Başında yana olan 16 kelime var. YANA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde yana olan kelimeler listesine ya da sonu yana ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

YANAŞTIRMAK

10 Harfli Kelimeler

YANARDÖNER, YANAŞIKLIK, YANAŞILMAK, YANAŞTIRMA

9 Harfli Kelimeler

YANAŞILMA

8 Harfli Kelimeler

YANARDAĞ, YANAŞLIK, YANAŞMAK

7 Harfli Kelimeler

YANAKLI, YANARCA, YANAŞIK, YANAŞMA

5 Harfli Kelimeler

YANAK, YANAL, YANAY


Kelime bulma makinesi

A A N Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

AYAN, AYNA

3 Harfli Kelimeler

ANA, AYA, AYN, YAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YANAŞTIRMAK

  1. [-i] Yanaşmasını sağlamak
    • "Arabacı, içkinin söndürdüğü fersiz, kabarık, aklı gözlerini kızın yüzüne yanaştırarak fısıldadı." (Peyami Safa)

YANAŞIKLIK

  1. [isim] Yanaşık olma durumu

YANARDÖNER

  1. [sıfat] Kıpırdadıkça çeşitli renklerde parlayan (kumaş, deri vb.), janjan, şanjan
    • "Üzerinde yanardöner lacivert takım, renk zengini kravat." (Atilla İlhan)
  2. Daldan dala atlanan, konudan konuya geçilen
    • "Asıl tadına doyamadığı, abla kardeş ürettikleri yanardöner o gece söyleşileri." (Atilla İlhan)
  3. Çabuk fikir ve yön değiştiren (kimse)

YANAŞTIRMA

  1. [isim] Yanaştırmak işi

YANAŞILMAK

  1. [-e] Yanaşma işi yapılmak

YANAŞILMA

  1. [isim] Yanaşılmak işi

YANARDAĞ

  1. [isim] Magmanın yer içinden yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu, genellikle koni biçiminde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ, volkan
    • "Vezüv ve Etna birer yanardağdır."

YANAŞMAK

  1. [-e] Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek
    • "Usulca avluya indim, rafa doğru yanaştım." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Vapur, kayık vb. kıyıya varmak
    • "Günün birinde kocaman bir motor Santa Maria'ya yanaştı, içinden çıkan bir subay muhafızlarla uzun uzun görüştü." (Refik Halit Karay)
  3. Karışmak, ilgilenmek, istek göstermek
    • "Ali Mehmet Bey, cihetlere yanaşacak kimselerden değildir." (Sermet Muhtar Alus)
  4. [nsz] İlişki kurmak
    • "Vahşi ve utangaç olduğu için pek yanaşmaz." (Reşat Nuri Güntekin)

YANAŞLIK

  1. [isim] Deniz veya ırmakta iskele

YANARCA

  1. [isim] Meşale
    • "Gılgamış'ın açık ordugâhı, yalçın kayalıklar arasında, giriş yanarcalarla donanmıştır." (Orhan Asena)

YANAŞIK

  1. [sıfat] Yanaşmış bir durumda olan

YANAKLI

  1. [sıfat] Yanağı olan
    • "Halil al yanaklı, ürkek gözlü, köse bir simitçidir." (Sait Faik Abasıyanık)

YANAŞMA

  1. [isim] Yanaşmak işi
    • "Ufak çocukların sigara yakmak için yanaşmalarına içerlemişimdir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Genellikle bir çiftçi yanında çalışan işçi, tutma
    • "Yanaşmanın dediklerini ... tercüme etmekteydim." (Refik Halit Karay)

YANAK

  1. [isim] Yüzün göz, kulak ve burun arasındaki bölümü
    • "Dedim dilber yanakların kızarmış / Dedi çiçek taktım gül yarasıdır." (Âşık Ömer)
    • "Sağımızdaki, yanağından kan damlayan iri Çerkez'i gösterdim." (Ömer Seyfettin)
  2. Lastik tekerlekli taşıtlarda lastiğin jant ile yere temas eden bölümü arasında kalan yan yüzeyi

YANAL

  1. [sıfat] Yanda olan, yana düşen
  2. Alaca, iki renkli
    • "Yanal elma. Yanal keçi."

YANAY

  1. [isim] Bir cismin düşey kesiti, profil

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü