Başında v olan 6 harfli 77 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında v bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VİTRİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir dükkân veya mağazanın sokaktan camla ayrılan ve mal sergilemek için kullanılan yeri, sergen
    • "Sarışın bir kız, pastacının vitrinine dikkatle bakıyordu." (Peyami Safa)
  2. İçine konan şeylerin görünmesi için yapılmış camlı dolap
    • "Vitrinin yan aynasında eşyayı seyreder gibi görünerek kendime de bakıyorum." (Refik Halit Karay)

VAKVAK

  1. [isim] Çocuk dilinde ördek

VARİDE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gelen şey
  2. Gelen evrak

VAKETA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] İnek derisinden bir tür ince meşin

VESİLE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sebep, bahane
    • "Arkadaşlar birer vesile ile dağıldılar ve beni Besim Bey'le yalnız bıraktılar." (Memduh Şevket Esendal)
    • "İkide birde içimizden birine çatmak için vesile arıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Bir vesile bulup size takdim edilmek pek kolay bir iş oldu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
    • "Evinde bazen namaz kılar ancak bir vesile olursa camiye giderdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Elverişli durum, fırsat
    • "Muhasebeci, yerden temennalar, gevrek kahkahalar arasında bir vesile ile, kuru üzümden iki çekilmiş yirmi iki grado sert rakısını methetti." (Refik Halit Karay)

VİKONT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Batı ülkelerinde baron ile kont arasında bir soyluluk unvanı

VASATİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Ortalama
    • "Tıp kongresi, yaşlılık ve vasati insan ömrü üzerine eğilmiş." (Burhan Felek)

VESAİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Araçlar, vasıtalar
    • "İki cephane depomuz vardır ki bunlar, seksen otomobil ve bütün ordu vesaitiyle altı ayda oraya depo edilmiştir." (Aka Gündüz)

VİKAYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Koruma

VARLIK

  1. [isim] Var olma durumu, mevcudiyet, yokluk karşıtı
    • "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır." (Orhan Veli Kanık)
  2. Var olan her şey
    • "Canlı varlıklar."
  3. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet
  4. Önemli, yararlı, değerli şey
    • "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar." (Anayasa)
  5. Ömür, hayat
    • "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben." (Ahmet Kutsi Tecer)
  6. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey

VÜZERA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vezirler

VİRANE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yıkılmış veya çok harap olmuş yapı
    • "Viranede oynayan çocukların sesleri gittikçe azalıyor." (Peyami Safa)
  2. Yıkılmış veya yanmış olan yapılardan geriye kalan, yıkıntı, ören
    • "Kim bilir hangi viranelerden, tarlalardan, bahçelerden ... kucak kucak odun, çalı çırpı toplayıp getiriyor." (Reşat Nuri Güntekin)

VERMUT

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Birçok bitki eklenerek özel koku verilmiş, tatlı, bir tür şarap

VİDALA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Çanta ve ayakkabı yapılan tabaklanmış dana derisi

VİDOLU

  1. [sıfat] Vido ile oynanan
    • "Vidolu bezik partisi."

VARAKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Varak
    • "Vazife esnasında hakaret diye zabıt varakası tutabilirdi." (Aka Gündüz)

VURGUN

  1. [isim] Kolayca ve haksız ele geçen kazanç
    • "İkinci Dünya Savaşı yıllarında Harun'un paralarını kullanarak vurduğu vurgunlarla bugünkü mertebesine ulaşmıştır belki." (Atilla İlhan)
  2. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar
    • "Dolu vurgunu elma."
  3. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm
  4. [sıfat] Silahla yaralanmış olan
  5. [sıfat] Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık
    • "Onun da kendisine vurgun olduğuna gönülden inanmaktadır." (Tarık Buğra)

VOLTAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gerilim

VİZYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Görünüm
  2. Ülkü
  3. Gösterim
  4. Geniş görüş, ileri görüş

VİCAHİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yüz yüze olan veya yapılan
    • "Dostluğumuz gıyabi idi, bu kez vicahiye çevirdik." (Melih Cevdet Anday)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü