Sonunda y olan 3 harfli 31 kelime var. Y harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde y harfi olan kelimeler listesine ya da başında y harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GEY
-
Kelime Kökeni: İngilizce gay
-
[isim]
Eş cinsel olan erkek
-
[isim]
Eş cinsel olan erkek
- HEY
-
-
[ünlem]
Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz
- "Hey, çocuklar! Gelin bakalım. Hey arkadaş! Ayağıma basıyorsun."
-
Sitem, yakınma, azar, beğenme vb. çeşitli duyguları anlatan cümlelerde kullanılan bir söz
- "Hey talih! Böyle mi olacaktı? Hey akılsız çocuk! Ateşi ne diye ellersin? Hey Allah'ım! Bu ne güzellik."
-
[ünlem]
Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz
- HUY
-
Kelime Kökeni: Farsça ḫūy
-
[isim]
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin, eğilimlerinin ve içgüdülerinin bütünü; doğa, mizaç, şime, tab (I), tabiat
- "Can çıktıktan sonra da huy, adamı kolay kolay terk etmiyor."
-
Bakınız alışkanlık
- "Bu günden sonra geceleri dolaşma huyu edindim."
-
[isim]
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin, eğilimlerinin ve içgüdülerinin bütünü; doğa, mizaç, şime, tab (I), tabiat
- KÖY
-
Kelime Kökeni: Farsça kūy
-
[isim]
Belediye teşkilatına sahip olmayan, ortak veya özel malları bulunan, nüfusu iki binden aşağı olan, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi; köylük yer, köy yeri, karye
- "Vatanseverlik, doğduğu yeri, evini, köyünü, müstakil devlet sınırları içinde memleketini sevmektir."
-
Böyle bir yerleşim biriminde oturan halkın bütünü
- "Bu olay üzerine bütün köy ayağa kalktı."
-
[isim]
Belediye teşkilatına sahip olmayan, ortak veya özel malları bulunan, nüfusu iki binden aşağı olan, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi; köylük yer, köy yeri, karye
- BEY
-
-
[isim]
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü
- "Eniştem Neyyir Bey'i kimin vurduğunu ben biliyorum."
-
Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz
- "Bir bey sizi aradı."
-
Bakınız koca (I)
- "İki yol var önünde, ya beyinin dilini öğrenirsin ya beyin senin dilini."
-
Bakınız as (II)
- "Gerçekten de doktora bir bey ile iki yedili gelmişti."
-
Erkek sıfatlarından sonra kullanılan bir saygı sözü
- "Hepsi yalandı; bayan kumarbaz, para tutmaz, küçük bayan kolejin en müsrif kızı, damat bey çapkının biri, mahdum bey dolandırıcı diyecek kadar paragöz..."
-
Bir yörenin ileri gelen, zengin kişisi
-
[anatomi]
Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge
-
[tarih]
Küçük bir devletin veya beyliğin başında bulunan kimse
- "Karaman beyi. Menteşe beyi."
-
[askerlik]
Bakınız komutan
- "Alay beyi. Uç beyi."
-
[isim]
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü
- POY
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız boy otu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız boy otu
- FÖY
-
Kelime Kökeni: Fransızca feuille
-
[isim]
Kısa bilgileri içeren belge
-
[isim]
Kısa bilgileri içeren belge
- TOY
-
-
[sıfat]
Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan
-
Bakınız acemi
- "Meslektaşlarım, kim bilir, beni ne kadar bilgisiz ve toy bulacaklardı?"
-
[sıfat]
Gençliği sebebiyle görgüsüz ve beceriksiz olan
- MEY
-
Kelime Kökeni: Farsça mey
-
[isim, eskimiş]
Bakınız şarap
-
[isim, eskimiş]
Bakınız şarap
- ÇİY
-
-
[isim]
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları; şebnem, jale
- "Çimenlerin üzerindeki çiylerde güneşten düşmüş parlak elmas damlalarını ayaklarıyla ezdi."
