Sonunda u olan 5 harfli 127 kelime var. U harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde u harfi olan kelimeler listesine ya da başında u harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAKTU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kesilmiş, kesik
  2. Kesin olarak değeri biçilmiş
  3. Ölçü ile satılmayan, götürü

COŞKU

  1. [isim] Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu
    • "Coşku ile giriştiği işten, uykuda pişman olabilirdi." (Haldun Taner)
  2. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan
    • "Gençlerin coşkusu coşkuda kalıyor, yaratıcı bir tutarlığa bir türlü dönüşemiyordu." (Çetin Altan)
  3. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu
  4. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan

SUNGU

  1. [isim] Bir büyüğe sunulan armağan
  2. Bir tanrıya veya tapınağa yapılan bağış

DOĞRU

  1. [sıfat] Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
    • "Onun yaptıklarını doğru buluyor musunuz?"
    • "Çocuğun dediği doğru çıktı. Ana kız otelden gittiler." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Doğru doğru dosdoğru, bu işi yapan odur."
  2. Gerçek, yalan olmayan
    • "Doğru haber."
  3. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun
    • "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur." (Aka Gündüz)
  4. [isim] Gerçek, hakikat
    • "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz." (Nurullah ataç)
  5. [isim] İki nokta arasındaki en kısa çizgi
    • "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."
  6. [zarf] Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde
    • "Çocuk doğru okudu."
  7. [zarf] Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca
  8. [zarf] Yakın, yakınlarında
    • "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu." (Falih Rıfkı Atay)
  9. [edat] Karşı yönünce
    • "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü." (Sait Faik Abasıyanık)
  10. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu

TURŞU

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
    • "Bütün gün çocukların peşinde koşmaktan turşusu çıkmış ihtiyar lalanın karanlık bir köşede horladığı işitiliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Bir kısmetin çıkar çıkmaz seni vereceğiz. Turşunu kuracak değiliz ya!" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Pazartesi günleri üst üste iki dersi olduğundan salıları turşuya dönüyordu." (Haldun Taner)
  2. [sıfat] Bitkin, yorgun
    • "Portakalların turşusu çıkmış."

YUMRU

  1. [isim] Yuvarlak, şişkin şey
    • "Alnında bir yumru var."
  2. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde
    • "Patates nişastalı bir yumrudur."
  3. [sıfat] Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli
    • "Yumru yanaklı bir çocuk."
  4. [sıfat] Eğri büğrü, çarpık, engebeli, yamru yumru

MUTÇU
...
MEŞBU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Dolmuş, dolu
  2. Doymuş

VURGU

  1. [isim] Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan

DOYGU

  1. [isim] Yaşamayı sağlayacak besin, rızık

HAPŞU

  1. [ünlem] Hapşırırken çıkan ses

KUMSU

  1. [sıfat] Kumu andıran, kuma benzeyen, kum gibi

GÜRSU
...
İPUCU

  1. [isim] İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare
    • "Elimizde tek ipucu elbisesini diken terzi." (Atilla İlhan)

TUZLU

  1. [sıfat] Tuzu olan
    • "Dudaklarımda Boğaz havasının tuzlu lezzetiyle uyandım." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Bu eğlenti bize biraz tuzluya mal oldu." (Ercüment Ekrem Talu)
    • "... kendisine tuzluya patlamıştı." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Yapılışında tuz bulunan, tuzu çok olan
    • "Bu yemek tuzlu olmuş."
  3. Çok pahalı

PULCU

  1. [isim] Pul satan kimse
  2. Pul derleyen veya derleyenlere pul satan kimse, pul koleksiyoncusu

TOYCU

  1. [isim] Toy veren kimse, düğüncü

SOLCU

  1. Sol görüşlü partilerin yandaşı olan (kimse)

TUTKU

  1. [isim] İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras
  2. Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç

OLURU

  1. [isim] Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat
  2. Bir işin yapılabilmesini sağlayacak çıkar yol

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü