Sonunda tmek olan 9 harfli 189 kelime var. TMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tmek olan kelimeler listesine ya da başında tmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K M T

3 Harfli Kelimeler

KEM, KET, MET, TEK, TEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, ET, KE, ME, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CEVRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça cevr + Türkçe etmek

  1. [-e, eskimiş] Eziyet etmek
    • "Yol ortasında bir kıza sataşmak, cevretmek, yangından mal kaçırır gibi kapıp kaçıvermek kadar küstahlık olmaz." (Etem İzzet Benice)
DEVİRTMEK

  1. [-i] Devirme işini yaptırmak
NAKŞETMEK

Kelime Kökeni: Arapça naḳş + Türkçe etmek

  1. [-e, -i] Süslemek, bezemek, nakış yapmak
  2. [mecaz] Kalıcı ve etkili olmasını sağlamak; işlemek
    • "Yüzünü hayalime nakşetmek için kalbimin bütün kuvvetiyle bakıyordum." (Yahya Kemal Beyatlı)
ŞİŞİRTMEK

  1. [-e, -i] Şişirme işini yaptırmak
  2. Şişmesine sebep olmak
    • "Takkesinin yırtığı kulağında, rüzgârın şişirttiği entari bir ikinci karın gibi göbeğinin üstünde..." (Orhan Seyfi Orhon)
ŞENELTMEK

  1. [-i] Şenelmiş duruma getirmek, meskûn kılmak
    • "Fakat bu havalar böyle giderse zor şeneltiriz biz bu sergiyi. Şu anda dışarıda lapa lapa kar yağıyor." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
İKİLETMEK

  1. [-i] İkilemesine yol açmak
    • "Aliciğim, sen alttaki girişi kontrol et. Biz buradan girelim. İkiletmedi Ali." (Ahmet Ümit)
DEDİRTMEK

  1. [-e, -i] Demek zorunda bıraktırmak
    • "Kendime deli dedirtinceye kadar neler çektiğimi ben bilirim." (Abdülhak Şinasi Hisar)
GÜMLETMEK

  1. [-i] Güm diye ses çıkmasına neden olmak
    • "Yumruklar kürsüyü ve rahleleri gümletiyor, yüzler kıpkırmızı kesiliyor, dişler gıcırdatılıyordu." (Tarık Buğra)
HACZETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḥacz + Türkçe etmek

  1. [-i, hukuk] Bir alacağın ödenmesi için borçlunun geçim ve mesleğinde gerekli olan şeyler dışında kalan para, aylık veya malına icra dairesi el koymak
TERLETMEK

  1. [-i] Terlemesine sebep olmak
    • "Hastayı terletmek için ne yaparsın?" (Muzaffer Reşit)
  2. [mecaz] Sıkıntıya düşürmek, çokça yormak
    • "Bu iş beni terletti."
EMZİRTMEK

  1. [-e, -i] Emzirme işini yaptırmak
BUĞZETMEK

Kelime Kökeni: Arapça buġż + Türkçe etmek

  1. [-e, nesnesiz] Kin beslemek, nefret etmek
    • "Ekmek vermese, bir gün unutsa da hemen buğzetmem." (İsmet Sungurbey)
ŞİŞLETMEK

  1. [-i] Şişleme işini yaptırmak
GEVRETMEK

  1. [-i] Bir şeyin gevremesini sağlamak
SEYRETMEK

Kelime Kökeni: Arapça seyr + Türkçe etmek

  1. [nesnesiz] Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak
  2. [-i] Bir olaya karışmadan bakmak
    • "Rabia biraz şaşkın, salapuryada arkadaş olduğu çocuklu tazenin kocasıyla buluşmasını seyrediyordu." (Halide Edip Adıvar)
  3. Eğlenmek, görmek, öğrenmek vb. için bakmak, izlemek
    • "Ben, çok güzel bir şey seyrediyorsam tiyatroda, daha ne kadar sürecek piyes diye aklıma getirmem." (Nâzım Hikmet)
  4. Taşıt, ilerlemek, yol almak
    • "İnsanlar, seyreden araçlara aldırmadan karşıdan karşıya sorumsuzca geçiyorlardı." (Osman Aysu)
  5. Hastalık vb. sürmek, devam etmek
    • "Gözlerini yumdu ve kendini ağır aksak seyreden bir rüyanın içinde buldu." (Elif Şafak)
TİTRETMEK

  1. [-i] Titremesine yol açmak
    • "Ellerini büsbütün titretiyordu." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Korku salmak
KEŞFETMEK

Kelime Kökeni: Arapça keşf + Türkçe etmek

  1. [-i] Var olmasına rağmen kimsenin görmediği, bilmediği bir yeri veya bir şeyi ortaya çıkarmak; bulmak
    • "İki genç kadın, birbirlerini keşfeden iki yalnız çocuk gibi memnundular." (Halide Edip Adıvar)
GÖTÜRTMEK

  1. [-e, -i, -den] Götürülmesini sağlamak
GUSLETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ġusl + Türkçe etmek

  1. [nesnesiz] Gusül abdesti almak
HATMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḫatm + Türkçe etmek

  1. [-i] Kur'an'ın tamamını okumak
  2. Herhangi bir kitabı baştan sona kadar tekrar tekrar okumak
    • "Kim bilir kaç haftadır yüzlerce sayfayı hatmedip durdu." (Peyami Safa)
  3. [eskimiş] Sona erdirmek, bitirmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü