Sonunda ya olan 4 harfli 23 kelime var. YA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ya olan kelimeler listesine ya da başında ya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜYA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Sözde, sanki
    • "Onlara çaktırmadan güya konuştuklarımızı yazıyorum." (Aka Gündüz)

ZİYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Işık, aydınlık
    • "Dışarıda batmış güneşin bıraktığı ziya artık fersizleşiyor." (Refik Halit Karay)

VİYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Dümeni ortaya alarak gemiyi bulunduğu doğrultuda yürütme
  2. [ünlem] Gemiyi belirli bir doğrultu verildikten sonra, aynı doğrultuda tutması için dümenciye verilen komut

KIYA

  1. [isim] Adam öldürme suçu, cinayet

VEYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [bağlaç] Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut
    • "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım." (Burhan Felek)
  2. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz
    • "Sen, ben veya başka birileri."

MAYA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment
    • "Ekmek mayası. Yoğurt mayası. Kımız mayası."
  2. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları
  3. Yaradılış, öz nitelik
    • "Belki biri soyutlanmaya daha az yatkın, öteki daha fazla tetikti ama mayaları galiba birdi." (Atilla İlhan)
  4. Arsız, utanmaz kimse

DİYA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Slayt

ASYA
...
HAYA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Er bezi

RİYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnandığı, düşündüğü gibi davranmama, özü sözü bir olmama huyu, ikiyüzlülük

RÜYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Düş
    • "Annemi ölmüş gördüm rüyamda / Ağlayarak uyanmışım." (Orhan Veli Kanık)
    • "Yolculuğumuz rüya gibi geçti."
    • "Geceleri Avrupa şehirleri rüyama girer." (Ömer Seyfettin)
  2. Gerçekleşmesi imkânsız durum, hayal
    • "Bu saadetin bir ay, bir buçuk ay sonra yeniden bir rüya olacağını bile aklına getirmiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Gerçekleşmesi beklenen ve istenen şey, umut

FOYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak
    • "Utanmazlık siyasetinin veya utanmaz siyasinin önünde sonunda foyası meydana çıkar." (Burhan Felek)
    • "İnsana güzel gibi gelen, foyasını ancak gözle görülür şeklin içinde belli eden bir âlemdedirler." (Sait Faik Abasıyanık)

SİYA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme

EŞYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesnelerin bütünü
    • "Güçlük, ev bulmak ve eşyayı taşımak derdiyle başlar." (Burhan Felek)

KAYA

  1. [isim] Büyük ve sert taş kütlesi
    • "Dört tarafı su ile çevrili bir kayadır, bir adacık." (Refik Halit Karay)
    • "... öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam." (Atilla İlhan)
  2. Kayaç

İHYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yeniden canlandırma, diriltme
    • "Eskisinden daha çok gelsinler, söylesinler, önlerine dökül, ağızlarını ara, bana gel, ne söylediklerini haber ver, ihya olursun be Tevfik!" (Halide Edip Adıvar)
  2. Çok iyi duruma getirme, geliştirme, güçlendirme
  3. Yeni bir güç, umut, erinç verme

SOYA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kökeni Çin ve Japonya'ya uzanan, protein değeri bakımından zengin bir tür fasulye, soya fasulyesi (Soia hispida)
    • "Soya yağı. Soya unu."

YAYA

  1. [isim] Yürüyerek giden kimse
    • "Özellikle süper devletler, kendi çıkarları için kendilerine muhtaç dostları bir çırpıda yaya bırakıverirler." (Talât Halman)
    • "Yetişmiş adamları, pek çok paraları olanlar bile bu yolda yaya kalıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] Yayan
    • "Galiba sen köprüyü bizim gibi yaya geçmiyorsun." (Burhan Felek)

SAYA

  1. [isim] Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü
  2. Gebe koyunların karnındaki yavru yüz günlük olduğunda çobanların yaptığı tören
  3. Yayla ve kırlarda hayvanlar için yapılan üstü samanla örtülü yer
  4. Kadın giysisi
  5. İş önlüğü
    • "Sırtına giymiş sıkma sayayı / Yedeğine almış ağca mayayı." (Halk türküsü)

BOYA

  1. [isim] Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde
    • "Tırnaklarının boyasını beğenmiyorum." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Hiç boya kullanmaz, az pudra sürerdi." (Peyami Safa)
    • "Kimi kirpiklerine boya sürüyordu." (Refik Halit Karay)
    • "Kıpkızıl bir boya çektin odanın her yerine." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya
  3. Aldatıcı görünüş
  4. Yazmak için kullanılan mürekkep

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü