Sonunda vurmak olan 8 harfli 2 kelime var. VURMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde vurmak olan kelimeler listesine ya da başında vurmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Vurmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K M R U V

6 Harfli Kelimeler

VURMAK

5 Harfli Kelimeler

KUMAR, KURAM, KURMA, VAKUM, VAKUR, VURMA

4 Harfli Kelimeler

AKUR, KAMU, KUMA, KURA, MARK, RUAM, UMAR

3 Harfli Kelimeler

ARK, KAM, KAR, KAV, KUM, KUR, RAM, RUA, RUM, VAR

2 Harfli Kelimeler

AK, AM, AR, AV, MA, RA, UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAVURMAK

  1. [-i] Havaya atıp dağıtmak
    • "İşçiler buğdayı savurmakta ve taneyi samandan ayırmaktadır." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Rüzgâr, şiddetle eserek bir yeri, bir şeyi altüst etmek, havaya kaldırmak
  3. Kaldırıp atmak; fırlatmak
    • "Adam birden silkinip beni yavaşça yana savurdu." (Nazlı Eray)
  4. [nesnesiz] Şiddetle döndürerek sallamak, kaldırarak vurmak
    • "Kılıç savurmak. Değnek savurmak."
  5. Bir sıvının havalanmasını sağlamak, kaynayan sıvının taşmasını önlemek veya sıvıyı soğutmak amacıyla bir kaptan veya yerden alıp yine kendi kabına veya yerine dökmek
    • "Sarnıcın suyunu savurmak."
  6. Sallamak, uçurmak, dalgalandırmak
    • "Ayaklarını boşluğa savururken küçük dolap gürültüyle yıkıldı." (Peyami Safa)
  7. [nesnesiz] Yalan, küfür vb. söylemek
    • "Onun bütün çapkınlığı Solmaz'a yoldan geçerken savurduğu birkaç kelimeden ibaretti." (Haldun Taner)
  8. [mecaz] Boşuna ve çok miktarda harcamak; israf etmek
    • "Paraları savurmak."
KAVURMAK

  1. [-i] Bir şeyi bir kabın içinde kendisinden başka bir malzeme koymadan karıştıra karıştıra pişirmek
    • "Madenden bir kap içine bunları koyup kavuracağız." (Salâh Birsel)
  2. Rüzgâr, soğuk, sıcak vb. kurutmak, yakmak
    • "Rüzgâr ekinleri kavurdu."
  3. [mecaz] Çok üzmek, yakmak, mahvetmek
    • "Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü