Başında v olan 8 harfli 100 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında v bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VASITALI

  1. [sıfat] Araçlı
  2. Dolaylı
    • "Vasıtalı vergi."

VURUŞKAN

  1. [sıfat] Dövüşken

VİDANJÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Foseptik kuyularındaki pis suları çekmeye yarayan makine

VARILMAK

  1. [-e] Herhangi bir yere ulaşılmak
    • "Oraya üç saatte varılır."

VAZETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-i] Koymak
    • "Dünyaya ilk defa olmak üzere monogaminin temel taşını vazettiler." (Ömer Seyfettin)

VURUŞMAK

  1. [nsz] Birbirini vurmak, dövüşmek
  2. Savaşmak, çarpışmak

VUZUHSUZ

  1. [sıfat] Açık olmama durumu, belirsiz

VERESİYE

  1. [zarf] Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı
    • "Bunların içinde Nihat'a istediği kadar veresiye alabileceğini söyleyenler de var." (Peyami Safa)
    • "Mütemadiyen veresiye veriyor ve müşteriler ay başında borç ödeyeceklerine Tevfik'e dert yanıyorlar." (Halide Edip Adıvar)
  2. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden
    • "Çok veresiye iş görüyor."

VARDIRMA

  1. [isim] Vardırmak işi veya durumu

VEKİLLİK

  1. [isim] Vekil olma durumu, asalet karşıtı
  2. Birinin yerine iş görme yetkisi, naiplik
    • "1916 sonlarında Mustafa Kemal ikinci ordu komutan vekilliğine atanmıştır." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Bakanlık
    • "Hükûmetten ne mebusluk ne de vekillik isteği var." (Haldun Taner)

VAHİMLİK
...
VİCDANLI

  1. [sıfat] Vicdanı olan, insaflı

VERİMKAR
...
VARSAYIŞ
...
VİCDANEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Vicdan bakımından
    • "Yoksa vazife başında bulunmadığım için vicdanen rahatsız ve hükûmet doktoru olarak da belki mesut olacaktım." (Reşat Nuri Güntekin)

VAKTİNDE

  1. [zarf] Önceden belirlenen, düşünülen vakitte
    • "Geceyi geçireceğimiz kaza merkezine vaktinde yetişmemiz şüpheye giriyor." (Reşat Nuri Güntekin)

VIZLAMAK

  1. [nsz] Vızıldamak

VURGUSUZ

  1. [sıfat] Vurgu ile söylenmeyen
    • "Vurgusuz kelime."

VARİSSİZ

  1. [sıfat] Varisi olmayan
    • "Varissiz bacaklar."

VEREVİNE

  1. [zarf] Verev biçimi verilerek
    • "İpek mavi yorgan, düzgün bir biçimde verevine katlanmış, yarı yarıya açık duruyordu." (Erhan Bener)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü