Sonunda ura olan 25 kelime var. URA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ura olan kelimeler listesine ya da başında ura olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MANİFATURA
BUJUMBURA, USKUNDURA
ARMADURA, KASATURA, SALAMURA
KAMBURA, KUNDURA, TAMBURA, TARTURA
ÇİPURA, FATURA, MASURA, MEZURA, NATURA, PAPURA, SABURA, USTURA
AURA, BURA, CURA, KURA, SURA, ŞURA, TURA
A R U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
RUA
2 Harfli Kelimeler
AR, RA, UR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MANİFATURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Fabrika yapımı her türlü kumaş, bez vb. dokuma
- "Manifatura dükkânı."
-
[isim]
Fabrika yapımı her türlü kumaş, bez vb. dokuma
- BUJUMBURA
- ...
- USKUNDURA
- ...
- ARMADURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha
-
[isim]
Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha
- KASATURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir çeşit bıçak
- "Haydi yürü, dedikçe kasaturanın sırtını da yapıştırıyordu." (Etem İzzet Benice)
-
[isim]
Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir çeşit bıçak
- SALAMURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su
-
Bu suyun içinde tutulmuş yiyecek
- "... meze tabağını hazırlamıştır bile... Başta sazan balığı, yumurtası ve salamurası." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Bu suyun içinde tutulmuş olan
- "Salamura balık."
-
[isim]
Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su
- KAMBURA
-
-
[isim]
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık
-
[isim]
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık
- TAMBURA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı
- "Gündüzleri öğleden sonra yatağından kalkarak tamburasını eline alıyordu." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı
- TARTURA
-
-
[isim]
Çıkrıkçı çarkı
-
[isim]
Çıkrıkçı çarkı
- KUNDURA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı
- "Kundurasının tahta ökçeleri, ıssız Babıali kaldırımlarına vurdukça bir çekiç sesiyle ötüyordu." (Peyami Safa)
-
[isim]
Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı
- FATURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası
- "O hengâmede, lokantanın faturası da ödenmemiş tabii..." (Çetin Altan)
- "Halktan yana olduğun için de çok güç bir fatura ödetirler." (Haldun Taner)
-
[isim]
Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası
- SABURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Gemi safrası
-
[isim]
Gemi safrası
- PAPURA
-
-
[isim]
İki çift öküzle çekilen ağır saban
-
[isim]
İki çift öküzle çekilen ağır saban
- NATURA
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
İnsanın yaradılış özelliği
- "Biraz da hastanın naturasını kollamadan ilaç yazar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
İnsanın yaradılış özelliği
- USTURA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tıraş için kullanılan, açılır kapanır, çok keskin bıçak, baş bıçağı, yülgü
- "Tayyar ile kalfaları tertemiz giyinmişler, boyuna ellerindeki yepyeni usturaları kılağılıyorlar." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[isim]
Tıraş için kullanılan, açılır kapanır, çok keskin bıçak, baş bıçağı, yülgü
- ÇİPURA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Karagöz balığına benzer, eti beyaz bir Akdeniz balığı (Aurata aurata)
- "Yarın İzmir'deyiz! Gelsin buz gibi arslan sütü, meze de çipura, dedi." (Halikarnas Balıkçısı)
-
[isim]
Karagöz balığına benzer, eti beyaz bir Akdeniz balığı (Aurata aurata)
- MEZURA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Terzilikte ölçü almak için kullanılan, genellikle 1,5 m uzunluğunda şerit metre, mezür
-
[isim]
Terzilikte ölçü almak için kullanılan, genellikle 1,5 m uzunluğunda şerit metre, mezür
- MASURA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Karton, tahta veya plastikten yapılan, üzerine şerit, iplik vb. sarılan koni veya silindir
-
Çeşme zıvanası
-
Bir akarsu ölçü birimi
-
[isim]
Karton, tahta veya plastikten yapılan, üzerine şerit, iplik vb. sarılan koni veya silindir
- KURA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme
- "Okulu bitirirken kurada Karaköse'yi çekince dağda taşta doya doya ata bineceği için seviniyordu." (Necati Cumalı)
-
[isim]
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme
- SURA
-
-
[isim]
Yumuşak ince bir tür ipekli kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış olan
-
[isim]
Yumuşak ince bir tür ipekli kumaş