-
[isim]
Havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları; şebnem, jale
- DUY
-
Kelime Kökeni: Fransızca douille
-
[isim]
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer
-
[isim]
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer
- RAY
-
Kelime Kökeni: Fransızca rail
-
[isim]
Tren, tramvay vb. taşıtlarda tekerleklerin üzerinde hareket ettiği demirden yol
-
[mimarlık]
Sürme kapı, sürme pencere vb. yapı ögelerinde küçük tekerleklerin üzerinde döndüğü madenî yol
-
Bazı yapıların temeline yerleştirilen ve tekerlerin hareket etmesini sağlayan madenî yol
-
[isim]
Tren, tramvay vb. taşıtlarda tekerleklerin üzerinde hareket ettiği demirden yol
- REY
-
Kelime Kökeni: Arapça reʾy
-
[isim, eskimiş]
Bakınız oy (I)
- "Parlamentoda itimat reyi alamayan her hükûmet şüphesiz istifa etmek zorunda kalacaktır."
-
Düşünce, görüş, fikir
- "Vicdanları ile baş başa düşünüp sonra da aralarında müşavere ederek reylerini bildireceklerdi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız oy (I)
- HAY
-
-
[ünlem]
İyi dilek, azarlama, şaşma, sevinç vb. duyguları bildirmede kullanılan bir söz
- "Hay çok yaşayasınız sizler!"
-
Bakınız ey
- "Hay Tanrı'm, sesine yaraşır bir yürek verseydin şu adama."
-
[ünlem]
İyi dilek, azarlama, şaşma, sevinç vb. duyguları bildirmede kullanılan bir söz
- VAY
-
-
[ünlem]
Şaşma anlatan bir söz
- "Vay gülüm! Nereden bu geliş?"
-
Ağrı, acı vb. duyguları anlatan bir söz
- "Vay başım!"
-
Yönelme durumu eki almış bir kelime ile kullanıldığında bir şeyin veya bir kimsenin kötü bir sonuca uğrayacağını anlatan bir söz
- "Vay hâline!"
-
[ünlem]
Şaşma anlatan bir söz
- LEY
-
Kelime Kökeni: Rumence
-
[isim]
Moldova ve Romanya'nın para birimi
-
[isim]
Moldova ve Romanya'nın para birimi
- FAY
-
Kelime Kökeni: Fransızca faille
-
[isim, jeoloji]
Yer kabuğu kayaçlarının ters yönlü sıkıştırma veya gerilme kuvvetlerinin etkisiyle koparak birbirine göre yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan hareketli kesimi; kırık (III)
-
[isim, jeoloji]
Yer kabuğu kayaçlarının ters yönlü sıkıştırma veya gerilme kuvvetlerinin etkisiyle koparak birbirine göre yer değiştirmesi sonucu ortaya çıkan hareketli kesimi; kırık (III)
- TAY
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Üç yaşına kadar olan at yavrusu
-
[isim, hayvan bilimi]
Üç yaşına kadar olan at yavrusu
- TÜY
-
-
[isim]
İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar
- "İnce güzel kaşlarının ortasında iki tüyü her zamanki gibi tersine dönmüş."
-
Kuşların gövdesini örten ince ve tel gibi uzantıların her biri veya tamamı
-
Bazı bitki ve meyvelerle bazı dokumalar üzerinde görülen ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar
-
[isim]
İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar
- ÇAY
-
Kelime Kökeni: Çince
-
[isim, bitki bilimi]
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis)
-
[bitki bilimi]
Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı
-
Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek
- "Bize çay ikram ettiler."
-
Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü
-
Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı
- "Sana bir şey söyleyeyim mi, artık çay davetlerinden bıktım."
-
Müzikli toplantı
- "Gittiği zengin arkadaşlarının çayından allak bullak gelir."
-
[isim, bitki bilimi]
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis)