Başında v olan 8 harfli 82 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VİDALAMA

  1. [isim] Vidalamak işi

VEZNEDAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vezneci

VİRAJSIZ

  1. [sıfat] Virajı olmayan, düz

VUZUHSUZ

  1. [sıfat] Açık olmama durumu, belirsiz

VERİMKAR
...
VANLILIK
...
VİBRATÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Titreşim yaratan araç

VAKFETME

  1. [isim] Vakfetmek işi

VESTİYER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Otel, lokanta vb. yerlerde veya evlerde şapka, palto, pardösü gibi eşyayı bırakmak ve korumak için ayrılmış yer, askılık
    • "Vestiyerde bir kadın şapkası unutulmuş olduğunu görmüştüm." (Falih Rıfkı Atay)

VICIKLIK

  1. [isim] Vıcık olma durumu

VESİKALI

  1. [sıfat] Belgesi olan
  2. Genelevde çalışmak için elinde resmî izin kâğıdı bulunan (kadın)
    • "İki elin kanda olsa gel diyor / Telgrafın / Nasıl unuturum seni ben / Vesikalı yârim." (Orhan Veli Kanık)

VİRANLIK

  1. [isim] Viran yer
    • "Aydınlattığı yerin viranlığına, kuraklığına, kara, kırık ve yamuk mihraplarına..." (Halide Edip Adıvar)

VAZİFELİ

  1. [sıfat] Ödevli
  2. Görevli
    • "Bu sırada vazifeli polisler, şehrin her köşesinde işbaşında idiler." (Haldun Taner)

VAZETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-i] Koymak
    • "Dünyaya ilk defa olmak üzere monogaminin temel taşını vazettiler." (Ömer Seyfettin)

VİYOLACI

  1. [isim] Viyola çalan kimse, viyolonist

VAZGEÇME

  1. [isim] Vazgeçmek durumu

VAKİTSİZ

  1. [sıfat] Uygun bir zamanda olmayan
    • "O iyi yürekli adam bu vakitsiz ziyaretimin sebebini önceden bildiği için..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Mevsimsiz, zamansız bir durumda

VERİLMEK

  1. [nsz] Verme işine konu olmak
    • "Geç vakit suarenin verileceği büyük konağa gittik." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Hiç böyle okkalı enayilik ettiğin yoktu. Ne oldu sana? Gene verilmiş sadakan varmış." (Memduh Şevket Esendal)

VEZİRLİK

  1. [isim] Vezir olma durumu, vezaret

VARILMAK

  1. [-e] Herhangi bir yere ulaşılmak
    • "Oraya üç saatte varılır."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü