Başında ya olan 7 harfli 175 kelime var. Ya ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ya olan kelimeler listesine ya da sonu ya ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında ya bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAĞIMSI
-
-
[sıfat]
Yağsı
-
[sıfat]
Yağsı
- YARATIM
-
-
[isim]
Özel yetenekle ortaya konulan eser veya nesne, yaratı, kreasyon
-
[isim]
Özel yetenekle ortaya konulan eser veya nesne, yaratı, kreasyon
- YANSIMA
-
-
[isim]
Yansımak işi
- "Balkon penceresinden dolan ışık, ak saçlarından süt mavisi yansımalar yapıyor." (Atilla İlhan)
-
Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirme, inikâs
- "Durgun denizler yıldızların yansımasıyla yıldızlandı." (Halikarnas Balıkçısı)
-
Doğa seslerine benzer seslerle yapılan kelime, taklidî kelime, onomatope: Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb
-
[isim]
Yansımak işi
- YAKİNEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Sağlam olarak, iyice (bilmek)
- "Hatta yakinen biliyorlardı ki öyle ufaktan bir aileye mensup değildi." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Sağlam olarak, iyice (bilmek)
- YARARLI
-
-
[sıfat]
Yarar sağlayan, yararı olan, faydalı, nafi
- "Öbür oyuncular gibi uslu akıllı oynayabilse pekâlâ takıma yararlı bir eleman olabilirdi." (Haldun Taner)
- "Devlet özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirler alır." (Anayasa)
-
[sıfat]
Yarar sağlayan, yararı olan, faydalı, nafi
- YAŞAMAK
-
-
[nsz]
Canlılığını, hayatını sürdürmek
- "Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir." (Atilla İlhan)
-
Sağ olmak
- "Deden yaşıyor mu?"
-
Varlığını sürdürmek
- "Balıklar suda yaşar."
-
Oturmak, eğleşmek
- "Köyde yaşamak. Şehirde yaşamak."
-
Geçinmek
- "Bu kazançla yaşamak kolay değil."
-
Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak
- "Bekâr yaşamak. Tek başına yaşamak."
-
Görüp geçirmek, başından geçmek
- "Balkan Savaşı'nın bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı." (Necati Cumalı)
-
Sürmek, devam etmek
- "Onun anısı hep yaşayacak."
-
Varlıklı, endişesiz, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek
- "Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor." (Haldun Taner)
-
Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak
- "Bu iş olursa yaşadık."
-
Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek
- "Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Canlılığını, hayatını sürdürmek
- YATAKLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen
- "Hancı beni dört yataklı odada bırakarak çekildi." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Yatağı derin
- "Yataklı ırmak."
-
[isim]
Yataklı vagon
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen
- YAZANAK
-
-
[isim]
Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı, rapor
- "Bankaya ve bağlı kuruluşlarına el konulmasıyla ortaya çıkan genel durum konusunda istenen dördüncü bilirkişi yazanağı konusunda avukatlara söz verdi." (Tahsin Yücel)
-
[isim]
Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı, rapor
- YALITIM
-
-
[isim]
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
-
Elektrik, ses ve ısı akımını engelleme, izolasyon
-
[isim]
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma, tecrit, izolasyon
- YARADAN
- ...
- YAKINIŞ
-
-
[isim]
Yakınma işi veya biçimi
-
[isim]
Yakınma işi veya biçimi
- YASEMİN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 m boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
- "Yasemin yücede biter, kokusu âleme yeter." (Halk türküsü)
-
[sıfat]
Bu ağaççıktan yapılmış olan
- "Sigarasını sık sık değiştirdiği yasemin ağızlıklara yerleştirirdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Zeytingillerden, beyaz, kırmızı veya sarı renkli güzel kokulu çiçekleri olan, 1-2 m boyunda, süs bitkisi olarak yetiştirilen tırmanıcı bir ağaççık, Mısır yasemini (Jasminum)
- YAYLACI
-
-
[isim]
Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse
-
[isim]
Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse
- YAŞASIN
-
-
[ünlem]
Yaşa, kahrolsun karşıtı
-
[ünlem]
Yaşa, kahrolsun karşıtı
- YASTAMA
-
-
[isim]
Yastamak işi
-
[isim]
Yastamak işi
- YAZIŞMA
-
-
[isim]
Yazışmak işi
-
Bir konuda karşılıklı yazı yazma, haberleşme, muhabere
-
[isim]
Yazışmak işi
- YANILTI
-
-
[isim]
Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv
-
[isim]
Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık, sehiv
- YALELLİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Arapça şarkı
-
[isim]
Arapça şarkı
- YAPINMA
-
-
[isim]
Yapınmak işi
-
[isim]
Yapınmak işi
- YARAŞIK
-
-
[isim]
Yaraşma, uyma, uygunluk
-
[isim]
Yaraşma, uyma, uygunluk