Başında yü olan 8 harfli 43 kelime var. Yü ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde yü olan kelimeler listesine ya da sonu yü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında yü bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜZLENME
-
-
[isim]
Yüzlenmek işi
-
[isim]
Yüzlenmek işi
- YÜZBEYÜZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe yüz + Farsça -be + Türkçe yüz
-
[zarf, mecaz]
Bakınız karşı karşıya
- "Sonra bir kez karşılaştılar yüzbeyüz, sonra bir yılbaşı akşamı."
-
[zarf, mecaz]
Bakınız karşı karşıya
- YÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Bakınız taşıyıcılık
-
Bakınız hamallık
-
[isim]
Bakınız taşıyıcılık
- YÜKLEYİŞ
-
-
[isim]
Yüklemek işi
-
[isim]
Yüklemek işi
- YÜZLEŞME
-
-
[isim]
Yüzleşmek işi; muvacehe
-
[isim]
Yüzleşmek işi; muvacehe
- YÜZLETME
-
-
[isim]
Yüzletmek işi
-
[isim]
Yüzletmek işi
- YÜZSÜZCE
-
-
[zarf]
Utanmaz, sıkılmaz bir biçimde
- "Onu yakından çehreme, gözlerimin içine bakmaya mecbur etmek için âdeta yüzsüzce uğraşıyordum."
-
[zarf]
Utanmaz, sıkılmaz bir biçimde
- YÜREKTEN
-
-
[zarf]
Bakınız içten
- "İlk zamanlarda olduğu gibi şöyle içten ve yürekten konuştukları bir anları olmuyordu."
-
[zarf]
Bakınız içten
- YÜZLÜLÜK
-
-
[isim]
Yüzlü olma durumu
-
[isim]
Yüzlü olma durumu
- YÜKLEMEK
-
-
[-e, -i]
Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
-
Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak
-
Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak
- "Karta elli liralık gaz yükledim."
-
[mecaz]
Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak
- "Çocuğun bakımını ona yüklediler."
-
[mecaz]
Bir suçu birinin üstüne atmak
- "Suçuna bakmadan bir de bu vaziyetten beni mesul tutmak istiyor, kabahati bana yüklüyor."
-
[-e, -i]
Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
- YÜKÇEKER
-
-
[isim]
Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç
-
[isim]
Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç
- YÜZLEMEK
-
-
[-i]
Kusurunu veya suçunu yüzüne karşı söyleyip birini utandırmak
-
Bakınız şımartmak
-
Yastık, yorgan vb.nin yüzlerini değiştirmek
-
[-i]
Kusurunu veya suçunu yüzüne karşı söyleyip birini utandırmak
- YÜKSELME
-
-
[isim]
Yükselmek işi; itila
- "Pencereden çıkıp göğe yükselmeye başladı."
-
Bakınız terfi
- "Hâkimler ve savcılar altmış beş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir."
-
[coğrafya]
Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması
- "Filika hafif hafif sallanıyor, denizin alçalıp yükselmesine ayak uydurmuş."
-
[jeoloji]
Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi
-
[isim]
Yükselmek işi; itila
- YÜPÜRMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Telaşlı bir biçimde öteye beriye koşmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Telaşlı bir biçimde öteye beriye koşmak
- YÜRÜKLÜK
-
-
[isim]
Yürük olma durumu
-
[isim]
Yürük olma durumu
- YÜKLENME
-
-
[isim]
Yüklenmek işi
- "Bilinçli ve dirençli dediğimiz insan, somut bir durumu, bu soyut olanla yüklenmeye ve taşımaya çalışıyor."
-
[isim]
Yüklenmek işi
- YÜLÜNMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Tıraş olmak
-
Tüyü dökülmüş olmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Tıraş olmak
- YÜZERLİK
-
-
[sıfat]
Yüz tane alabilen
- "Yüzerlik yumurta sandığı."
-
Bakınız yüzlük
-
[sıfat]
Yüz tane alabilen
- YÜZDELİK
-
-
[isim]
Bakınız yüzde
-
[isim]
Bakınız yüzde
- YÜKSÜKSÜ
-
-
[sıfat]
Yüksüğe benzer, yüksüğü andıran
-
[sıfat]
Yüksüğe benzer, yüksüğü andıran