Sonunda tmek olan 7 harfli 17 kelime var. TMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tmek olan kelimeler listesine ya da başında tmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K M T

3 Harfli Kelimeler

KEM, KET, MET, TEK, TEM

2 Harfli Kelimeler

EK, EM, ET, KE, ME, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜRTMEK

  1. [-e, -i] Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek
    • "Cemal ellerini hızlı hızlı birbirine sürttü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bir şeyi bir yere dokundurmak
  3. [nesnesiz, teklifsiz konuşmada] Başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak
    • "Çocukcağız birkaç gün sokaklarda sürtmüş." (Sait Faik Abasıyanık)
DÜRTMEK

  1. [-i] Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek
    • "On dakika kadar dürttükten ve bağırdıktan sonra nihayet biraz ayılabildi." (Etem İzzet Benice)
  2. Bir yere değmek, dokunmak
  3. [mecaz] İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, birini tahrik etmek
  4. [mecaz] Birini uyarmak, ikaz etmek
EĞİTMEK

  1. [-i] Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak; terbiyelemek, terbiye etmek
    • "Çocukları eğitmek."
  2. Belli bir konuda yetiştirme
  3. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek
ELETMEK

  1. [-i] Eleme işini yaptırmak
BÖRTMEK

  1. [-i, ağızlardan] Et rengi değişinceye kadar pişmek, hafifçe kavrulmak
  2. Çok susamaktan dili, damağı kabarmak
    • "Har har soluyorlardı, sıcaktan dilleri börtmüştü." (Fakir Baykurt)
ÖDETMEK

  1. [-e, -i] Ödeme işini yaptırmak
    • "Şimdi Yusuf, işte o faturayı ödetiyordu." (Tarık Buğra)
İŞİTMEK

  1. [-i] Kulakla algılamak; duymak
    • "Doktorun sesini işitince koştu, yanakları kırmızı, gözleri parlıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Haber almak
EYİTMEK

  1. [nesnesiz, eskimiş] Bakınız demek
    • "Kul Mustafa eydür coştum / Aşkın deryasına düştüm" (Kul Mustafa)
KERTMEK

  1. [-i] Bakınız çentmek
  2. [ağızlardan] Sertçe sürtünmek
    • "Kayık rıhtımı kerterek geçti."
ÖĞÜTMEK

  1. [-i] Tane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
  2. Ezmek, çiğnemek
  3. Mide yiyecekleri sindirmek
ERİTMEK

  1. [-i] Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak
    • "Fazla yağlarını eritmek için karısı ile yürüyüşe çıkan fabrikatör..." (Haldun Taner)
  2. [mecaz] Harcayıp tüketmek
  3. [mecaz] Çok üzmek
  4. [mecaz] Bakınız zayıflatmak
  5. [mecaz] Bir şeyi yok etmek
    • "Bu durgun ve sıcak öğle saati hepsinde muayyen bir düşünce veya muayyen bir hisle muayyen bir gayeye doğru hareket etmek kabiliyetini eritmiş gibiydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ÇENTMEK

  1. [-i] Bir şeyin kenarında çentik açmak; kertmek
  2. [-le] Soğan, salatalık vb.ni küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak
    • "Yabansı çiçeklerden toz toplayıp tunç havanda dövdüler, içine sabun çenttiler." (Tarık Dursun K)
ÜRETMEK

  1. [nesnesiz] Aynı türden canlıları çoğaltmak
    • "Minnacık bir kir, olduğu yerde durmuyor, dakikada üçe beşe katlanarak çoğalan mikroplar üretiyordu." (Elif Şafak)
  2. Ekonomik bir etkinlik sonucu ürün elde etmek; yapmak
    • "Petrol üretmek. Çimento üretmek."
  3. [mecaz] Oluşturmak, yaratmak, meydana getirmek
    • "Şiir üretmek."
BERTMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bakınız bertilmek
İLETMEK

  1. [-i] Götürmek, ulaştırmak, nakletmek, geçirmek
    • "Bunların tek kaygıları gördüklerini, duyduklarını okurlara iletmektir." (Salâh Birsel)
  2. [fizik] Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere götürmek
ÜŞÜTMEK

  1. [-i] Üşümesine sebep olmak
    • "Havanın üşütecek kadar serin olmasına göre sabah yakın." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [nesnesiz] Üşüyüp hasta olmak; soğuk almak
  3. [nesnesiz, argo] Delirmek, aklını yitirmek
İŞETMEK

  1. [-i] İşemesini sağlamak, işemesine yol açmak; çiş yaptırmak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü