Sonunda u olan 5 harfli 127 kelime var. U harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde u harfi olan kelimeler listesine ya da başında u harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇOKÇU
-
-
[sıfat, felsefe]
Çokçuluk öğretisini benimseyen; plüralist
- "Çokçu izlenime karşın epeyce yalınlaştırılmış bir sayım bu gene de."
-
[sıfat, felsefe]
Çokçuluk öğretisini benimseyen; plüralist
- YORTU
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
-
[isim]
Hz. İsa'nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
- EKOLU
-
-
[sıfat]
Bakınız yankılı
-
[sıfat]
Bakınız yankılı
- KONDU
-
-
[isim]
Bakınız gecekondu
- "Bir kondum vardı, onu sattım ve yarışmaya katılmak için buraya geldim."
-
[isim]
Bakınız gecekondu
- MUYLU
-
-
[isim, teknik]
Başka bir parça için dönme ekseni görevini yapan, silindir biçiminde parça
-
Bir milin yatağında dönmesini sağlayan bölüm
-
Bir top namlusunun iki yanına tutturulan miller
-
[isim, teknik]
Başka bir parça için dönme ekseni görevini yapan, silindir biçiminde parça
- TORTU
-
Kelime Kökeni: Farsça durdī
-
[isim, kimya]
Bakınız çökelti
- "Gün iyiden iyiye ışıdı artık, tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık."
-
[mecaz]
Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı
-
[mecaz]
Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri
-
[mecaz]
Bakınız kalıntı
- "Baş ağrısı ile kalkmanız da olası. Her eğlencenin o kadar tortusu olacak artık."
-
[isim, kimya]
Bakınız çökelti
- PULLU
-
-
[sıfat]
Üzerine pul yapıştırılmış
- "Pullu dilekçe."
-
Üzerine pul işlenmiş
- "Pullu gece elbisesi."
-
Pulu olan
- "Pullu cıvata. Pullu balık."
-
[sıfat]
Üzerine pul yapıştırılmış
- PULCU
-
-
[isim]
Pul satan kimse
-
Pul derleyen veya derleyenlere pul satan kimse; pul koleksiyoncusu, filatelist
-
[isim]
Pul satan kimse
- PULSU
-
-
[sıfat]
Pula benzeyen, pul gibi olan
-
[sıfat]
Pula benzeyen, pul gibi olan
- KURGU
-
-
[isim]
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç; anahtar
-
Zembereğin kurulmuş olma durumu
- "Saatin kurgusu bitmiş."
-
Bir işe hazırlamak için yapılan telkin
- "Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu."
-
[edebiyat]
Bakınız çatı
-
[felsefe]
Uygulamaya geçmeyen, sadece bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma; spekülasyon
-
[sinema, televizyon]
Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir uyum ve anlam bütünlüğü sağlayarak birleştirme; montaj
-
[sinema, televizyon]
Gerçek olmayan olay ve kahramanlardan oluşan eser
-
[isim]
Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç; anahtar
- YOKÇU
-
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız nihilist
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız nihilist
- HAPŞU
-
-
[isim]
Hapşırırken çıkan ses
-
[isim]
Hapşırırken çıkan ses
- COŞKU
-
-
[isim]
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu
- "Vali'nin hızı ve coşkusu yanındakilere de bulaşıcı bir hastalık gibi sirayet ediyordu."
-
Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan; çalkantı, galeyan
- "Gençlerin coşkusu coşkuda kalıyor, yaratıcı bir tutarlığa bir türlü dönüşemiyordu."
-
[ruh bilimi]
Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu
-
[felsefe]
Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi; heyecan
-
[isim]
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu
- KOLCU
-
-
[isim]
Bakınız muhafız
- "Eski omuzdaşları gibi ne kahve ne kuşçu dükkânı açmaya ne kolcu yazılmaya ne de gazete müvezziliğine tenezzül etti."
-
[eskimiş]
Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse
- "Kolcuya hizmetçi ısmarladık."
-
[isim]
Bakınız muhafız
- UÇUCU
-
-
[sıfat]
Uçma yeteneği veya özelliği olan; tayyar
-
Düşük sıcaklıkta hızla buharlaşma özelliği olan
-
Uçak kullanma yeteneği olan
- "Mezun olan subaylardan uçuculuk muayenesini kazananlar uçucu pilot subay olurlar."
-
[isim]
Bakınız pilot
-
[sıfat]
Uçma yeteneği veya özelliği olan; tayyar
- MUTLU
-
-
[sıfat]
Yaşadıklarından veya karşılaştıklarından dolayı hoşnutluk içinde bulunan; ongun (I), saadetli, bahtiyar, berhudar, hümayun, mesut
- "Beni orada sıcak bir yuva, huzurlu konuklar, mutlu bir kadın bekliyor."
-
Mutluluk veren
- "Mutlu bir olay."
-
[sıfat]
Yaşadıklarından veya karşılaştıklarından dolayı hoşnutluk içinde bulunan; ongun (I), saadetli, bahtiyar, berhudar, hümayun, mesut
- MUTÇU
-
-
[sıfat, felsefe]
Mutçuluk öğretisini benimseyen; evdemonist
-
[sıfat, felsefe]
Mutçuluk öğretisini benimseyen; evdemonist
- SUÇLU
-
-
[sıfat]
Suç işlemiş, suçu olan (kimse); mücrim
- "Suçluların ani, delice hareketleri gizli kalabilirdi."
-
[sıfat]
Suç işlemiş, suçu olan (kimse); mücrim
- ZORGU
-
-
[isim, ruh bilimi]
Kişinin eğilimi ve isteğine uymayan iş ve davranışlara zorlanması veya bu özellikteki davranışları göstermesi
-
[isim, ruh bilimi]
Kişinin eğilimi ve isteğine uymayan iş ve davranışlara zorlanması veya bu özellikteki davranışları göstermesi
- MESMU
-
Kelime Kökeni: Arapça mesmūʿ
-
[sıfat, eskimiş]
İşitilmiş, duyulmuş olan
-
[sıfat, eskimiş]
İşitilmiş, duyulmuş olan