Başında ya olan 8 harfli 198 kelime var. Ya ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ya olan kelimeler listesine ya da sonu ya ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ya bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAĞCILIK
-
-
[isim]
Yağ çıkarma veya satma işi
-
Makine yağlama işi
-
Dalkavukluk
-
[isim]
Yağ çıkarma veya satma işi
- YAMALAMA
-
-
[isim]
Yamalamak işi
-
[isim]
Yamalamak işi
- YANILMAK
-
-
[nsz]
Tanımayarak, niteliğini iyi anlamayarak aldanmak
- "Bazen insanlar o kadar birbirlerine benziyor ki insan yanılıyor." (Mahmut Yesari)
-
Sonucunu düşünmeden veya bilmeden uygunsuz bir davranışta bulunmak
-
[nsz]
Tanımayarak, niteliğini iyi anlamayarak aldanmak
- YASLANIŞ
- ...
- YANLILIK
-
-
[isim]
Yanlı olma durumu
- "Gençlik onun yanlılığını, bencillik gibi görünen iç inzivasını hiç tutmazdı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Yanlı olma durumu
- YAĞLATMA
-
-
[isim]
Yağlatmak işi
-
[isim]
Yağlatmak işi
- YANCILIK
-
-
[isim]
Yancı olma durumu
-
[isim]
Yancı olma durumu
- YARIŞLIK
-
-
[isim]
Pist (II)
-
[isim]
Pist (II)
- YAMRULMA
-
-
[isim]
Yamrulmak işi
-
[isim]
Yamrulmak işi
- YANKISIZ
-
-
[sıfat]
Yankısı olmayan
- "Binlerce insana değil, sinir bozucu yankısız bir boşluğa konuşuyordu." (Çetin Altan)
-
[sıfat]
Yankısı olmayan
- YANAŞMAK
-
-
[-e]
Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek
- "Usulca avluya indim, rafa doğru yanaştım." (Falih Rıfkı Atay)
-
Vapur, kayık vb. kıyıya varmak
- "Günün birinde kocaman bir motor Santa Maria'ya yanaştı, içinden çıkan bir subay muhafızlarla uzun uzun görüştü." (Refik Halit Karay)
-
Karışmak, ilgilenmek, istek göstermek
- "Ali Mehmet Bey, cihetlere yanaşacak kimselerden değildir." (Sermet Muhtar Alus)
-
[nsz]
İlişki kurmak
- "Vahşi ve utangaç olduğu için pek yanaşmaz." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-e]
Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek
- YALVARIŞ
-
-
[isim]
Yalvarma işi veya biçimi, yalvarma, rica
-
[isim]
Yalvarma işi veya biçimi, yalvarma, rica
- YARDIRIŞ
- ...
- YAPRAKLI
-
-
[sıfat]
Yaprağı olan
- "Kış olmasına rağmen ağaçlar yemyeşil yapraklı ve çiçekliydi." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Yaprağı olan
- YAKINDAN
-
-
[zarf]
Yakın bir yerden, yakın olarak
- "Yakından bakılırsa iyi görülür."
-
Çok dikkatli, titiz bir biçimde
- "Hükûmet gibi müttefik kuvvetlerin ajanları da olayları yakından gözetliyorlardı." (Tarık Buğra)
-
[zarf]
Yakın bir yerden, yakın olarak
- YAZIKSIZ
-
-
[sıfat]
Günahsız
-
[sıfat]
Günahsız
- YAPINCAK
-
-
[isim]
Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen uzun tüylü kebe
-
[isim]
Soğuk havada, açıkta bırakılan atlara örtülen uzun tüylü kebe
- YATIRMAK
-
-
[-i]
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
- "Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[-i]
Uyutmak
- "Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar." (Ömer Seyfettin)
-
[-i]
Eğmek, yatık duruma getirmek
- "Yağmur ekinleri yatırdı."
-
[-i]
Konuk etmek
-
Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
- "Eline geçen serveti ... emlaka yatırıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
-
Parayı bir kuruluşa vermek, teslim etmek
- "Telefon parasını PTT'ye yatırdım."
-
Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
- "Pastırmayı çemene yatırmak."
-
[-i]
Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
- "Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor." (Atilla İlhan)
-
Harcamak
- "Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır." (Haldun Taner)
-
[-i]
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
- YALTAKÇA
- ...
- YALAPŞAP
-
-
[zarf]
Yalap şalap
-
[zarf]
Yalap şalap