Sonunda y olan 3 harfli 31 kelime var. Y harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde y harfi olan kelimeler listesine ya da başında y harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAY
-
-
[isim]
Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk
- "... ama işe yaramadı, yay gibi kaşlar birbirlerine yaklaşır gibi oldular." (Tarık Buğra)
-
Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılan esnek parça
- "Araba yayı. Kilidin yayı. Kanepenin yayı."
-
Zemberek
-
Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
- "Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz." (Refik Halit Karay)
-
Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası
-
Bir eğriden alınan parça
-
Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça
-
[isim]
Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk
- KOY
-
-
[isim]
Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu küçük körfez
- "Sandalını Kaşık Adası'nın bir küçük koyuna çekti." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu küçük körfez
- ÇAY
-
-
[isim]
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis)
-
Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı
-
Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek
- "O esnada bana sadece bir büyük bardak çay getirdiler." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir tür içecek
-
Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı
- "Sana bir şey söyleyeyim mi, artık çay davetlerinden bıktım." (Peyami Safa)
-
Müzikli toplantı
- "Gittiği zengin arkadaşlarının çayından allak bullak gelir." (Haldun Taner)
-
[isim]
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis)
- HAY
-
-
[ünlem]
İyi dilek, azarlama, şaşma ve sevinç bildirmede kullanılan bir söz
- "Hay çok yaşayasınız sizler!" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[ünlem]
İyi dilek, azarlama, şaşma ve sevinç bildirmede kullanılan bir söz
- SOY
-
-
[isim]
Bir atadan gelen kimselerin topluluğu, sülale
- "Bizler hadi neyse böyle biraz gülünç bir adamın hafif adına katlanalım ama yarın, bizim soyumuzdan kimlerin yetişeceğini kim bilir." (Memduh Şevket Esendal)
-
Cins, tür, çeşit
-
[sıfat]
İyi ve üstün nitelikleri bulunan
-
Manzum söz
- "Boy boyladı, soy soyladı." (Dede Korkut)
-
[isim]
Bir atadan gelen kimselerin topluluğu, sülale
- LEY
-
-
[isim]
Rumen para birimi
-
[isim]
Rumen para birimi
- FAY
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III)
-
[isim]
Kayaç kütlelerinin bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması, kırık (III)
- BAY
-
-
[sıfat]
Parası, malı çok olan, zengin (kimse)
-
[sıfat]
Parası, malı çok olan, zengin (kimse)
- TÜY
-
-
[isim]
İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar
- "İnce güzel kaşlarının ortasında iki tüyü her zamanki gibi tersine dönmüş." (Halide Edip Adıvar)
- "Otelin kapıcısı yalan söylemekte tüy dikiyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Adamlar yüz kiloluk bir yükü tüy gibi kaldırırlar..." (Burhan Felek)
- "Büyük hanım, daha fazla korkuyor, tüyleri diken diken oluyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Kuşların gövdesini örten ince ve tel gibi uzantıların her biri veya tamamı
- "Akıllı kız Güner, ortaya çıkalı ne kadar oldu, daha dün bir bugün iki, baksana iyice tüyü düzmüş." (Atilla İlhan)
- "Ne vahşi, ne korkunç; insanın tüylerini diken diken eden bir ölü sessizliği var." (Orhan Veli Kanık)
-
Bazı bitki ve meyvelerle bazı dokumalar üzerinde görülen ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar
-
[isim]
İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar
- SAY
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çalışma, emek
-
Hac ibadeti sırasında Safa ile Merve tepeleri arasında gidip gelme
-
[isim]
Çalışma, emek
- GEY
- ...
- KÖY
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi
- "Vatanseverlik, doğduğu yeri, evini, köyünü, müstakil devlet sınırları içinde memleketini sevmektir." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Köy halkı
-
[isim]
Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi
- KAY
-
-
[isim]
Yağmur, yaz yağmuru
-
[isim]
Yağmur, yaz yağmuru
- POY
-
-
[isim]
Tohumları kırmızıbibere benzeyen, 10-50 cm yükseklikte, karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki (Trigonella joenumgraecum)
-
[isim]
Tohumları kırmızıbibere benzeyen, 10-50 cm yükseklikte, karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki (Trigonella joenumgraecum)
- HEY
-
-
[ünlem]
Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz
- "Hey, çocuklar! Gelin bakalım. Hey arkadaş! Ayağıma basıyorsun."
- "Hey gidi gençlik hey! Unutulmaz günlerdi onlar, Yenikapı'ya, meyhanelere indik mi şöyle bir." (Atilla İlhan)
-
Sitem, yakınma, azar, beğenme vb. çeşitli duyguları anlatan cümlelerde kullanılan bir söz
- "Hey talih! Böyle mi olacaktı? Hey akılsız çocuk! Ateşi ne diye ellersin? Hey Allah'ım! Bu ne güzellik."
-
[ünlem]
Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz
- HUY
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat
- "Can çıktıktan sonra da huy, adamı kolay kolay terk etmiyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Alışkanlık
-
[isim]
İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat
- VAY
-
-
[ünlem]
Şaşma anlatan bir söz
- "Vay gülüm! Nereden bu geliş?" (Memduh Şevket Esendal)
- "Vay anasını, amma dolaştık bugün." (Atilla İlhan)
-
Ağrı, acı vb. duyguları anlatan bir söz
- "Vay başım!"
-
Yönelme durumu eki almış bir kelime ile kullanıldığında bir şeyin veya bir kimsenin kötü bir sonuca uğrayacağını anlatan bir söz
- "Vay hâline!"
-
[ünlem]
Şaşma anlatan bir söz
- TAY
-
-
[isim]
Üç yaşına kadar olan at yavrusu
-
[isim]
Üç yaşına kadar olan at yavrusu
- MEY
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Şarap
-
[isim]
Şarap
- DUY
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer
-
[isim]
Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer