Sonunda u olan 8 harfli 176 kelime var. U harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde u harfi olan kelimeler listesine ya da başında u harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DEDİKODU
-
-
[isim]
Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşma; kov (I), gıybet, kılükal, laf
- "Gazeteler birazcık kendilerini tutmasalar bütün sayfalar dedikodu yazılarıyla dolar."
-
[isim]
Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan konuşma; kov (I), gıybet, kılükal, laf
- KOLTUKLU
-
-
[sıfat]
Kol dayayacak yeri olan
- "Koltuklu sandalye."
-
[sıfat]
Kol dayayacak yeri olan
- SOYGUNCU
-
-
[isim]
Soygun yapan kimse
- "Ülke, soyguncusuz olmaz ve de olmamıştır ama sultanı güçlüyse soyguncuyu bulur, tutar, keser başını, yağmaladığı malı tüccara geri verir."
-
[isim]
Soygun yapan kimse
- ZAKKUMLU
-
-
[sıfat]
Zakkumun zehri bulaşmış
-
[mecaz]
Acı veya üzüntü veren
- "Bir anda zakkumlu bir yumruk tıkandı boğazıma."
-
[sıfat]
Zakkumun zehri bulaşmış
- GLİKOZLU
-
-
[sıfat]
İçinde glikoz bulunan
-
[sıfat]
İçinde glikoz bulunan
- KURUTUCU
-
-
[isim]
Nemi, ısı veya hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan maddeleri kurutan alet
- "Çamaşır kurutucusu. Saç kurutucusu."
-
Boya ve parlatıcıların çabuk kurumalarını sağlamak amacıyla içlerine katılan madde
-
[isim]
Nemi, ısı veya hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan maddeleri kurutan alet
- KUYRUKÇU
-
-
[isim, felsefe]
Sorgulamadan bir kişinin, düşüncenin vb.nin peşinden giden (kimse)
-
[isim]
Çobanın yardımcısı
- "Bağın kenarındaki büyük kayanın önünde güneşlenen kuyrukçu Kör Ahmet’in yanına yaklaştı."
-
[isim, felsefe]
Sorgulamadan bir kişinin, düşüncenin vb.nin peşinden giden (kimse)
- KARBONLU
-
-
[sıfat]
Birleşiminde karbon bulunan
-
[sıfat]
Birleşiminde karbon bulunan
- TAYLORCU
-
-
[sıfat, toplum bilimi]
Taylorculuk yöntemini benimseyen
-
[sıfat, toplum bilimi]
Taylorculuk yöntemini benimseyen
- KARPUZSU
-
-
[sıfat]
Karpuzu andıran, karpuza benzeyen, karpuz gibi; karpuzumsu
-
[sıfat]
Karpuzu andıran, karpuza benzeyen, karpuz gibi; karpuzumsu
- KARPUZCU
-
-
[isim]
Karpuz yetiştiren veya satan kimse
- "Karpuzcunun sesi camları sarsıyor."
-
[isim]
Karpuz yetiştiren veya satan kimse
- KAUÇUKLU
-
-
[sıfat]
Kauçukla kaplanmış veya birleşiminde kauçuk olan
-
[sıfat]
Kauçukla kaplanmış veya birleşiminde kauçuk olan
- SUNTURLU
-
-
[sıfat]
Aşırı derecede olan
- "Çorbaya herkesten önce daldığı için annesinden sunturlu bir azar işitiyor."
-
[ağızlardan]
Bakınız gösterişli
- "Nasıl, şimdi sizin falcıların içinde de böyle sunturlusu var mı?"
-
[sıfat]
Aşırı derecede olan
- TOPLUMCU
-
-
[isim, toplum bilimi]
Toplumculuktan yana olan kimse veya görüş; sosyalist
- "Toplumcu bir görüş, insanı bütün yanlarıyla ele almak zorundadır."
-
[isim, toplum bilimi]
Toplumculuktan yana olan kimse veya görüş; sosyalist
- DOĞRULTU
-
-
[isim]
Bakınız yön
- "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."
-
Tutulan, izlenen yol
-
[matematik]
Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum
- "Düz gittiği veya geldiği düşünülen bir okun uzayda kalan izi, okun doğrultusunu gösterir."
-
[matematik]
Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol; istikamet
-
[isim]
Bakınız yön
- BONCUKLU
-
-
[sıfat]
Boncuğu olan, boncukla süslenmiş
- "Boncuklu kapıyı şıkırdatarak eczaneye girdi."
-
[sıfat]
Boncuğu olan, boncukla süslenmiş
- KURŞUNLU
-
-
[sıfat]
İçinde kurşun elementi bulunan
- "Kurşunlu antimon."
-
Kurşunlanmış olan
-
Kubbesi kurşunla örtülü
- "Kurşunlu cami."
-
[sıfat]
İçinde kurşun elementi bulunan
- SIÇANOTU
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız arsenik
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız arsenik
- DOYURUCU
-
-
[sıfat]
Doyurma özelliği bulunan
-
[mecaz]
Bakınız inandırıcı
- "Soruma doyurucu bir cevap veremediniz."
-
[sıfat]
Doyurma özelliği bulunan
- RİZİKOLU
-
-
[sıfat]
Rizikosu olan
- "Bir de sac ekmek olayı var ki çok rizikoludur."
-
[sıfat]
Rizikosu olan