Sonunda u olan 4 harfli 88 kelime var. U harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde u harfi olan kelimeler listesine ya da başında u harfi olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAPU
-
-
[isim, hukuk]
Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge
-
Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş
-
[isim, hukuk]
Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge
- EKRU
-
Kelime Kökeni: İngilizce ecru
-
[isim]
Krem rengine yakın beyaz
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Krem rengine yakın beyaz
- BURU
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sancı
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız sancı
- DUYU
-
-
[isim]
İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği; his
- "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."
-
[isim]
İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği; his
- DURU
-
-
[sıfat]
Bulanıklığı olmayan; berrak
-
Pürüzsüz olan (ten)
- "Bu, duru beyaz tenli ve kıpkızıl dudaklı bir körpe Rus kızıydı."
-
[mecaz]
Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.)
- "Böyle duru bir mantık karşısında akan sular duruyordu."
-
[sıfat]
Bulanıklığı olmayan; berrak
- OLDU
-
- OLTU
-
-
[isim]
Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Erzurum iline bağlı ilçelerden biri
- KUTU
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap
- "Enfiyesini, üstü mineli bir kutudan çekerdi."
-
[sıfat]
Bu kabın alabildiği miktarda olan
- "Tam bir kutu çorabı tıkıştırdılar koltuğumun altına."
-
Elektrik veya telefon tellerinin toplanıp bağlandığı kap
-
[mecaz]
Bir kimsede, bir yerde, bir şeyde iyi veya kötü bir özelliğin fazlalığını belirten bir söz
- "Akıl kutusu. Fesat kutusu."
-
[isim]
İnce tahta, mukavva, teneke, plastik vb.nden yapılmış, genellikle kapaklı kap
- KUĞU
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Perde ayaklılardan, yaban ve evcil türleri bulunan, çok uzun ve kıvrık boyunlu, geniş gagalı, geniş kanatlı bir su kuşu (Cygnus olor)
-
[isim, hayvan bilimi]
Perde ayaklılardan, yaban ve evcil türleri bulunan, çok uzun ve kıvrık boyunlu, geniş gagalı, geniş kanatlı bir su kuşu (Cygnus olor)
- KUZU
-
-
[isim]
Koyun yavrusu
- "Belki beş kuzunun derisinden yapılmış, siyah bir kalpak."
-
Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze
-
Yazma kitaplarda sayfa kenarına çizilmiş içi işlenmiş cetvelin yakınına çekilen tek çizgi
-
Bir kerpicin yarısı büyüklüğünde kerpiç
-
[mecaz]
Bakınız yavru
- "Anasının kuzusu."
-
Bir meyve, sebze veya ekmeğin kendisine yapışık olarak çıkan küçüğü
-
[argo]
Deneyimsiz, toy kimse
-
[isim]
Koyun yavrusu
- UYGU
-
-
[isim]
Bakınız uygulama
- "Ancak uygu alanında bu amaca göre işlenemediği için Kayseri Köy Öğretmen Okulu 1932’de, Denizli’deki de 1933’te kapatıldı."
-
İki veya daha fazla şey arasındaki uygunluk ilgisi
-
[müzik]
Aynı anda işitilen iki veya daha çok ses
- "Fakat armonilere esas olan malzemeyi ‘uygu’ denilen muayyen ses takımları teşkil ederken kontrpuanda malzeme bilakis münferit notalardır."
-
[isim]
Bakınız uygulama
- UYDU
-
-
[isim, gök bilimi]
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen; peyk
- "Ay, yerin uydusudur."
-
Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genellikle kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç
-
[sıfat, mecaz]
İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse)
-
[isim, gök bilimi]
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen; peyk
- KULU
-
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Konya iline bağlı ilçelerden biri
- UÇLU
-
-
[sıfat]
Ucu olan, ucu çıkan
- "Bu iki uçlu davanın ise bence bir tek hedefi vardı."
-
[ağızlardan]
Filtreli (sigara)
-
[sıfat]
Ucu olan, ucu çıkan
- İGLU
-
Kelime Kökeni: İngilizce igloo
-
[isim]
Çoğunlukla kar bloklarından kubbe biçiminde yapılan ve yalnızca Mackenzie Irmağı deltası ile Labrador arasında kalan bölgede rastlanan Eskimo kulübesi
-
[isim]
Çoğunlukla kar bloklarından kubbe biçiminde yapılan ve yalnızca Mackenzie Irmağı deltası ile Labrador arasında kalan bölgede rastlanan Eskimo kulübesi
- KURU
-
-
[sıfat]
Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı
- "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."
-
Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan (yer)
- "Kuru çöl. Kuru tepeler."
-
Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı
- "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."
-
Canlılığını yitirmiş (bitki)
- "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"
-
Salgısı olmayan
- "Kuru öksürük. Kuru egzama."
-
Döşenmemiş, çıplak
- "Salih Reis, dört kuru duvardan ibaret fukara kapısından gördüğü mavi denize baka baka ölmek istiyordu."
-
Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek)
- "Kuru çayla karın doyar mı?"
-
[mecaz]
Etkisi ve sonucu olmayan
- "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."
-
[mecaz]
Bakınız sıska
-
[mecaz]
Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze
- "Kuru, zevksiz bir hayat."
-
[mecaz]
Akıcı olmayan, duygudan yoksun
- "Kuru bir anlatım."
-
[isim]
Bakınız kuru fasulye
-
[sıfat]
Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı
- SAGU
-
Kelime Kökeni: Malezyaca
-
[isim]
Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde; Hint irmiği
-
[isim]
Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde; Hint irmiği
- EBRU
-
Kelime Kökeni: Farsça ebrī
-
[isim]
Kâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süs
-
Kitap ve defter kaplarında, levhalarda kullanılmak üzere boya ile mermer damarları gibi renkli dalgalar yapılarak süslenmiş kâğıt
-
[isim]
Kâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süs
- ALPU
-
-
[isim]
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri
- UNLU
-
-
[sıfat]
İçinde un bulunan, unla yapılmış
-
[sıfat]
Una bulanmış
-
[sıfat]
İçinde un bulunan, unla yapılmış