Sonunda y olan 3 harfli 31 kelime var. Y harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde y harfi olan kelimeler listesine ya da başında y harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GEY

Kelime Kökeni: İngilizce gay

  1. [isim] Eş cinsel olan erkek
HEY

  1. [ünlem] Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz
    • "Hey, çocuklar! Gelin bakalım. Hey arkadaş! Ayağıma basıyorsun."
  2. Sitem, yakınma, azar, beğenme vb. çeşitli duyguları anlatan cümlelerde kullanılan bir söz
    • "Hey talih! Böyle mi olacaktı? Hey akılsız çocuk! Ateşi ne diye ellersin? Hey Allah'ım! Bu ne güzellik."
HUY

Kelime Kökeni: Farsça ḫūy

  1. [isim] İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin, eğilimlerinin ve içgüdülerinin bütünü; doğa, mizaç, şime, tab (I), tabiat
    • "Can çıktıktan sonra da huy, adamı kolay kolay terk etmiyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bakınız alışkanlık
    • "Bu günden sonra geceleri dolaşma huyu edindim." (Reha Mağden)
KÖY

Kelime Kökeni: Farsça kūy

  1. [isim] Belediye teşkilatına sahip olmayan, ortak veya özel malları bulunan, nüfusu iki binden aşağı olan, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi; köylük yer, köy yeri, karye
    • "Vatanseverlik, doğduğu yeri, evini, köyünü, müstakil devlet sınırları içinde memleketini sevmektir." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. Böyle bir yerleşim biriminde oturan halkın bütünü
    • "Bu olay üzerine bütün köy ayağa kalktı."
BEY

  1. [isim] Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü
    • "Eniştem Neyyir Bey'i kimin vurduğunu ben biliyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz
    • "Bir bey sizi aradı."
  3. Bakınız koca (I)
    • "İki yol var önünde, ya beyinin dilini öğrenirsin ya beyin senin dilini." (Tarık Dursun K)
  4. Bakınız as (II)
    • "Gerçekten de doktora bir bey ile iki yedili gelmişti." (Tarık Buğra)
  5. Erkek sıfatlarından sonra kullanılan bir saygı sözü
    • "Hepsi yalandı; bayan kumarbaz, para tutmaz, küçük bayan kolejin en müsrif kızı, damat bey çapkının biri, mahdum bey dolandırıcı diyecek kadar paragöz..." (Münevver Ayaşlı)
  6. Bir yörenin ileri gelen, zengin kişisi
  7. [anatomi] Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge
  8. [tarih] Küçük bir devletin veya beyliğin başında bulunan kimse
    • "Karaman beyi. Menteşe beyi."
  9. [askerlik] Bakınız komutan
    • "Alay beyi. Uç beyi."
POY

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız boy otu
FÖY

Kelime Kökeni: Fransızca feuille

  1. [isim] Kısa bilgileri içeren belge
TOY

  1. [sıfat] Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan
  2. Bakınız acemi
    • "Meslektaşlarım, kim bilir, beni ne kadar bilgisiz ve toy bulacaklardı?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MEY

Kelime Kökeni: Farsça mey

  1. [isim, eskimiş] Bakınız şarap
ÇİY

  1. [isim] Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları; şebnem, jale
    • "Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını ayaklarıyla ezdi." (Ömer Seyfettin)
DUY

Kelime Kökeni: Fransızca douille

  1. [isim] Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer
RAY

Kelime Kökeni: Fransızca rail

  1. [isim] Tren, tramvay vb. taşıtlarda tekerleklerin üzerinde hareket ettiği demirden yol
  2. [mimarlık] Sürme kapı, sürme pencere vb. yapı ögelerinde küçük tekerleklerin üzerinde döndüğü madenî yol
  3. Bazı yapıların temeline yerleştirilen ve tekerlerin hareket etmesini sağlayan madenî yol
REY

Kelime Kökeni: Arapça reʾy

  1. [isim, eskimiş] Bakınız oy (I)
    • "Parlamentoda itimat reyi alamayan her hükûmet şüphesiz istifa etmek zorunda kalacaktır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Düşünce, görüş, fikir
    • "Vicdanları ile baş başa düşünüp sonra da aralarında müşavere ederek reylerini bildireceklerdi." (Tarık Buğra)
HAY

  1. [ünlem] İyi dilek, azarlama, şaşma, sevinç vb. duyguları bildirmede kullanılan bir söz
    • "Hay çok yaşayasınız sizler!" (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bakınız ey
    • "Hay Tanrı'm, sesine yaraşır bir yürek verseydin şu adama." (Emine Işınsu)
VAY

  1. [ünlem] Şaşma anlatan bir söz
    • "Vay gülüm! Nereden bu geliş?" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Ağrı, acı vb. duyguları anlatan bir söz
    • "Vay başım!"
  3. Yönelme durumu eki almış bir kelime ile kullanıldığında bir şeyin veya bir kimsenin kötü bir sonuca uğrayacağını anlatan bir söz
    • "Vay hâline!"
LEY

Kelime Kökeni: Rumence

  1. [isim] Moldova ve Romanya'nın para birimi
FAY

Kelime Kökeni: Fransızca faille

  1. [isim, jeoloji] Yer kabuğu kayaçlarının ters yönlü sıkıştırma veya gerilme kuvvetlerinin etkisiyle koparak birbirine göre yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan hareketli kesimi; kırık (III)
TAY

  1. [isim, hayvan bilimi] Üç yaşına kadar olan at yavrusu
TÜY

  1. [isim] İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar
    • "İnce güzel kaşlarının ortasında iki tüyü her zamanki gibi tersine dönmüş." (Halide Edip Adıvar)
  2. Kuşların gövdesini örten ince ve tel gibi uzantıların her biri veya tamamı
  3. Bazı bitki ve meyvelerle bazı dokumalar üzerinde görülen ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar
ÇAY

Kelime Kökeni: Çince

  1. [isim, bitki bilimi] Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis)
  2. [bitki bilimi] Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı
  3. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek
    • "Bize çay ikram ettiler." (Ahmet Kabaklı)
  4. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü
  5. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı
    • "Sana bir şey söyleyeyim mi, artık çay davetlerinden bıktım." (Peyami Safa)
  6. Müzikli toplantı
    • "Gittiği zengin arkadaşlarının çayından allak bullak gelir." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü