Başında v olan 7 harfli 120 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında v bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VALLAHA
...
VURUNMA

  1. [isim] Vurunmak işi

VELAYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Velilik
  2. Otorite
  3. Yetke

VIRLAMA

  1. [isim] Vırlamak işi veya durumu

VAKİTLİ

  1. [sıfat] Zamanında yapılan, zamanında olan
    • "Bu, vakitli bir iş sayılmaz."

VAKARLI

  1. [sıfat] Ağırbaşlı
    • "Vakarlı, gösterişli bir adam." (Refik Halit Karay)

VEREMLİ

  1. [sıfat] Vereme tutulmuş, müteverrim
    • "... bu gıdasızlık sürüp giderse çok veremli göreceğiz." (Sait Faik Abasıyanık)

VERGİLİ

  1. [sıfat] Vergisi olan, vergi ödenen
    • "İşte niyetim o vergili, kırağılı, o tohumu çürüklü topraktan çok denizle uğraşmak." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Verimli
    • "Çok vergili bir kalemi vardı." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Hayırsever
    • "Osman Efendi vergili adamdır, kaç tane fukarası var." (Ercüment Ekrem Talu)

VİRTÜÖZ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Herhangi bir müzik aracını büyük ustalıkla çalabilen sanatçı
    • "Ressam için müze görmek ne ise müzisyen için de virtüözlerinin plaklarını dinlemek o imiş." (Haldun Taner)

VİZONET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Taklit vizon
    • "Parmağında zümrüt yüzüğü, üstünde vizonet kürküyle otururken kimselere, hiçbir yere değmemeye çalışan bir iş adamı karısı." (Tomris Uyar)

VUKUFLU

  1. [sıfat] Bilgisi olan
    • "İyi kabul görürse elbet uzman ve vukuflu heyetlerce daha ayrıntılı bir şekilde düşünülür." (Haldun Taner)

VARDİYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Gemilerde beklenen nöbet
  2. Gemide nöbet yeri
  3. Posta
    • "Vardiyanın çan sesinde ... gümbürdeyen bir ihtar var." (Aka Gündüz)

VURUŞMA

  1. [isim] Vuruşmak işi

VALETTA
...
VADESİZ

  1. [sıfat] Vadesi olmayan
  2. Süresi sınırlandırılmamış

VARİYET

  1. [isim] Varlık, zenginlik

VAZİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Konum
    • "Kasaba coğrafi vaziyeti yüzünden lodosu, poyrazı pek az tutan bir limanda kurulmuştur."
    • "İşgalden sonra Rumların bize karşı nasıl bir vaziyet aldıklarını da pekâlâ biliyorduk." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Karısı ve arkadaşı da bir müddet sustular, galiba bir şeyler düşündüler. Vaziyeti yine genç diplomat kurtardı." (Refik Halit Karay)
  2. Durum, tavır, hâl
    • "Vaziyetimi söyleyiniz, hemen gelir beni kurtarır." (Aka Gündüz)

VİCAHEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Yüz yüze

VELAKİN
...
VERANDA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Camlı taraça
    • "... içeriye doğru veranda şeklinde bir girinti yapıp salonun cumba köşesine dayanır." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Üstü kapalı ve çevresi camlı balkon

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü