Başında ufa olan 16 kelime var. UFA ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ufa olan kelimeler listesine ya da sonu ufa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

UFALANMAK, UFALAYICI

8 Harfli Kelimeler

UFALAMAK, UFALANMA, UFALTMAK, UFARAKÇA

7 Harfli Kelimeler

UFAKLIK, UFALAMA, UFALMAK, UFALTMA

6 Harfli Kelimeler

UFACIK, UFAKÇA, UFAKLI, UFALMA, UFARAK

4 Harfli Kelimeler

UFAK


Kelime bulma makinesi

A F U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AF, FA, UF

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UFALANMAK

  1. [nsz] Ufalama işi yapılmak, ufak parçalara ayrılmak

UFALAYICI

  1. [sıfat] Ufalama işini yapan
  2. [isim] Pis suda bulunan iri maddelerin ufalanmasını sağlayan alet

UFALTMAK

  1. [-i] Büyük olan bir şeyi daha küçük duruma getirmek, küçültmek

UFALAMAK

  1. [-i] Kırarak, ovarak veya ezerek ufak parçalara ayırmak

UFARAKÇA

  1. [sıfat] Oldukça ufak veya küçük

UFALANMA

  1. [isim] Ufalanmak işi

UFALMAK

  1. [nsz] Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek
    • "Ne söyleyeceğimi şaşırmış, bir sandalyenin ucunda gittikçe ufalarak oturdum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Büzülmek, küçülmek

UFAKLIK

  1. [isim] Ufak olma durumu
  2. Küçük çocuk
  3. Bozuk para
  4. [ünlem] Çocuklar için kullanılan bir seslenme sözü
  5. Bit

UFALAMA

  1. [isim] Ufalamak işi

UFALTMA

  1. [isim] Ufaltmak işi

UFALMA

  1. [isim] Ufalmak durumu

UFACIK

  1. [sıfat] Çok ufak, küçücük
    • "Ufacık, minyatür bir yüzü, aynı ufaklıkta vücudu vardı." (Sait Faik Abasıyanık)

UFAKLI

  1. [sıfat] İçinde ufak taneler bulunan

UFARAK

  1. [sıfat] Biraz ufak
    • "Kara ve pos bıyıklar bu kuru ve ufarak yüzü karanlıklar içinde bırakıyordu." (Peyami Safa)

UFAKÇA

  1. [sıfat] Oldukça ufak, ufarak

UFAK

  1. [sıfat] Boyutları normalden küçük
    • "Ufak ev."
  2. Yaşça daha küçük olan
    • "İki ufak çocuk konuşarak Fener'e doğru gidiyor." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Makam, derece bakımından geri olan
    • "Ufak bir memuriyet de olsa olurdu." (Orhan Kemal)
  4. Önemsiz, çok az
    • "Ufak bir ameliyatla yüzük kesilip alındı." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü