Başında ye olan 5 harfli 45 kelime var. Ye ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ye olan kelimeler listesine ya da sonu ye ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ye bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ye Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E Y

2 Harfli Kelimeler

EY, YE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YETKİ

  1. [isim] Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak; salahiyet, mezuniyet
    • "Büyük Millet Meclisi Başkumandanlık yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devretmişti." (Tarık Buğra)
YETER

  1. [sıfat] İhtiyacı karşılayacak kadar, yetecek ölçüde olan; kâfi
  2. [ünlem] “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz
YENME

  1. [isim] Yenmek işi
    • "Yemeğin gerek pişirilmesinde gerek yenmesinde ayrı ve hususi ananeler cereyan ederdi." (Asaf Halet Çelebi)
YETİŞ

  1. Bakınız yetişmek (yetişmek fiilinin emir kipi, ikinci tekil kişi çekimi)
YEŞİL

  1. [isim] Sarı ile mavinin karışımından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
    • "Memleket isterim / Gök mavi, dal yeşil / Tarla sarı olsun / Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun" (Cahit Sıtkı Tarancı)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Tek başına dolaştığın derin, yeşil ormanlarda / Yaprakları kurutacak sonbaharı düşündün mü?" (Enis Behiç Koryürek)
  3. [sıfat] Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı
    • "Yeşil fasulye."
  4. [sıfat] Olmamış, ham (meyve)
    • "Yeşil kayısı."
YEŞİM

Kelime Kökeni: Farsça yeşm

  1. [isim, mineraloji] Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş
YEĞNİ

  1. [sıfat] Bakınız hafif
  2. [mecaz] Ciddi olmayan
YEREL

  1. [sıfat] Bakınız yöresel
  2. [gök bilimi] Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan
  3. [tıp] Sınırlı bir yerle ilgili olan; mevzii, lokal
YETİK

  1. [sıfat, ağızlardan] Yetişmiş, erişmiş, büyümüş
  2. Bilgili, olgun (kimse)
YELVE

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız florya
YEGAN

Kelime Kökeni: Farsça yegān

  1. [isim, eskimiş] Birler, tekler
YEVMİ

Kelime Kökeni: Arapça yevmī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gündelik
YETİM

Kelime Kökeni: Arapça yetīm

  1. [sıfat] Babası ölmüş olan (çocuk); babasız
    • "Biri, ihtiyar anası ve iki küçük yetim çocuğu; diğeri gene tek yetim oğlu ile oturan, kocaları ölmüş iki genç kadın vardı." (Sâmiha Ayverdi)
YEYGİ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız yem
    • "Akşama doğru Gökbel'den kurtulmuşlardı ama yeygi işleri yine ters gitti." (Halikarnas Balıkçısı)
YELEK

  1. [isim] Kolsuz, önü açık veya düğmeli üst giysisi; delme
    • "Sağ elini yelek cebine attı." (Ömer Seyfettin)
  2. Okun yay kirişine takılan bölümündeki tüy
    • "Ok yeleği."
  3. [ağızlardan] Bakınız telek
YENGE

  1. [isim] Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı; bula
  2. Bir erkeğin kendi karısından söz ederken kullandığı ad
    • "Biz şimdi yenge ile bir Köroğlu bir Ayvaz." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [ünlem, teklifsiz konuşmada] Kadınlar için söylenen bir seslenme sözü
  4. [ağızlardan] Düğünde geline kılavuzluk eden kadın; gelin abla
YEREY

  1. [isim, coğrafya] Bakınız arazi
  2. [jeoloji] Yer kabuğunun oluşumu bakımından ele alınan herhangi bir parçası
    • "Üçüncü Zaman yereyleri."
YEGAH

Kelime Kökeni: Farsça yegāh

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde re perdesi ve bu perdedeki makam
YETKE

  1. [isim] Bakınız otorite
    • "Saçmalama özgürlüğüme hiç kimsenin, hiçbir yetkenin karışamayacağına sevindim." (Tomris Uyar)
  2. Yeterliğine herkesi inandırarak bir kimsenin kendisine sağladığı itaat ve güven; sulta, velayet
YEDEK

  1. [sıfat] Gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan, asıl karşıtı
  2. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan
    • "Demir çekme kapının yedek anahtarını ona armağan edip usulca cebine soktu." (Lâtife Tekin)
  3. [isim] Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı
  4. [isim] Hayvanı yedeğe alan ip
  5. [isim, edebiyat] Bakınız redif
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü