Sonunda vurmak olan 6 harfli 1 kelime var. VURMAK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde vurmak olan kelimeler listesine ya da başında vurmak olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Vurmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
VURMAK
5 Harfli Kelimeler
KUMAR, KURAM, KURMA, VAKUM, VAKUR, VURMA
4 Harfli Kelimeler
AKUR, KAMU, KUMA, KURA, MARK, RUAM, UMAR
3 Harfli Kelimeler
ARK, KAM, KAR, KAV, KUM, KUR, RAM, RUA, RUM, VAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AR, AV, MA, RA, UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VURMAK
-
-
[-e]
Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere veya bir kimseye hızla çarpmak; çakmak, geçirmek, inmek
- "Masaya vurmak. Birinin başına vurmak."
-
[-i]
Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak
- "Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor."
-
Etkisi bir yere kadar ulaşmak
- "Su dışarı vurdu."
-
Duyulmak, hissedilmek
-
Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek
- "Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur."
-
Olumsuz yönde etkilemek
- "Kriz kitap dünyasını da vurdu."
-
[-e, -i]
Hızla değmek, çarpmak
- "Arabalar aniden birbirine vurdu. Ayağını güm güm yere vurarak..."
-
Bir yere bir şey sürmek
- "Duvara boya, tahtaya cila vurmak istedi."
-
Takmak, koymak, bağlamak
- "Seni buradan ellerine kelepçe, ayaklarına zincir vurup öyle götürecekler!"
-
Bağlamak, ilişkilendirmek
- "Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar."
-
Olduğundan başka biçimde görünmek
- "Deliliğe vurmak."
-
[nesnesiz]
Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak
- "Bıçak vurmak."
-
[nesnesiz]
Uygulamak, basmak, koymak
- "Damga vurmak."
-
Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak
-
[-i]
Amaçladığı şeye rast getirmek
-
[-i]
Silahla yaralamak, öldürmek
- "Bir gün kızı kurtarmışlar, ayıyı vurmuşlar."
-
Dokunmak, hasta etmek
- "Bizim evin bacası çekmiyor. Bütün kış, maaile kömür vuruyor bizi bu yüzden."
-
[nesnesiz]
Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek
- "Dolu, bu yıl ekinlerin çoğunu vurmuş."
-
[nesnesiz]
Kalp atmak, çarpmak
- "Kalbi öylesine kopacakmış gibi vuruyordu."
-
Piyango vb. çıkmak, isabet etmek
-
[-i]
Desteklemek, dayamak
- "Akşam olunca kapının desteğini vurduk."
-
Koymak, yerleştirmek
- "Hamalın biri sırtına koca bir ayna vurmuş götürüyordu."
-
Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak
-
Tavla oyununda pulu kırmak
-
[mecaz]
Manevi olarak yaralamak
-
[argo]
İçki içmek
-
[argo]
Kadeh tokuşturmak
-
[-i, argo]
Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak
- "Birinin on milyon lirasını vurmak."
-
[-e, -i, matematik]
Çarpma işlemini yapmak
- "İkiyi dörde vurursak sekiz eder."
-
[-e]
Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere veya bir kimseye hızla çarpmak; çakmak, geçirmek, inmek