Başında yal olan 8 harfli 23 kelime var. Yal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yal olan kelimeler listesine ya da sonu yal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L Y
3 Harfli Kelimeler
YAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AY, LA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Yalama işi yapılmak veya yalama işine konu olmak
- "Tabak hiç yalanır mı?"
-
Kendini yalamak
- "Kedi yalanıyor."
-
[nesnesiz]
Yalama işi yapılmak veya yalama işine konu olmak
- YALANDAN
-
-
[zarf]
Gerçek olmayarak, yapmacık bir biçimde, oyun olsun diye; yalancıktan, sureta
- "Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım."
-
Bakınız üstünkörü
- "Yalandan bir temizlik yapıverdiler."
-
[zarf]
Gerçek olmayarak, yapmacık bir biçimde, oyun olsun diye; yalancıktan, sureta
- YALDIZLI
-
-
[sıfat]
Üzerine yaldız sürülmüş, yaldızla süslenmiş
- "Tavanlar, duvarlar, kapılar, hep kartonpiyerli, yaldızlı."
-
[mecaz]
Aldatan, göz boyayan
- "Yaldızlı sözler."
-
[sıfat]
Üzerine yaldız sürülmüş, yaldızla süslenmiş
- YALITICI
-
-
[sıfat]
Bakınız yalıtkan
-
[sıfat]
Bakınız yalıtkan
- YALNIZCA
-
-
[zarf]
Yalnız olarak
- "Ona vefasızlıkta biraz düşünceli davranmayı yararlı buluyor, yalnızca bulduklarında yeni başkana pek uysal davranıyorlardı."
-
Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın; yalnız, bir, tek (I), sırf, salt
- "Yalnızca duygulara, sezgilere başvurmak yanıltıcı olabilir."
-
[zarf]
Yalnız olarak
- YALNIZCI
-
-
[sıfat]
Yalnızcılık siyasetini izleyen (devlet); infiratçı
-
[sıfat]
Yalnızcılık siyasetini izleyen (devlet); infiratçı
- YALTAKÇI
-
-
[sıfat]
Bakınız dalkavuk
- "Nerde meclis görse girer süzülür / Deste deste düzer sözü yaltakçı"
-
[sıfat]
Bakınız dalkavuk
- YALOVALI
-
-
[isim]
Yalova ilinden olan kimse
-
[isim]
Yalova ilinden olan kimse
- YALTAKÇA
-
-
[sıfat, zarf]
Bakınız dalkavukça
-
[sıfat, zarf]
Bakınız dalkavukça
- YALITKAN
-
-
[sıfat, fizik]
Elektrik iletkenliği sıfır veya çok zayıf olan (cisim veya madde); yalıtıcı, izolatör, iletken karşıtı
-
[isim]
Herhangi bir teması, sürtünmeyi önlemek için elektrik iletkenlerini saran, koruyan porselen, kauçuk vb. madde
-
[tıp]
Canlıların birbiriyle doğrudan temasını engelleyen; izolatör
-
[sıfat, fizik]
Elektrik iletkenliği sıfır veya çok zayıf olan (cisim veya madde); yalıtıcı, izolatör, iletken karşıtı
- YALITMAK
-
-
[-i, fizik]
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplamak; izole etmek
-
Elektrik ve ısı akımını engellemek; tecrit etmek, izole etmek
-
[-i, fizik]
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplamak; izole etmek
- YALDIRAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Parlak, cilalı olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Parlak, cilalı olan
- YALINGÖZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir tür kertenkele
-
[isim, hayvan bilimi]
Bir tür kertenkele
- YALINLIK
-
-
[isim]
Yalın olma durumu, birleşik veya karmaşık olmama durumu; sadelik
-
[edebiyat]
Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen anlatım; sadelik
- "Oyunun biçimi yalın. Özellikle bu yalınlık etkileyici."
-
[isim]
Yalın olma durumu, birleşik veya karmaşık olmama durumu; sadelik
- YALVARIŞ
-
-
[isim]
Yalvarmak işi
- "Kedinin miyavlamaları âdeta yanık bir yalvarıştır."
-
[isim]
Yalvarmak işi
- YALATMAK
-
-
[-e, -i]
Yalama işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Yalama işini yaptırmak
- YALVARMA
-
-
[isim]
Yalvarmak işi
- "Zari zari ağlayarak ümitsiz ve bitkin yalvarmaya koyuldu."
-
[isim]
Yalvarmak işi
- YALINGAÇ
-
-
[sıfat]
Kabuğu çatlayıp soyulan
- "Çınar yalıngaç ağaçlardandır."
-
[sıfat]
Kabuğu çatlayıp soyulan
- YALABIMA
-
-
[isim]
Yalabımak işi
-
[isim]
Yalabımak işi
- YALDIZCI
-
-
[isim]
Yaldız işleri yapan kimse
-
[sıfat, mecaz]
Bir şeyin içyüzüne değil de gösterişine önem veren (kimse)
-
[isim]
Yaldız işleri yapan kimse