Başında v olan 7 harfli 120 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında v bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VELVELE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gereksiz telaş, gürültü ve heyecan
    • "Çoktan böyle gürültü, kalabalık görmemiş, böyle velvele duymamıştı." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Kıyamet kopar gibi bir velvele koptu, bütün ordu surların üstüne atıldı." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Susun, ortalığı velveleye vermeyin! Ne bağrışıyorsunuz?" (Sait Faik Abasıyanık)

VİLAYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İl
    • "İki haftadan beri komşu vilayetleri kasıp kavuran dayanılmaz sıcaklar burada..." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Valilik

VATİKAN
...
VAKİTLİ

  1. [sıfat] Zamanında yapılan, zamanında olan
    • "Bu, vakitli bir iş sayılmaz."

VİBRİYO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Virgül biçimindeki bakteri

VERGİCİ

  1. [isim] Tahsildar

VOLANLI
...
VEREMLİ

  1. [sıfat] Vereme tutulmuş, müteverrim
    • "... bu gıdasızlık sürüp giderse çok veremli göreceğiz." (Sait Faik Abasıyanık)

VURGULU

  1. [sıfat] Vurgu ile söylenen
    • "Vurgulu kelime. Vurgulu hece."
  2. Üstünde önemle durularak, dikkat çekilerek
    • "Vurgulu konuştu."

VİDEOCU

  1. [isim] Video alıp satan veya onaran kimse

VİDOSUZ

  1. [sıfat] Vido ile oynanmayan

VAZELİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ham petrolden çıkarılan, merhem ve kremlerde kullanılan ve 31 °C'de eriyen bir tür mineral yağ

VELİAHT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse

VAZİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Konum
    • "Kasaba coğrafi vaziyeti yüzünden lodosu, poyrazı pek az tutan bir limanda kurulmuştur."
    • "İşgalden sonra Rumların bize karşı nasıl bir vaziyet aldıklarını da pekâlâ biliyorduk." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Karısı ve arkadaşı da bir müddet sustular, galiba bir şeyler düşündüler. Vaziyeti yine genç diplomat kurtardı." (Refik Halit Karay)
  2. Durum, tavır, hâl
    • "Vaziyetimi söyleyiniz, hemen gelir beni kurtarır." (Aka Gündüz)

VİCAHEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Yüz yüze

VURUŞMA

  1. [isim] Vuruşmak işi

VABESTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Bağlı
    • "Düşünmemek, biraz değil birçok içmeye vabeste idi." (Ömer Seyfettin)

VAHŞİCE

  1. Vahşi bir biçimde, vahşiyane

VARESTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Kurtulmuş
    • "Endişeden vareste."
    • "... Türkçeyi bilmek için aruza aşina olmaktan vareste kalamaz." (Yahya Kemal Beyatlı)

VEKALET
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü