Başında tutu olan 8 harfli 9 kelime var. Tutu ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tutu olan kelimeler listesine ya da sonu tutu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında tutu bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tutu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

T T U U

4 Harfli Kelimeler

TUTU

3 Harfli Kelimeler

TUT

2 Harfli Kelimeler

TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TUTUKLUK

  1. [isim] Tutuk olma durumu
    • "Ama bizde bir tutukluk vardı, ses birliğini kuramıyorduk bir türlü." (Azra Erhat)
  2. Heyecan, telaş vb. sebeplerle düzgün konuşamama; konuşma korkusu
  3. Düzgün işlememe durumu
TUTUŞMAK

  1. [-e] Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
    • "İşlerini bitirdikten sonra kerevette oturur, el ele tutuşur, göz göze dalar, Tanrının verdiklerine, kendilerini birleştirmiş olmasına şükrediyorlardı." (Cengiz Dağcı)
  2. Bir işe başlamak, girişmek
    • "İki ordu bir harbe daha tutuştular." (Falih Rıfkı Atay)
  3. [nesnesiz] Yanmaya başlamak, ateş almak
    • "Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  4. [nesnesiz] Kızarmak, kızıllaşmak
    • "Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri / Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeri" (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. [nesnesiz, mecaz] Bakınız telaşlanmak
  6. [mecaz] Alev almış olmak, yanmaya başlamak; alışmak
TUTUNMAK

  1. [-e] Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak
    • "Evinin bahçesinin kapısını açtım ve kapanmayan panjurlarına tutunarak odasına girdim." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [nesnesiz] Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak
    • "Düşman ordusu ordumuz karşısında tutunamadı."
  3. [nesnesiz] Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak
    • "Hafif peltek, bozuk diksiyonuyla tiyatroda tutunamazdı." (Necati Cumalı)
  4. [nesnesiz] Kendi üzerine koymak, kullanmak
    • "Yaşmak tutunmak. Sülük tutunmak."
  5. Uyum sağlayıp kalmak
  6. [mecaz] Dayanmak, güvenmek
TUTULMUŞ

  1. [sıfat] Engellenmiş
  2. Ele geçirilmiş
TUTULMAZ

  1. [sıfat] Yakalanmaz, ele avuca gelmez
TUTULMAK

  1. [nesnesiz] Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
    • "Ömer Abit Hanı'nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak
  3. Ünlü olmak, meşhur olmak
  4. Tutuk duruma gelmek
  5. Kapatılmak, sarılmak
    • "Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler." (İhsan Oktay Anar)
  6. Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak
    • "Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı." (Halikarnas Balıkçısı)
  7. [-e] Birine tutkun olmak, sevmek
  8. [-e] Bakınız yakalanmak
    • "Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu." (Necati Cumalı)
  9. [spor] Bazı takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu tarafından hareketine ayakla veya vücutla engel olunmak; markaja alınmak
TUTUMSUZ

  1. [sıfat] Aşırı harcamalar yapan; idaresiz, savruk, savurgan, hesapsız, müsrif
TUTUKEVİ

  1. [isim] Tutukluların kapatıldığı yer; tomruk, tevkifhane
TUTUKSUZ

  1. [sıfat, hukuk] Tutuklanmadan yargılanan
  2. [zarf] Tutuklanmadan
    • "Eski davaları tutuksuz sürecek." (İnci Aral)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü