Başında v olan 8 harfli 82 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VURGUNCU

  1. Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, muhtekir, spekülatör
    • "Yukarıdaki hikâyemin kahramanlarıyla dolu binbir çarşıda, binbir vurguncuyu yakalamak imkânsızdır." (Sait Faik Abasıyanık)

VERESİYE

  1. [zarf] Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı
    • "Bunların içinde Nihat'a istediği kadar veresiye alabileceğini söyleyenler de var." (Peyami Safa)
    • "Mütemadiyen veresiye veriyor ve müşteriler ay başında borç ödeyeceklerine Tevfik'e dert yanıyorlar." (Halide Edip Adıvar)
  2. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden
    • "Çok veresiye iş görüyor."

VAZGELME

  1. [isim] Vazgeçme

VURGUSUZ

  1. [sıfat] Vurgu ile söylenmeyen
    • "Vurgusuz kelime."

VİBRATÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Titreşim yaratan araç

VESİKACI

  1. [isim] Vesika işleriyle uğraşan kimse

VURUŞMAK

  1. [nsz] Birbirini vurmak, dövüşmek
  2. Savaşmak, çarpışmak

VİCDANLI

  1. [sıfat] Vicdanı olan, insaflı

VAYVAYCI

  1. [sıfat] Yaygaracı

VURUNMAK

  1. [nsz] Kendine vurmak
  2. Giyinmek, örtünmek
    • "Yaşmak vurunmak."
  3. Koymak

VERİMKAR
...
VASIFSIZ

  1. [sıfat] Niteliği olmayan, niteliksiz

VEHLETEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] İlk anda
  2. Ansızın

VERİLMEK

  1. [nsz] Verme işine konu olmak
    • "Geç vakit suarenin verileceği büyük konağa gittik." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Hiç böyle okkalı enayilik ettiğin yoktu. Ne oldu sana? Gene verilmiş sadakan varmış." (Memduh Şevket Esendal)

VAKTİNDE

  1. [zarf] Önceden belirlenen, düşünülen vakitte
    • "Geceyi geçireceğimiz kaza merkezine vaktinde yetişmemiz şüpheye giriyor." (Reşat Nuri Güntekin)

VEZİNSİZ

  1. [sıfat] Ölçüsü olmayan
    • "Vezinsiz şiir."
  2. Tartısız

VASİSTAS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Pencere veya kapının üst yanında bulunan ve oda havasının değiştirilmesine yarayan, açılır kapanır bölüm
    • "Başucundaki vasistası açar, kapıyı da aralık bırakırdı cereyan yapsın diye." (Ayşe Kulin)

VEKİLLİK

  1. [isim] Vekil olma durumu, asalet karşıtı
  2. Birinin yerine iş görme yetkisi, naiplik
    • "1916 sonlarında Mustafa Kemal ikinci ordu komutan vekilliğine atanmıştır." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bakanlık
    • "Hükûmetten ne mebusluk ne de vekillik isteği var." (Haldun Taner)

VARİSSİZ

  1. [sıfat] Varisi olmayan
    • "Varissiz bacaklar."

VİRAJSIZ

  1. [sıfat] Virajı olmayan, düz

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü