Başında ya olan 6 harfli 94 kelime var. Ya ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ya olan kelimeler listesine ya da sonu ya ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında ya bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAĞSIZ

  1. [sıfat] Yağı olmayan
  2. Yağı az
  3. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış
  4. İnce, zayıf

YALAMA

  1. [isim] Yalamak işi
  2. [sıfat] Üzeri düzleşmiş, dişleri aşınmış olan (vida, cıvata vb.)
  3. [sıfat] Fırça izleri belli etmeden yapılan (resim)

YAPSAT

  1. [isim] Bina yapıp satma işi
    • "Bir uygarlığın üzerine biz bir yapsat mimarisi kuruyorduk." (Selim İleri)

YAYILI

  1. [sıfat] Yayılmış, serilmiş
    • "Kaymakamlık odasında bile seccadesi yayılı dururdu." (Memduh Şevket Esendal)

YARICI

  1. [sıfat] Yarma işini yapan, parçalayan, bölen

YAYLAK

  1. [isim] Otlak

YAZLIK

  1. [isim] Yazın oturulan yer
    • "Onun yazlığı Bakırköy'deki köşkü idi." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Bu sene yazlığa çıkmışlar, Boyacıköyü'ndeki yeni yalıya taşınmışlar." (Sermet Muhtar Alus)
  2. [sıfat] Yazın kullanılan (giyecek, ev vb.)
    • "Yazlık ev."

YAŞLIK

  1. [isim] Yaş (II) olma durumu, ıslaklık
    • "Nem elbisenize işlemiştir, yaşlığında deniz suyunun tuzlu tadı ve yapışkanlığı duyuluyor." (Refik Halit Karay)

YAVRUM

  1. sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü
    • "Kedi yavrusu. Kuş yavrusu."
    • "Yavrum, bir yerin mi acıyor?"

YAVŞAK

  1. [isim] Bit yavrusu, sirke
  2. Geveze, yılışık kimse
    • "Sonra aynı yavşak, teklifsizlikle Binbaşı Ferit'in kadehini dikiyor." (Atilla İlhan)

YAPMAK

  1. [-i] Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    • "Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır." (Çetin Altan)
    • "Onca yolu iki saatte almışlar. -Yapma!"
    • "Yapma çocuğum, saat bozulur!"
    • "Şakir Efendi'ye garaz olmuşlardı. Ona yapmadıklarını bırakmadılar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [nsz] Olmasına yol açmak
    • "Durgun sular sıtma yapar."
  3. [nsz] Yol almak
  4. Onarmak, tamir etmek
    • "Bozulan saatimi saatçi yaptı."
  5. [nsz] Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    • "Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım." (Refik Halit Karay)
  6. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    • "Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu." (Sermet Muhtar Alus)
  7. [nsz] Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    • "Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım." (Refik Halit Karay)
  8. Düzenli bir duruma getirmek
    • "Yatak yapmak. Yolu yaptılar."
  9. [nsz] Üretmek
    • "Ayakkabı yapmak."
  10. [nsz] Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak
    • "Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak."
  11. Zarara yol açmak
  12. Etkili olmak
  13. [nsz] Salgılamak, çıkarmak
    • "Tükürük bezleri tükürük yapar."
  14. [-e] Dışkı çıkarmak
    • "Çocuk, altına yapmış."
  15. Gerçekleştirmek
    • "İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır." (Yusuf Ziya Ortaç)
  16. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek
    • "Ben adamı ne yaparım biliyor musun?"
  17. [-i] Evlendirmek
    • "Bu kızı sana yapacağız."
  18. [yardımcı fiil] Bir durum yaratmak
    • "Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı." (Nezihe Araz)
  19. [yardımcı fiil] Edinmek, sahip olmak
    • "Servet yapmak. Altın yapmak."
  20. [yardımcı fiil] Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek
    • "Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı." (Haldun Taner)
  21. [nsz] Davranmak, hareket etmek
    • "İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak."
  22. [nsz] Olmak
    • "Bu kış çok soğuk yaptı."

YAYMAK

  1. [-i] Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek
    • "Kardeşleri çardağın içine, dışına yatakları yayıyorlardı." (Necati Cumalı)
  2. Birçok kimseye duyurmak
    • "Kıran Bey, çetesinin şöhretini her tarafa yaydı." (Refik Halit Karay)
  3. Çevreye dağılmasına sebep olmak
    • "Sıtmayı çevreye yayan sivrisineklerdir."
  4. [-i] Sınırı genişletmek
    • "Tozu yaymak. Lekeyi yaymak."
  5. [-i] Koyun, inek vb.ni otlatmak
  6. [-i] Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak

YAZMAK

  1. [-i] Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak
    • "Büyük bir heyecan, bir haz içinde şu satırları yazıyorum." (Ömer Seyfettin)
  2. Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek
    • "Adresini bilmiyorum ki yazayım."
  3. [-de] Yazar olarak görev yapmak
  4. [nsz] Yazı ile bildirmek, haber vermek
    • "Mağlubiyet Almanya'yı karıştırmış, gazeteler yazıyor." (Atilla İlhan)
  5. Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak
  6. Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek
  7. Kaydetmek
    • "Çocuğu okula yazdılar."
  8. Bir göreve almak
    • "O delikanlıyı polis yazmışlar."
  9. [nsz] İnsanın geleceğini belirlemek
    • "Yazan böyle yazmış."
  10. Gelinin yüzünü süslemek
    • "Kalem alıp kaşın gözün yazmalı." (Halk türküsü)

YASMIK

  1. [isim] Mercimek

YAKMAÇ

  1. [isim] Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç, brülör

YANCIK
...
YARLIK

  1. [isim] Ferman

YALDIZ

  1. [isim] Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde
    • "Boya değil, altın yaldız vursan manda gözü gibi donuk duruyor." (Burhan Felek)
  2. Bu madde ile eşyalara yapılan süs
  3. Aldatıcı dış görünüş, göz boyama
    • "Onun kibarlığı yaldızdan ibarettir."

YAHUDİ
...
YAMALI

  1. [sıfat] Yama vurulmuş, yama ile onarılmış olan
    • "Pantolonu yamalı, ceketinin dirsekleri yıpranmış fakat mintanı temizdi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yüzünde lekeler bulunan (kimse)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü