim]
Bir düşünceyi, bir öğretiyi çürütmek için yazılan yazı
- İMANİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İnancılık
-
[isim]
İnancılık
- METHİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Övgü
-
Bir kimseyi veya bir şeyi övmek için yazılmış şiir
-
[isim]
Övgü
- RAPTİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt veya karton vb. şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç
-
[isim]
Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt veya karton vb. şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç
- AMELİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yapılan iş, işlem
- "Dışarı üflemesin diye evvela içmek ameliyesini öğrettim." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yapılan iş, işlem
- FASULYE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
- "Fasulye sırığı gibi üç buçuk akasya ile park mı olurmuş?" (Tarık Buğra)
-
Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları
-
[isim]
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris)
- YEVMİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir günlük çalışma karşılığı verilen ücret, gündelik
-
[zarf]
Her gün
- "Yevmiye şu kadar su harcanıyor."
-
[isim]
Bir günlük çalışma karşılığı verilen ücret, gündelik
- ASABİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sinir bilimi
-
Sinir hastalıkları ile ilgili hastane bölümü
-
[isim]
Sinir bilimi
- SERMAYE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta
- "Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir." (Aka Gündüz)
- "Üç yüz lirayı alırlarsa bunun yüz lirasını çocuğa sermaye yapacaktı." (Halide Edip Adıvar)
- "Köyden kopup, yabancı işçi olup, beş altı yılda sermayeyi doğrultup, yurtta özel teşebbüsçü bir yarım yamalak kapitalist olma özlemi görülüyor çoğunda." (Haldun Taner)
-
Varlık, servet
-
Konu
- "Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu." (Refik Halit Karay)
-
Genelev kadını
-
[isim]
Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta
- KAVALYE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek
- "Kadınların karşısına da yine bekârlardan ve karısı yanında olmayan erkeklerden bir kavalye grubu diziliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Kibar erkek
-
[isim]
Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek