Sonunda tmek olan 5 harfli 4 kelime var. TMEK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tmek olan kelimeler listesine ya da başında tmek olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tmek Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K M T
3 Harfli Kelimeler
KEM, KET, MET, TEK, TEM
2 Harfli Kelimeler
EK, EM, ET, KE, ME, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İTMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek
- "Erzak yüklü arabayı arkadan iten iki uşak, sırtı tırmandılar."
-
Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak veya kapamak
- "Yavaşça kapıyı itti, elinde yoğurt bakracıyla girdi."
-
Bulunduğu yerden aşağı düşürmek
- "Suya itmek. Havuza itmek."
-
Birini bir şeye sürüklemek, sevk etmek
- "Bu oğlanı amcama itmek doğru değil, bir ara gönlünü almalı."
-
[mecaz]
Kendinden uzaklaştırmak
-
[fizik]
Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisinden uzaklaşmaya zorlamak, çekmek karşıtı
- "Aynı cins elektrikli iki cisim birbirini iter."
-
[-i]
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek
- ETMEK
-
-
[nesnesiz]
Bir işi yapmak; eylemek
- "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."
-
"İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak
- "İyi ettiniz de geldiniz."
-
[-i]
Bir zamana erişmek
- "Hemşehrileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."
-
[-i, -den]
Birini bir şeyden yoksun bırakmak
-
Eşit değer kazanmak
- "İki iki daha dört eder."
-
Herhangi bir değerde olmak
- "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."
-
Kötülükte bulunmak
- "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"
-
[-e]
Küçük veya büyük abdestini yapmak
- "Çocuk altına etti."
-
[nesnesiz]
Bir işi yapmak; eylemek
- ÜTMEK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
-
Taze buğday veya mısırı ateşe tutup alazlamak
-
[-i, ağızlardan]
Bir şeyi, tüylerini yakmak için alevden geçirmek
- ÖTMEK
-
-
[nesnesiz]
Kuş veya bazı böcekler, değişik tonda ses çıkarmak
- "Gelmiş o yaylanın baharı / Öter bülbüller hoştur avazı"
-
Herhangi bir nesne, sürekli ses çıkarmak
-
Üflemeli çalgıların sesi çıkmak
- "Bu flüt ötmüyor."
-
[argo]
Anlamsız, boş konuşmak
- "Onlar saçma sapan ötüp dururken ben içimden şöyle düşünüyordum."
-
[argo]
Sarhoş kusmak
-
[argo]
Gizli bir şeyi söylemek
-
[nesnesiz]
Kuş veya bazı böcekler, değişik tonda ses çıkarmak