Sonunda tülü olan 12 kelime var. TÜLÜ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tülü olan kelimeler listesine ya da başında tülü olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

GÜMBÜRTÜLÜ

9 Harfli Kelimeler

BAŞÖRTÜLÜ, BÖLÜNTÜLÜ, DÖKÜNTÜLÜ, DÜŞÜNTÜLÜ, GÖRÜNTÜLÜ, GÜRÜLTÜLÜ, ÜRKÜNTÜLÜ

8 Harfli Kelimeler

ÜZÜNTÜLÜ

6 Harfli Kelimeler

ÖRTÜLÜ

5 Harfli Kelimeler

ÜTÜLÜ

4 Harfli Kelimeler

TÜLÜ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tülü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

L T Ü Ü

4 Harfli Kelimeler

TÜLÜ

3 Harfli Kelimeler

TÜL, ÜTÜ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜMBÜRTÜLÜ

  1. [sıfat] "Gümbürtü" sesi çıkaran
    • "Gerilimli, gümbürtülü bir dönem yaşıyordum." (Çetin Altan)
GÜRÜLTÜLÜ

  1. [sıfat] Gürültüsü olan; tangırtılı
    • "Dışarıdaki sofadan kalınlı inceli, gürültülü sesler işitildi." (Peyami Safa)
  2. Karışık olaylarla dolu
    • "Biz söz gelişi, ülkemizin özellikle kentlerinde çok gürültülü bir yaşam sürdürüyoruz, insancıllığımız ise kimi zaman laubalilik durumuna bile gelmektedir." (Melih Cevdet Anday)
ÜRKÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Ürküntü veren
GÖRÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Görüntüsü olan
BÖLÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Bölüntüsü olan
    • "Arnavutlar kendi aralarında daima bölüntülü ve mücadeleli kaldılar." (Şevket Süreyya Aydemir)
DÜŞÜNTÜLÜ

  1. [sıfat, felsefe] Bakınız kurgusal
DÖKÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Döküntüsü olan
    • "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..." (Çetin Altan)
  2. [tıp] Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık)
BAŞÖRTÜLÜ

  1. [sıfat] Başörtüsü olan
    • "Beyaz başörtülü hanımlar, hep büyük iyilik yükü taşıyorlar gibi ağır ve yavaştılar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
ÜZÜNTÜLÜ

  1. [sıfat] Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
  2. Üzüntü veren; üzünçlü
    • "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. [zarf] Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak; üzünçlü
    • "Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu." (Peyami Safa)
ÖRTÜLÜ

  1. [sıfat] Örtüsü olan
    • "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı." (Selçuk Erez)
  2. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
    • "Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü." (Ahmet Haşim)
  3. [mecaz] Gizli, saklı olan
  4. [zarf, mecaz] Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde; müphem
    • "Gerçi biraz karışık bir yazı, konusunun gerektirdiği açıklığa ulaşamamış, yazılma nedenleri de örtülü geçiliyor ama önemli sorunlara dokunmakta." (Memet Fuat)
ÜTÜLÜ

  1. [sıfat] Ütülenmiş, ütü ile buruşuklukları giderilmiş
TÜLÜ

  1. [isim, hayvan bilimi] Özel güreşlerde yararlanılan, çift hörgüçlü, uzun tüylü erkek deve
    • "Tülü mayalar, kırk atlar, koçlar, taylar, kuzular, gökçe gelinler ve koç yiğitlerden kurulu Yörük kervanı Binboğa Dağlarının üstünden aşıp ... bir uçtan bir uca süzülüp geçti." (Emre Sarı)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü