Başında v olan 8 harfli 82 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VARSAYMA

  1. [isim] Varsaymak işi

VURUŞMAK

  1. [nsz] Birbirini vurmak, dövüşmek
  2. Savaşmak, çarpışmak

VERNİKLİ

  1. [sıfat] Verniği olan
    • "Yıllarca baktım ona; pencere kenarlarına, taş döşemelerine, vernikli tahtalarına..." (Nezihe Meriç)

VİRAJSIZ

  1. [sıfat] Virajı olmayan, düz

VEZİNSİZ

  1. [sıfat] Ölçüsü olmayan
    • "Vezinsiz şiir."
  2. Tartısız

VATANSIZ

  1. [sıfat] Vatanı olmayan, haymatlos

VANADYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 23, atom ağırlığı 50,942, yoğunluğu 6,11 olan ve 1710 °C'de eriyen beyaz bir element (simgesi V)

VIRVIRCI

  1. [isim] Can sıkacak kadar çok konuşan kimse

VURULMAK

  1. [nsz] Vurma işine konu olmak
    • "Yatak odasının kapısı vuruluyordu." (Mithat Cemal Kuntay)
  2. [-e] Âşık olmak, gönül kaptırmak, sevdalanmak
    • "Kim söylemiş beni / Süheyla'ya vurulmuşum diye." (Orhan Veli Kanık)

VARAGELE

  1. [isim] Bir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan halat
  2. Belirsizlik
    • "Bir varagele içindeyiz. Mekanizmanın ipi ya şu yana ya bu yana ağdıracak ülkeyi." (Adalet Ağaoğlu)

VASİSTAS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Pencere veya kapının üst yanında bulunan ve oda havasının değiştirilmesine yarayan, açılır kapanır bölüm
    • "Başucundaki vasistası açar, kapıyı da aralık bırakırdı cereyan yapsın diye." (Ayşe Kulin)

VERSİYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sürüm
    • "Üç versiyon hâlinde işleyen bir oyunuma 'Lütfen Dokunmayın' adını boşuna koymamıştım." (Haldun Taner)

VURGUNCU

  1. Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, muhtekir, spekülatör
    • "Yukarıdaki hikâyemin kahramanlarıyla dolu binbir çarşıda, binbir vurguncuyu yakalamak imkânsızdır." (Sait Faik Abasıyanık)

VARSAYIM

  1. [isim] Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez

VAKİTSİZ

  1. [sıfat] Uygun bir zamanda olmayan
    • "O iyi yürekli adam bu vakitsiz ziyaretimin sebebini önceden bildiği için..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Mevsimsiz, zamansız bir durumda

VADETMEK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [-e] Bir işi yerine getireceğine söz vermek
    • "Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın, / Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın." (Mehmet Akif Ersoy)
  2. [nsz] Davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek
    • "Doktor Hikmet, kendisine pek ciddi bir zevk vadetmiyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

VUZUHSUZ

  1. [sıfat] Açık olmama durumu, belirsiz

VURDURMA

  1. [isim] Vurdurmak işi

VARLIKLI

  1. [sıfat] Malı mülkü olan, zengin (kimse)
    • "Sonra telefona giderek kibar ve varlıklı insanlara has bir şive ile köşkten otomobili istetti." (Haldun Taner)

VİDANJÖR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Foseptik kuyularındaki pis suları çekmeye yarayan makine

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü