Başında v olan 8 harfli 82 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında v bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VERİLMEK

  1. [nsz] Verme işine konu olmak
    • "Geç vakit suarenin verileceği büyük konağa gittik." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Hiç böyle okkalı enayilik ettiğin yoktu. Ne oldu sana? Gene verilmiş sadakan varmış." (Memduh Şevket Esendal)

VEZİNSİZ

  1. [sıfat] Ölçüsü olmayan
    • "Vezinsiz şiir."
  2. Tartısız

VAKTİYLE

  1. [zarf] Bir zamanlar
    • "Vaktiyle Harbiye Mektebinde Mustafa Kemal'e hocalık etmiş olan Miralay Esat Bey..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Zamanında, uygun zamanda
  3. Oldukça eski bir zamanda

VURULMAK

  1. [nsz] Vurma işine konu olmak
    • "Yatak odasının kapısı vuruluyordu." (Mithat Cemal Kuntay)
  2. [-e] Âşık olmak, gönül kaptırmak, sevdalanmak
    • "Kim söylemiş beni / Süheyla'ya vurulmuşum diye." (Orhan Veli Kanık)

VAKARSIZ

  1. [sıfat] Ağırbaşlı olmayan, onursuz

VARSAYMA

  1. [isim] Varsaymak işi

VEREVİNE

  1. [zarf] Verev biçimi verilerek
    • "İpek mavi yorgan, düzgün bir biçimde verevine katlanmış, yarı yarıya açık duruyordu." (Erhan Bener)

VİCDANEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Vicdan bakımından
    • "Yoksa vazife başında bulunmadığım için vicdanen rahatsız ve hükûmet doktoru olarak da belki mesut olacaktım." (Reşat Nuri Güntekin)

VOKALİST

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir kişi veya sanatçı grubuna, şarkı söylerken belli bölümlerinde eşlik eden kişi veya grup

VARLIKLI

  1. [sıfat] Malı mülkü olan, zengin (kimse)
    • "Sonra telefona giderek kibar ve varlıklı insanlara has bir şive ile köşkten otomobili istetti." (Haldun Taner)

VERESİYE

  1. [zarf] Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı
    • "Bunların içinde Nihat'a istediği kadar veresiye alabileceğini söyleyenler de var." (Peyami Safa)
    • "Mütemadiyen veresiye veriyor ve müşteriler ay başında borç ödeyeceklerine Tevfik'e dert yanıyorlar." (Halide Edip Adıvar)
  2. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden
    • "Çok veresiye iş görüyor."

VASIFSIZ

  1. [sıfat] Niteliği olmayan, niteliksiz

VESİKACI

  1. [isim] Vesika işleriyle uğraşan kimse

VELHASIL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kısacası
    • "Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde." (Yahya Kemal Beyatlı)

VURGUNCU

  1. Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, muhtekir, spekülatör
    • "Yukarıdaki hikâyemin kahramanlarıyla dolu binbir çarşıda, binbir vurguncuyu yakalamak imkânsızdır." (Sait Faik Abasıyanık)

VESTİYER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Otel, lokanta vb. yerlerde veya evlerde şapka, palto, pardösü gibi eşyayı bırakmak ve korumak için ayrılmış yer, askılık
    • "Vestiyerde bir kadın şapkası unutulmuş olduğunu görmüştüm." (Falih Rıfkı Atay)

VARAGELE

  1. [isim] Bir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan halat
  2. Belirsizlik
    • "Bir varagele içindeyiz. Mekanizmanın ipi ya şu yana ya bu yana ağdıracak ülkeyi." (Adalet Ağaoğlu)

VUKUFSUZ

  1. [sıfat] Bilgisiz

VINLAMAK

  1. [nsz] Dönerken veya düz bir doğrultuda hızla hareket ederken "vın" diye ses çıkarmak
    • "Bir kurşun vınlayarak başımın üzerinden geçti gitti." (Tarık Dursun K)

VASITALI

  1. [sıfat] Araçlı
  2. Dolaylı
    • "Vasıtalı vergi."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü