Sonunda tılı olan 66 kelime var. TILI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tılı olan kelimeler listesine ya da başında tılı olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAĞLANTILI, ÇALKANTILI, ÇARPINTILI, ÇIRPINTILI, KIŞKIRTILI, SALLANTILI, ŞANGIRTILI, SAPLANTILI, SARSINTILI, ŞINGIRTILI, TANGIRTILI
AYRINTILI, BAĞINTILI, ÇAĞILTILI, ÇAKINTILI, ÇATIRTILI, CAYIRTILI, CAZIRTILI, ÇIKINTILI, CIVILTILI, CIZILTILI, CIZIRTILI, FIŞIRTILI, GACIRTILI, GICIRTILI, HAŞIRTILI, HIRILTILI, HIŞILTILI, HIŞIRTILI, KABARTILI, KASINTILI, KAŞINTILI, KAZINTILI, KIMILTILI, KIPIRTILI, KIRINTILI, KISINTILI, KIZARTILI, KIZILTILI, MIRILTILI, PARILTILI, PATIRTILI, PIRILTILI, SAKINTILI, ŞAKIRTILI, SALINTILI, SAPINTILI, ŞARILTILI, SIKINTILI, ŞIKIRTILI, SIZINTILI Devamını Görüntüle
ABARTILI, AKINTILI, DONATILI, IŞILTILI, ORANTILI
TARTILI
ALTILI, BATILI, ÇATILI, YATILI
ATILI
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞLANTILI
-
-
[sıfat]
Düşünceler, olaylar, nesneler vb. arasında bağlantı veya ilgi bulunan; irtibatlı, rabıtalı, angajmanlı
-
Düşünce, olay ve nesnelerle bağlantısı olan; irtibatlı, rabıtalı
-
Birbiri ardınca olan
- "Bağlantılı uçuş."
-
[sıfat]
Düşünceler, olaylar, nesneler vb. arasında bağlantı veya ilgi bulunan; irtibatlı, rabıtalı, angajmanlı
- SAPLANTILI
-
-
[sıfat]
Saplantısı olan; sabit fikirli
-
[sıfat]
Saplantısı olan; sabit fikirli
- ŞANGIRTILI
-
-
[sıfat]
Şangırtısı olan, şangırtı sesi çıkaran
- "Sokağa çıkar çıkmaz ıhlamur ve nane gibi kokan, ılık, cam lifinden yapılmış gibi şangırtılı bir yağmur."
-
[sıfat]
Şangırtısı olan, şangırtı sesi çıkaran
- ÇALKANTILI
-
-
[sıfat]
Çalkantısı olan
- "Dar boğazda deniz gece gündüz çalkantılıdır."
-
[mecaz]
Düzensiz, karmakarışık
- "Oldukça çalkantılı günler geçirdi, isteklerinin çoğunu gerçekleştirecek zaman bulamadı."
-
[sıfat]
Çalkantısı olan
- SALLANTILI
-
-
[sıfat]
Sallantısı olan
- "Arabanın sallantılı uğultusunda damarlarının atışını duyuyorsun."
-
[sıfat]
Sallantısı olan
- ÇARPINTILI
-
-
[sıfat]
Heyecanlı, telaşlı
- "Zavallı Ayşe Hanım, çarpıntılı hatun."
-
[sıfat]
Heyecanlı, telaşlı
- KIŞKIRTILI
-
-
[sıfat]
Kışkırtılmış olan
-
[sıfat]
Kışkırtılmış olan
- TANGIRTILI
-
-
[sıfat]
Tangırtısı olan; gürültülü
-
[sıfat]
Tangırtısı olan; gürültülü
- ÇIRPINTILI
-
-
[sıfat]
Ufak ve oynak dalgalı (deniz)
-
[tıp]
Çırpıntısı olan
-
[sıfat]
Ufak ve oynak dalgalı (deniz)
- SARSINTILI
-
-
[sıfat]
Sarsıntısı olan
-
[sıfat]
Sarsıntısı olan
- ŞINGIRTILI
-
-
[sıfat]
Şıngırtı sesi çıkaran
- "Ayağında sandaletler ve şıngırtılı bir halhal vardı."
-
[sıfat]
Şıngırtı sesi çıkaran
- VIZILTILI
-
-
[sıfat]
Vızıltısı olan
-
Vızıltı sesi çıkaran
- "Yüzlerce sinek, arı konup kalkıyor, birkaç vızıltılı daire dönüşünden sonra hortumlarını, iğnelerini dutların ballı etlerine batırıyorlardı."
-
[sıfat]
Vızıltısı olan
- KIRINTILI
-
-
[sıfat]
Kırıntısı olan, kırıntılardan oluşmuş
-
[sıfat]
Kırıntısı olan, kırıntılardan oluşmuş
- HIRILTILI
-
-
[sıfat]
Hırıltı çıkaran, hırıltısı olan; harharalı
- "Kapıda, çiğ boyalı bir kadın başı resmini göstererek hırıltılı bir kahkaha attı."
-
[sıfat]
Hırıltı çıkaran, hırıltısı olan; harharalı
- SIKINTILI
-
-
[sıfat]
Sıkıntısı olan; bungun, bunlu, kasavetli
-
Sıkıntı veren; çileli (I), sancılı, mukassi
- "Sıkıntılı, heyecanlı günler yaşıyoruz fakat endişeli değiliz, korkmuyoruz."
-
[sıfat]
Sıkıntısı olan; bungun, bunlu, kasavetli
- ÇAĞILTILI
-
-
[sıfat]
Çağıltısı olan
- "An olur, çağıltılı bir dere kenarında saz / Kuş cıvıltıları"
-
[sıfat]
Çağıltısı olan
- ŞARILTILI
-
-
[sıfat]
Şarıltısı olan
-
[sıfat]
Şarıltısı olan
- KIZILTILI
-
-
[sıfat]
Kızıltısı olan
- "Bu kızıltılı alaca karanlık içinde kazan dairesinden çıkan ateşçi, bileklerinin ucunda birdenbire kocamanlaşan ellerinin tersiyle alnını siliyor."
-
[sıfat]
Kızıltısı olan
- PATIRTILI
-
-
[sıfat]
Patırtısı olan
- "Tam o sırada sakin suların içinden patırtılı bir motor sesi geldi."
-
[sıfat]
Patırtısı olan
- KISINTILI
-
-
[sıfat]
Kısıntı yapılan
- "Ama insan kısıntılı yaşamaya alışırsa..."
-
[sıfat]
Kısıntı yapılan