Sonunda tülü olan 12 kelime var. TÜLÜ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tülü olan kelimeler listesine ya da başında tülü olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
GÜMBÜRTÜLÜ
BAŞÖRTÜLÜ, BÖLÜNTÜLÜ, DÖKÜNTÜLÜ, DÜŞÜNTÜLÜ, GÖRÜNTÜLÜ, GÜRÜLTÜLÜ, ÜRKÜNTÜLÜ
ÜZÜNTÜLÜ
ÖRTÜLÜ
ÜTÜLÜ
TÜLÜ
Tülü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
TÜLÜ
3 Harfli Kelimeler
TÜL, ÜTÜ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜMBÜRTÜLÜ
-
-
[sıfat]
"Gümbürtü" sesi çıkaran
- "Gerilimli, gümbürtülü bir dönem yaşıyordum."
-
[sıfat]
"Gümbürtü" sesi çıkaran
- GÜRÜLTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Gürültüsü olan; tangırtılı
- "Dışarıdaki sofadan kalınlı inceli, gürültülü sesler işitildi."
-
Karışık olaylarla dolu
- "Biz söz gelişi, ülkemizin özellikle kentlerinde çok gürültülü bir yaşam sürdürüyoruz, insancıllığımız ise kimi zaman laubalilik durumuna bile gelmektedir."
-
[sıfat]
Gürültüsü olan; tangırtılı
- ÜRKÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Ürküntü veren
-
[sıfat]
Ürküntü veren
- GÖRÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Görüntüsü olan
-
[sıfat]
Görüntüsü olan
- BÖLÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Bölüntüsü olan
- "Arnavutlar kendi aralarında daima bölüntülü ve mücadeleli kaldılar."
-
[sıfat]
Bölüntüsü olan
- DÜŞÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız kurgusal
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız kurgusal
- DÖKÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Döküntüsü olan
- "Ortalıkta yorgan, döşek, sandık, sepet tıpkı yangından kaçmış ailelerin döküntülü, bıkkın tablosu..."
-
[tıp]
Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık)
-
[sıfat]
Döküntüsü olan
- BAŞÖRTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Başörtüsü olan
- "Beyaz başörtülü hanımlar, hep büyük iyilik yükü taşıyorlar gibi ağır ve yavaştılar."
-
[sıfat]
Başörtüsü olan
- ÜZÜNTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
-
Üzüntü veren; üzünçlü
- "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti."
-
[zarf]
Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak; üzünçlü
- "Ara sıra saate üzüntülü bir göz atıyordu."
-
[sıfat]
Üzüntüsü olan; acılı, üzünçlü, müteessir
- ÖRTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Örtüsü olan
- "Ampir koltuklu, keten masa örtülü bir lokantaydı."
-
Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
- "Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü."
-
[mecaz]
Gizli, saklı olan
-
[zarf, mecaz]
Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde; müphem
- "Gerçi biraz karışık bir yazı, konusunun gerektirdiği açıklığa ulaşamamış, yazılma nedenleri de örtülü geçiliyor ama önemli sorunlara dokunmakta."
-
[sıfat]
Örtüsü olan
- ÜTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Ütülenmiş, ütü ile buruşuklukları giderilmiş
-
[sıfat]
Ütülenmiş, ütü ile buruşuklukları giderilmiş
- TÜLÜ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Özel güreşlerde yararlanılan, çift hörgüçlü, uzun tüylü erkek deve
- "Tülü mayalar, kırk atlar, koçlar, taylar, kuzular, gökçe gelinler ve koç yiğitlerden kurulu Yörük kervanı Binboğa Dağlarının üstünden aşıp ... bir uçtan bir uca süzülüp geçti."
-
[isim, hayvan bilimi]
Özel güreşlerde yararlanılan, çift hörgüçlü, uzun tüylü erkek deve