Başında ye olan 5 harfli 45 kelime var. Ye ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ye olan kelimeler listesine ya da sonu ye ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ye bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EY, YE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YEŞİL

  1. [isim] Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk
    • "Memleket isterim / Gök mavi, dal yeşil / Tarla sarı olsun / Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun." (Cahit Sıtkı Tarancı)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Önümüzde yeşil yamaçlar görününce biraz keyiflendik." (Halide Edip Adıvar)
  3. [sıfat] Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı
    • "Yeşilfasulye."
  4. [sıfat] Olmamış, ham (meyve)
    • "Yeşil kayısı."

YEMİŞ

  1. [isim] Bitkilerde, döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ, meyve
    • "Ben biraz zeytin, biraz salata, biraz patates, biraz da yemişle doyarım." (Burhan Felek)
  2. İncir

YEMCİ

  1. [isim] Yem satan kimse

YETME

  1. [isim] Yetmek işi

YENGİ

  1. [isim] Yenme işi, utku, zafer, galibiyet, galebe

YEKUN
...
YEĞİN

  1. [sıfat] Zorlu, katı, şiddetli
  2. Baskın, üstün, iyi

YETER

  1. [sıfat] İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi
    • "Salonu yeter derecede dolmuş bulursa başlardı ıslıklar, tepinmeler." (Tarık Buğra)
  2. ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz

YEKDÜ
...
YEDEK

  1. [sıfat] Bir şeyin gereğinde kullanılmak için elde bulundurulan, asıl karşıtı
    • "Sonra otomobili yedeğe takıp götürdüler." (Refik Halit Karay)
  2. Gereğinde kullanılmak için fazladan bulundurulan, ayrılmış olan
    • "Yedek kalem. Yedek anahtar."
    • "Bunlardan yürümeye mecali olmayan bazılarını erkekler iki taraflarından kollarına girmek suretiyle yedeğe almışlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [isim] Yularından çekilerek götürülen boş binek hayvanı
  4. [isim] Hayvanı yedeğe alan ip, yular
  5. [isim] Redif

YETİŞ
...
YEYGİ

  1. [isim] Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek, yem
    • "Akşama doğru Gökbel'den kurtulmuşlardı ama yeygi işleri yine ters gitti." (Halikarnas Balıkçısı)

YELİN

  1. [isim] İnek, manda, koyun vb. hayvanlarda memenin süt toplanan bölümü

YELLİ

  1. [sıfat] Yeli çok olan, rüzgârlı
    • "Yelli bir tepe."
  2. Çok yellenen
  3. İşveli, fıkırdak

YERLİ

  1. [sıfat] Taşınamayan, başka yere götürülemeyen
    • "Yerli dolap. Yerli sedir."
  2. Belli bir bölgede yetişen
    • "Yerli muz. Yerli meyve."
  3. Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan
    • "Yerli halıları gördüm, koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  4. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan kimse
    • "Ben buranın yerlisiyim, siz yabancı ve belki de geçicisiniz." (Refik Halit Karay)

YELEÇ

  1. [sıfat] Havadar

YEKÜN
...
YENİK

  1. [isim] Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek onda bıraktığı iz
    • "Boynunda pire yenikleri vardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [sıfat] Yenmiş, aşınmış
    • "Önümüzde sakat ve her tarafı yenik masacıklar duruyor." (Refik Halit Karay)

YEDME

  1. [isim] Yedmek işi

YEZİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Nefret edilen kimseler için kullanılan bir söz
    • "Kolay canı çıkar mı o yezidin?" (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [sıfat] Hilekâr, sahtekâr

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü