Başında yal olan 6 harfli 15 kelime var. Yal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yal olan kelimeler listesine ya da sonu yal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında yal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L Y

3 Harfli Kelimeler

YAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AY, LA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YALNIZ

  1. [sıfat] Yanında başkaları bulunmayan
    • "Arka koltuklardan birinde, bir oğlan çocukla oturan başında eşarplı kadın -oğlanın annesi- onların hemen önünde de yine başı eşarplı yalnız bir kadın." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [zarf] Bakınız tek başına
    • "İki refik, sevgili arkadaşlarını yalnız bırakmak istemediler." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  3. [zarf] Sadece
    • "Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [zarf] Bakınız yalnızca
  5. [bağlaç] “Ama, fakat” anlamlarında bir söz
    • "Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz."
  6. [isim, ruh bilimi] Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi
YALGIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız serap
YALTAK

  1. [sıfat] Bakınız dalkavuk
YALAMA

  1. [isim] Yalamak işi
  2. [sıfat] Üzeri düzleşmiş, dişleri aşınmış olan (vida, cıvata vb.)
  3. [sıfat] Fırça izleri belli etmeden yapılan (resim)
  4. [sıfat, argo] Sözünde durmayan (kimse)
YALLAH

Kelime Kökeni: Arapça yā + Allāh

  1. [ünlem] "Haydi, yürü, kalk, git" anlamlarında kullanılan bir söz
    • "Millet, muharebenin başladığını, Gazi'nin Sivas'a geldiğini duyar duymaz yallah demiş, Salihli'ye gitmiş." (Aka Gündüz)
YALINÇ

  1. [sıfat] Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan
  2. Karışık olmayan; basit
YALDIZ

  1. [isim] Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde
    • "Boya değil altın yaldız vursan manda gözü gibi donuk duruyor." (Burhan Felek)
  2. Bu madde ile eşyalara yapılan süs
  3. [mecaz] Aldatıcı dış görünüş, göz boyama
    • "Onun kibarlığı yaldızdan ibarettir."
  4. [argo] Abartılı bir biçimde söylenen yalan
YALAZA

  1. [isim] Bakınız alev (I)
    • "Ay ışığının altında çeliklerin çarpışmasından yalazalar parlayıp sönüyordu." (Hüseyin Nihal Atsız)
YALAKA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız dalkavuk
  2. [sıfat] Bakınız arsız
YALPIK

  1. [sıfat] Derinliği az ve geniş, yayvan olan
YALÇIN

  1. [sıfat] Dik, sarp olan
    • "Hatıralarımızda onun hüviyeti harp cephesinde bir yalçın tepe hâlinde kaldı." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  2. Düz, kaygan olan
YALOVA

  1. [isim] Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
YALPAK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız dalkavuk
  2. Sarp yer; uçurum
  3. [sıfat] Sokulgan, cana yakın
YALVAÇ

  1. [isim, din bilimi] Bakınız peygamber
    • "Kendini her şeyi önceden görmüş, biraz ermiş, biraz aziz, biraz yalvaç gibi hissediyor." (Murathan Mungan)
YALMAN

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız eğik
  2. Bakınız sarp
  3. [isim] Kesici ve batıcı araçların kesen veya batan bölümü
    • "İstanbul'dan çıkar padişahın fermanı / Gökte döner mızrağının yalmanı" (Halk türküsü)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü