Başında v olan 7 harfli 105 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VERECEK

  1. [isim] Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı

VESVESE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kuruntu
    • "Etrafı su olduğu için acaba kökünü bırakıp yüzüverir mi, diye içime bir vesvese girer." (Burhan Felek)

VUKUFLU

  1. [sıfat] Bilgisi olan
    • "İyi kabul görürse elbet uzman ve vukuflu heyetlerce daha ayrıntılı bir şekilde düşünülür." (Haldun Taner)

VURULUŞ

  1. [isim] Vurulma işi veya biçimi

VEZNECİ

  1. [isim] Banka, büro vb. kuruluşlarda para alıp veren görevli, veznedar
  2. Terazi yapan veya satan kimse

VURUŞMA

  1. [isim] Vuruşmak işi

VELENSE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye
    • "Köşedeki divana oturmuş, üstüne kırmızı bir velense örttüğü ayaklarını karşısındaki koltuğa dayamıştı." (Ömer Seyfettin)

VAKUMLU

  1. [sıfat] Vakumlanmış

VEZARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vezirlik

VEHİMLİ

  1. [sıfat] Vehim içinde olan, vehme kapılan
    • "Çiler'de yalnız kalmaktan korkanların vehimli hâli vardı." (Aka Gündüz)

VİDASIZ

  1. [sıfat] Vidası olmayan

VİZONET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Taklit vizon
    • "Parmağında zümrüt yüzüğü, üstünde vizonet kürküyle otururken kimselere, hiçbir yere değmemeye çalışan bir iş adamı karısı." (Tomris Uyar)

VERASET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalıtım
  2. Mirasta hak sahibi olma
    • "Hatta türedi ortaklar da çıkacak, veraset bile düzülecek, soy sop iddialarına girilecekti." (Tarık Buğra)

VÜCUTÇA

  1. [zarf] Vücut bakımından, vücudun durumuna göre
    • "Kafaca, vücutça dinlenmeye ihtiyacım var." (Falih Rıfkı Atay)

VİDEOCU

  1. [isim] Video alıp satan veya onaran kimse

VALİLİK

  1. [isim] Vali olma durumu
    • "Valilikten emekli."
  2. Valinin görevi
    • "On yıl valilik yaptı."
  3. Valinin makamı ve bu makama bağlı resmî dairelerin tümü
    • "Valiyi valilikte ziyaret etti."
  4. İl, vilayet
    • "Ankara valiliği."

VAHAMET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
    • "İşin aramızda mutlak bir ayrılıkla halledilmesi lazım gelecek derecede vahameti olmadığını anlıyorum." (Hüseyin Cahit Yalçın)

VOYVODA

  1. [isim] Osmanlıların Eflak ve Boğdan beylerine verdikleri unvan

VALLAHİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] "Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için" anlamında bir yemin sözü, billahi, tallahi
    • "Vallahi, arkadaş bu resimleri senin yaptığına kimse inanmaz." (Peyami Safa)

VARİDAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Gelirler
    • "Bayraktar Çiftliğinden ayda beş bin lira geçiyor eline! Han hamam varidatı ayrı." (Atilla İlhan)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü