Başında v olan 7 harfli 105 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VARIŞLI

  1. [sıfat] Her şeyi çabuk ve iyi anlayan, sezişi güçlü, zeki, arif
    • "Kocan dedim, iyi çocuk, varışlı, anlayışlı, yalnız bilgice biraz yayan. Çalışıp kendini yetiştirmeli." (Memduh Şevket Esendal)

VERECEK

  1. [isim] Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı

VARŞOVA
...
VAHŞİCE

  1. Vahşi bir biçimde, vahşiyane

VİDOSUZ

  1. [sıfat] Vido ile oynanmayan

VERİMLİ

  1. [sıfat] Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir
    • "Verimli toprak."
  2. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli
    • "Eğer bu beğeniş ve güven gerçek bilgi ve ihtisasa dayansaydı şüphesiz daha sağlam, daha verimli olurdu." (Refik Halit Karay)
  3. Çok yazan, velut
    • "Sonra, sahiden verimli bir de kalemi var!" (Yusuf Ziya Ortaç)

VOLFRAM

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Atom numarası 74, atom ağırlığı 183,85, yoğunluğu 19,3 olan, sert, 3482 °C'de eriyebilen bir element, tungsten (simgesi W)

VAGONET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon

VİBRİYO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Virgül biçimindeki bakteri

VAZETME

  1. [isim] Vazetmek işi

VERANDA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Camlı taraça
    • "... içeriye doğru veranda şeklinde bir girinti yapıp salonun cumba köşesine dayanır." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Üstü kapalı ve çevresi camlı balkon

VURMALI

  1. [sıfat] Vurularak çalınan (çalgı)

VAZİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Konum
    • "Kasaba coğrafi vaziyeti yüzünden lodosu, poyrazı pek az tutan bir limanda kurulmuştur."
    • "İşgalden sonra Rumların bize karşı nasıl bir vaziyet aldıklarını da pekâlâ biliyorduk." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Karısı ve arkadaşı da bir müddet sustular, galiba bir şeyler düşündüler. Vaziyeti yine genç diplomat kurtardı." (Refik Halit Karay)
  2. Durum, tavır, hâl
    • "Vaziyetimi söyleyiniz, hemen gelir beni kurtarır." (Aka Gündüz)

VARESTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Kurtulmuş
    • "Endişeden vareste."
    • "... Türkçeyi bilmek için aruza aşina olmaktan vareste kalamaz." (Yahya Kemal Beyatlı)

VERİLME

  1. [isim] Verilmek işi

VARYETE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
  2. Varyasyon

VASİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir kimsenin ölümünden sonra yapılmasını istediği şey
    • "Şimdiki hür Türkiye halkının yarınki hür Türkiye halkına vasiyeti işte budur." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Vasiyetname

VARİSLİ

  1. [sıfat] Varis rahatsızlığı olan (kimse)

VİCAHEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Yüz yüze

VAVEYLA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çığlık
    • "Mısır'ın değme ağıtçıları bile sanırım vaveylalarında benimle yarışa giremezlerdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü