Başında yaş olan 8 harfli 13 kelime var. Yaş ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yaş olan kelimeler listesine ya da sonu yaş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yaş bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yaş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A Y Ş
3 Harfli Kelimeler
YAŞ
2 Harfli Kelimeler
AŞ, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAŞARTMA
-
-
[isim]
Yaşartmak işi
-
[isim]
Yaşartmak işi
- YAŞARLIK
-
-
[isim]
Bakınız hayatiyet
-
[isim]
Bakınız hayatiyet
- YAŞANMAK
-
-
[nesnesiz]
Yaşama işi yapılmak
- "Kitaplar ve uzantıları önemli olabilir ama gerçekte yaşananı silmeli mi?"
-
[nesnesiz]
Yaşama işi yapılmak
- YAŞAMACA
-
-
[zarf]
Yaşadığı kadar, yaşama süresince
- "Yaşamaca aylık bağlamışlar."
-
[zarf]
Yaşadığı kadar, yaşama süresince
- YAŞATKAN
-
-
[sıfat]
Büyümeyi, çoğalmayı ve hayatın sürmesini sağlayan
-
[sıfat]
Büyümeyi, çoğalmayı ve hayatın sürmesini sağlayan
- YAŞARMAK
-
-
[nesnesiz]
Islanmak, nemlenmek
-
[nesnesiz]
Islanmak, nemlenmek
- YAŞLANIŞ
-
-
[isim]
Yaşlanmak durumu; ihtiyarlayış
-
[isim]
Yaşlanmak durumu; ihtiyarlayış
- YAŞLANMA
-
-
[isim]
Yaşlanmak durumu; ihtiyarlama, karıma, kocama, kocalma, moruklama, moruklaşma
- "Gerontologlar yaşlanmaya ve hele ihtiyarlayıp güçsüz kalmaya çare bulmaya çalışıyorlar."
-
[isim]
Yaşlanmak durumu; ihtiyarlama, karıma, kocama, kocalma, moruklama, moruklaşma
- YAŞMAKLI
-
-
[sıfat]
Yaşmak örtünmüş
- "Muslin yaşmaklı sultanlar, yaldızlı arabalar Beyoğlu'nda piyasa ediyorlar."
-
[sıfat]
Yaşmak örtünmüş
- YAŞATMAK
-
-
[-i]
Yaşamasını sağlamak veya yaşamasına imkân vermek
- "Mükrimin Hoca, İslam tarihini sade öğretmez, yaşatırdı."
-
[mecaz]
Daha iyi ve zengin bir hayat sürmesini sağlamak
- "Son derece lüks olanaklarla yaşatıyordu yeni ailesini."
-
[nesnesiz, mecaz]
Keyiflendirmek, mutlu etmek
- "Onu sanki yeniden yaşatan sesinizle okur musunuz?"
-
[mecaz]
Sürdürmek, devam ettirmek
- "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır."
-
[-i]
Yaşamasını sağlamak veya yaşamasına imkân vermek
- YAŞAMSAL
-
-
[sıfat]
Bakınız hayati
-
[sıfat]
Bakınız hayati
- YAŞITLIK
-
-
[isim]
Yaşıt olma durumu
-
[isim]
Yaşıt olma durumu
- YAŞLILIK
-
-
[isim]
Yaşlı olma durumu; ihtiyarlık
- "Yüzüne bir yaşlılık gelmiş vücudunu bir ağırlık kaplamış."
-
[isim]
Yaşlı olma durumu; ihtiyarlık