Başında v olan 4 harfli 41 kelime var. V harfi ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işi yerine getirmek için verilen söz
    • "Son seçimleri yeni nükleer güç santralleri açmak vaadi yüzünden kaybetmiş." (Haldun Taner)

VEYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [bağlaç] Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut
    • "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım." (Burhan Felek)
  2. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz
    • "Sen, ben veya başka birileri."

VAMP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Erkek peşinde koşan kadın, serüvene düşkün kadın

VALS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bazı besteciler tarafından yalnızca çalınmak için hazırlanmış beste türü
    • "Bu tatlı gidişlerinde Selanik'te vals etmeyi de öğrenmişti." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Bir tür salon dansı
  3. Bu dansın müziği
    • "Vals çalınırsa dördüncü dansı bir ihtiyara lütfeder misiniz?" (Halide Edip Adıvar)

VEBA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hasta farelerden insana geçen bir mikrobun oluşturduğu bulaşıcı, öldürücü bir hastalık, taun
  2. Bazı hayvan hastalıkları
    • "Sığır vebası. Domuz vebası."

VİRT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dinî bir sözü sürekli tekrarlama
  2. Çok tekrarlama, diline dolama

VURU

  1. [isim] Kalbin, gevşeyip kasılmasından ileri gelen kımıldanışı, vuruş

VADİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak
    • "Vadinin hemen kıyı başında idi ve çevresinde beş karaltı vardı." (Tarık Buğra)
    • "Musahabe bu vadiye dökülünce tekrar karışmak ihtiyacını duydum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Alan, yol, tarz
    • "... münakaşa kızışınca lakırtıyı hemen meslek bakımından çok zararlı bir vadiye yani şahsiyata sürüklediklerini hatırlarız." (Burhan Felek)

VALİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir ilde devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi, ilbay
  2. Satrap

VİZE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bazı resmî kâğıtlara "görülmüştür" anlamında konulan işaret ve bu işareti koyma işi
  2. Ara sınav
  3. Bir ülkeye girmek veya bir ülkeden çıkmak için yetkili makamlardan alınması gerekli izin
    • "İçeriye girmen için vize mi bekliyorsun? İngiliz validenden izin mi gelecek?" (Refik Halit Karay)

VİDA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi

VAİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cami, mescit vb. yerlerde öğüt niteliğinde dinî konuşmalar yapan kimse, öğütçü
    • "Bir gün camide vaiz bir şey hikâye etmişti." (Abdülhak Şinasi Hisar)

VENA

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Toplardamar

VİRA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [zarf] Ara vermeksizin
    • "Vira söylüyor."
    • "Demiri vira edip açılmaya karar verdim." (Zeyyat Selimoğlu)
  2. [ünlem] Maçuna ve başka makinelerin çevrilmesi için verilen komut

VAHA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi

VOLE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Havadan gelen topa, futbolda sıçrayarak ayağın üstüyle, teniste raket ile vurma
    • "Nefis bir vole Hacettepe kalecisinin ellerinde sönüyor." (Haldun Taner)

VOLİ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Balıkçı kayıklarının balıkları çevirmek için denize fırdolayı ağ salmaları
  2. Vurgun, kazanç, kâr
    • "Öyle bir voli çevir ki hem senin hem de bizim işimize yarasın." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

VAKİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Olan, olmuş
    • "Kişinin, resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da ... devletçe tazmin edilir." (Anayasa)

VAAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma
    • "Köylerde ne yapacağını sordu, anlattılar: Namaz kıldırmalı, vaaz etmeli..." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Nasrullah Camii'nde verdiği büyük siyasi vaaz bütün gönülleri fethetmişti." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Bir kimseye kalbini yumuşatacak, kendisini doğruluğa, iyiliğe götürecek biçimde söz söyleme

VALF

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Vana

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü