Başında yü olan 8 harfli 43 kelime var. Yü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yü olan kelimeler listesine ya da sonu yü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında yü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YÜZLENME

  1. [isim] Yüzlenmek işi
YÜZBEYÜZ

Kelime Kökeni: Türkçe yüz + Farsça -be + Türkçe yüz

  1. [zarf, mecaz] Bakınız karşı karşıya
    • "Sonra bir kez karşılaştılar yüzbeyüz, sonra bir yılbaşı akşamı." (Selim İleri)
YÜKÇÜLÜK

  1. [isim] Bakınız taşıyıcılık
  2. Bakınız hamallık
YÜKLEYİŞ

  1. [isim] Yüklemek işi
YÜZLEŞME

  1. [isim] Yüzleşmek işi; muvacehe
YÜZLETME

  1. [isim] Yüzletmek işi
YÜZSÜZCE

  1. [zarf] Utanmaz, sıkılmaz bir biçimde
    • "Onu yakından çehreme, gözlerimin içine bakmaya mecbur etmek için âdeta yüzsüzce uğraşıyordum." (Reşat Nuri Güntekin)
YÜREKTEN

  1. [zarf] Bakınız içten
    • "İlk zamanlarda olduğu gibi şöyle içten ve yürekten konuştukları bir anları olmuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
YÜZLÜLÜK

  1. [isim] Yüzlü olma durumu
YÜKLEMEK

  1. [-e, -i] Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
  2. Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak
  3. Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak
    • "Karta elli liralık gaz yükledim."
  4. [mecaz] Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak
    • "Çocuğun bakımını ona yüklediler."
  5. [mecaz] Bir suçu birinin üstüne atmak
    • "Suçuna bakmadan bir de bu vaziyetten beni mesul tutmak istiyor, kabahati bana yüklüyor." (Etem İzzet Benice)
YÜKÇEKER

  1. [isim] Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç
YÜZLEMEK

  1. [-i] Kusurunu veya suçunu yüzüne karşı söyleyip birini utandırmak
  2. Bakınız şımartmak
  3. Yastık, yorgan vb.nin yüzlerini değiştirmek
YÜKSELME

  1. [isim] Yükselmek işi; itila
    • "Pencereden çıkıp göğe yükselmeye başladı." (İhsan Oktay Anar)
  2. Bakınız terfi
    • "Hâkimler ve savcılar altmış beş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir." (Anayasa)
  3. [coğrafya] Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması
    • "Filika hafif hafif sallanıyor, denizin alçalıp yükselmesine ayak uydurmuş." (Zeyyat Selimoğlu)
  4. [jeoloji] Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi
YÜPÜRMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Telaşlı bir biçimde öteye beriye koşmak
YÜRÜKLÜK

  1. [isim] Yürük olma durumu
YÜKLENME

  1. [isim] Yüklenmek işi
    • "Bilinçli ve dirençli dediğimiz insan, somut bir durumu, bu soyut olanla yüklenmeye ve taşımaya çalışıyor." (Adalet Ağaoğlu)
YÜLÜNMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Tıraş olmak
  2. Tüyü dökülmüş olmak
YÜZERLİK

  1. [sıfat] Yüz tane alabilen
    • "Yüzerlik yumurta sandığı."
  2. Bakınız yüzlük
YÜZDELİK

  1. [isim] Bakınız yüzde
YÜKSÜKSÜ

  1. [sıfat] Yüksüğe benzer, yüksüğü andıran
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü