Başında ya olan 7 harfli 175 kelime var. Ya ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ya olan kelimeler listesine ya da sonu ya ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ya bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAKIMCI
-
-
[isim]
Türkü yakan kimse
-
[isim]
Türkü yakan kimse
- YANIKSI
-
-
[sıfat]
Biraz yanık olan
-
[sıfat]
Biraz yanık olan
- YABANCI
-
-
[sıfat]
Başka bir milletten olan, başka bir milletle ilgili olan (kimse), bigâne, ecnebi
- "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok." (Ruşen Eşref Ünaydın)
- "Çocukluğumdan beri aşina olduğum ses bana yabancı geldi." (Halide Edip Adıvar)
- "Yabancısı olmadığımız ikinci kattaki küçük odaya yerleştik." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge
- "Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım." (Memduh Şevket Esendal)
-
Tanınmayan, bilinmeyen, yad
- "Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Aynı türden, aynı çeşitten olmayan
- "Yağın içinde yabancı maddeler var."
-
Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan
- "Bu uygulamanın yabancısıyım."
-
Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan
- "Yabancı arabalar buraya park edemez."
-
[sıfat]
Başka bir milletten olan, başka bir milletle ilgili olan (kimse), bigâne, ecnebi
- YAYMACI
-
-
[isim]
Pazarlarda veya sokaklarda sergi açıp ufak tefek ve hırdavat satan kimse
- "Yaymacıların sokağa döktükleri semaver, ibrik, şamdan, havan eli..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Pazarlarda veya sokaklarda sergi açıp ufak tefek ve hırdavat satan kimse
- YALATMA
-
-
[isim]
Yalatmak işi
-
[isim]
Yalatmak işi
- YAŞATIŞ
- ...
- YALAYIŞ
-
-
[isim]
Yalama işi veya biçimi
- "Denizin, aşağıda kumluğu tatlı tatlı yalayışını seyrederdi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Yalama işi veya biçimi
- YAYILIM
-
-
[isim]
Yayılma
-
[isim]
Yayılma
- YARAMAK
-
-
[-e]
Bir şey yararlı olmak, yarar sağlamak
- "Kuru lafın işe yarayacağına hiç aklı ermedi." (Ömer Seyfettin)
- "Ona iyilik yaramaz."
-
Bir iş için uygun olmak, kullanılır olmak
-
[-e]
Bir şey yararlı olmak, yarar sağlamak
- YAZMACI
-
-
[isim]
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse
- "İki yazmacı, kenarda kayaların üstünde yazmalarını sermiş, kurutuyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
-
Yazma satan kimse
-
[isim]
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse
- YARARCI
-
-
[isim]
Yarar peşinde koşan kimse, faydacı, pragmatik
-
[isim]
Yarar peşinde koşan kimse, faydacı, pragmatik
- YARIŞMA
-
-
[isim]
Yarışmak işi, müsabaka
-
Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım
-
Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet
-
[isim]
Yarışmak işi, müsabaka
- YAŞASIN
-
-
[ünlem]
Yaşa, kahrolsun karşıtı
-
[ünlem]
Yaşa, kahrolsun karşıtı
- YATIRMA
-
-
[isim]
Yatırmak işi
-
[isim]
Yatırmak işi
- YAKARMA
-
-
[isim]
Yakarmak işi
-
[isim]
Yakarmak işi
- YAKUTÇA
- ...
- YASAMAK
-
-
[-i]
Düzen vermek
-
[nsz]
Yasa koymak
-
[-i]
Düzen vermek
- YAŞAYIŞ
-
-
[isim]
Yaşama işi veya biçimi
- "Kendi dilimden, kendi sözlerimden, kendi yaşayışımızdan, şiirimizden..." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Yaşama işi veya biçimi
- YATAĞAN
-
-
[isim]
Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı
- "Kalkanları parçalayan çelik yatağanlar, zırhları kesen ağır saldırmalar yapacaktı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı
- YAZILMA
-
-
[isim]
Yazılmak işi
-
[isim]
Yazılmak işi