Başında uğu olan 30 kelime var. Uğu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde uğu olan kelimeler listesine ya da sonu uğu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında uğu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
UĞURLANABİLMEK, UĞURLAYABİLMEK
UĞURLANABİLME, UĞURLAYABİLME
UĞULTUSUZLUK
UĞURLANMAK, UĞURSUZLUK
UĞULDAMAK, UĞULDAYIŞ, UĞULTUSUZ, UĞURLAMAK, UĞURLANIŞ, UĞURLANMA, UĞURLAYIŞ, UĞURLUDAĞ, UĞURLULUK, UĞURSAMAK, UĞURSUZCA
UĞULDAMA, UĞULTULU, UĞURLAMA, UĞURSAMA
UĞUNMAK, UĞURLUK, UĞURSUZ
UĞULTU, UĞUNMA, UĞURLU
UĞUR, UĞUT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UĞURLAYABİLMEK
- ...
- UĞURLANABİLMEK
- ...
- UĞURLANABİLME
- ...
- UĞURLAYABİLME
- ...
- UĞULTUSUZLUK
- ...
- UĞURLANMAK
-
-
[nsz]
Uğurlama işi yapılmak
- "Andelip, İstanbul'daki belli başlı hemşirelere yazılmış tavsiye mektuplarıyla kasabadan uğurlanır." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[nsz]
Uğurlama işi yapılmak
- UĞURSUZLUK
-
-
[isim]
Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet
- "Uğura, uğursuzluğa; berekete ve bereketsizliğe inanırdı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet
- UĞULDAYIŞ
- ...
- UĞULTUSUZ
-
-
[sıfat]
Uğultusu olmayan
-
[sıfat]
Uğultusu olmayan
- UĞURLULUK
- ...
- UĞURLANMA
-
-
[isim]
Uğurlanmak işi
-
[isim]
Uğurlanmak işi
- UĞURSUZCA
- ...
- UĞURLAMAK
-
-
[-i]
Gideni esenlik ve sevgi dilekleriyle geçirmek, selametle göndermek, teşyi etmek
- "Ev sahibi onları uğurladıktan sonra döndü." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Gideni esenlik ve sevgi dilekleriyle geçirmek, selametle göndermek, teşyi etmek
- UĞULDAMAK
-
-
[nsz]
Sürekli gürültülü, boğuk ve anlaşılmaz ses çıkarmak
- "Soğuk rüzgâr beni boğacak bir haydut gibi kulaklarımda uğuldayarak geçiyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
Beyinde, kulakta uğultu olmak
- "Gözlerim kararıyor, kulaklarım uğulduyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Sürekli gürültülü, boğuk ve anlaşılmaz ses çıkarmak
- UĞURLANIŞ
-
-
[isim]
Uğurlanma işi veya biçimi
-
[isim]
Uğurlanma işi veya biçimi
- UĞURLAYIŞ
-
-
[isim]
Uğurlama işi veya biçimi
-
[isim]
Uğurlama işi veya biçimi
- UĞURLUDAĞ
- ...
- UĞURSAMAK
-
-
[-i]
Herhangi bir olguyu veya nesneyi uğur saymak
-
[-i]
Herhangi bir olguyu veya nesneyi uğur saymak
- UĞURSAMA
-
-
[isim]
Uğursamak işi veya durumu
-
[isim]
Uğursamak işi veya durumu
- UĞULTULU
-
-
[sıfat]
Uğultusu olan, uğultu çıkaran
-
[sıfat]
Uğultusu olan, uğultu çıkaran