Sonunda ur olan 6 harfli 50 kelime var. UR ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ur olan kelimeler listesine ya da başında ur olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANCUR

  1. [isim, hayvan bilimi] İzmarit balığının küçüğü
KALBUR

Kelime Kökeni: Arapça ġirbāl

  1. [isim] Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek
    • "Ahmet, bir kalbur kucaklamış, onu indiriyordu." (Fakir Baykurt)
ANAMUR

  1. [isim] Mersin iline bağlı ilçelerden biri
BONJUR

Kelime Kökeni: Fransızca bonjour

  1. [ünlem] “Günaydın, merhaba, iyi günler” anlamında kullanılan bir selamlaşma sözü
    • "Adam, odadan içeri bir fırtına gibi girdi, bonjur, dedi." (Nâzım Hikmet)
  2. [isim, eskimiş] Uzun siyah ceketle, çizgili pantolondan oluşan erkek giysisi
    • "Milâs'ın en iyi terzisine yaptırdığım bonjurumu giyerek memurlar arasına katılıyor, yaşlı başlı insanlardan ... akran muamelesi görüyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
MEŞHUR

Kelime Kökeni: Arapça meşhūr

  1. [sıfat] Bakınız ünlü
    • "Yeni Park Gazinosunda kasabanın meşhur karadut şerbetiyle beraber bir parça da içki içilir." (Reşat Nuri Güntekin)
BULGUR

  1. [isim] Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday
    • "Nisa kızım, şu tezgâhın altında bulgur çuvalı vardı, biraz bulgur kat da getir." (İbrahim Güzel)
  2. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar; ebebulguru
MENFUR

Kelime Kökeni: Arapça menfūr

  1. [sıfat] Bakınız tiksindirici
    • "Akşamları taraçada toplanan ev halkını gizli gizli tetkik ederken dedikoducu kadınları büsbütün menfur buluyordum." (Kemal Bilbaşar)
ÇARÇUR

  1. [isim] "Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
    • "Birikmiş parasını, elindeki sermayeyi çarçur etmesinden koruyabilmek için yine yalanlara başvuruyordu." (Necati Cumalı)
MESTUR

Kelime Kökeni: Arapça mestūr

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız gizli
ÇURÇUR

  1. [isim, hayvan bilimi] Lapina familyasından, eti pek sevilmeyen, küçük bir deniz balığı (Crenilabrus)
  2. [sıfat, mecaz] Bakınız önemsiz
    • "Selçuk'u bu çurçur işlerden daha ciddilerine, piyes yazımına ben ittim." (Haldun Taner)
MEZMUR

Kelime Kökeni: Arapça mezmūr

  1. [isim, eskimiş] Makamla okunan Zebur suresi
SANTUR

Kelime Kökeni: Farsça sentūr

  1. [isim, müzik] Kanuna benzeyen, tokmaklarla çalınan bir tür telli çalgı
    • "Saz takımında cızgara denilen ensiz, dikdörtgen bir kemanla santur da yer alır." (Salâh Birsel)
SUNGUR

  1. [isim] Doğana benzeyen, yırtıcı, avcı kuş
TAMBUR

Kelime Kökeni: Arapça ṭanbūr

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinin başlıca çalgılarından biri olan, yay veya mızrapla çalınan, uzun saplı, telli çalgı
    • "Eczacı İhsan Bey'in tamburundan ağır tınlamalı birtakım sesler geliyordu." (Attilâ İlhan)
MEZKUR

Kelime Kökeni: Arapça meẕkūr

  1. [sıfat, eskimiş] Adı geçen, anılan, sözü edilen, zikredilen, zikrolunan
    • "Mezkûr evi de kiraya vermiştim." (Sait Faik Abasıyanık)
ŞAHTUR

  1. [isim, denizcilik] İnce donanma gemilerinden biri
ABAJUR

Kelime Kökeni: Fransızca abat-jour

  1. [isim] Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi
    • "Sofranın üzerindeki lambanın kırmızı abajurundan süzülen ziya içinde iri mavi gözleriyle, kumral saçlarıyla harikulade güzel görünüyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba
    • "Etajerin sağında bir telefon, ortasında bir heykel, solunda bir abajur." (Necip Fazıl Kısakürek)
DÜSTUR

Kelime Kökeni: Arapça dustūr

  1. [isim] Genel kural
  2. [eskimiş] Yasaları içine alan kitap
DİSKUR

Kelime Kökeni: Fransızca discours

  1. [isim] Nutuk verme
MENSUR

Kelime Kökeni: Arapça mens̱ūr

  1. [isim, eskimiş, edebiyat] Bakınız düzyazı
    • "Manzum teliflerim ve mensur tercümelerimle Türk sahnesine ettiğim hizmetin hakikaten bir değeri var mı?" (Halit Fahri Ozansoy)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü