Başında v olan 9 harfli 99 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında v bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VESVESECİ
- ...
- VARDIRMAK
-
-
[-i]
Varmasına yol açmak, götürmek
- "Hasan'la ilgilerini evlenme kertesine vardırmak için canla başla çalışan Mesture Hanım..." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Varmasına yol açmak, götürmek
- VARİDATÇI
-
-
[isim]
Devletin gelir işlerini yürüten görevli
-
[isim]
Devletin gelir işlerini yürüten görevli
- VOKABÜLER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Söz varlığı
-
Küçük sözlük
-
[isim]
Söz varlığı
- VANTRİLOK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Karnından konuşan kimse
-
[isim]
Karnından konuşan kimse
- VİNTERİZE
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
"Vinterizasyon işleminden geçirmek" anlamındaki vinterize etmek birleşik fiilinde geçer
-
[isim]
"Vinterizasyon işleminden geçirmek" anlamındaki vinterize etmek birleşik fiilinde geçer
- VARSAYMAK
-
-
[-i]
Bir olgunun sonuçlarından yararlanabilmek, bu sonuçlar üzerine düşünce yürütebilmek için onu olmuş veya olacak saymak, farz etmek
- "Sizi daha çok ilgilendireceğini varsaydığım konulara yöneleceğim." (Haldun Taner)
-
[-i]
Bir olgunun sonuçlarından yararlanabilmek, bu sonuçlar üzerine düşünce yürütebilmek için onu olmuş veya olacak saymak, farz etmek
- VAKFETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak
-
Adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek
- "Ben bütün ömrümü yuvamıza vakfedeyim de sen burada beni yalnız bırakıp çekil, öyle mi?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[-i]
Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak
- VERDİRMEK
-
-
[-i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
-
[-i]
Verme işini yaptırmak, vermesini sağlamak
- VURDURTMA
- ...
- VIZILTILI
-
-
[sıfat]
Vızıltısı olan
- "Yüzlerce sinek, arı konup kalkıyor, birkaç vızıltılı daire dönüşünden sonra hortumlarını, iğnelerini dutların ballı etlerine batırıyorlardı." (Muzaffer Uyguner)
-
[sıfat]
Vızıltısı olan
- VAROLUŞÇU
-
-
[isim]
Varoluşçuluk yanlısı, egzistansiyalist
-
[isim]
Varoluşçuluk yanlısı, egzistansiyalist
- VEKİLHARÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir konağın alışverişini yapmakla görevli kimse, kesedar
-
[isim]
Bir konağın alışverişini yapmakla görevli kimse, kesedar
- VAKIFNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Vakfiye
-
[isim]
Vakfiye
- VARDİYACI
-
-
[isim]
Vardiya ile çalışan kimse
-
[isim]
Vardiya ile çalışan kimse
- VİTRİFİYE
- ...
- VURGULAMA
-
-
[isim]
Vurgulamak işi
- "Şaşırtmak için bu acayip vurgulamaya aşırı bir ciddilikle devam ediyor." (Haldun Taner)
-
[isim]
Vurgulamak işi
- VEHMETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[nsz]
Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak
- "Kollarını ... çaprazvari bağlamış, beyaz ve biraz büyücek elleri, futbolla gittikçe büyür vehmettiği pazılarını yokluyor gibi." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak
- VAZOLUNMA
-
-
[isim]
Vazolunmak işi veya durumu
-
[isim]
Vazolunmak işi veya durumu
- VAKİTLİCE
- ...