Sonunda tlı olan 77 kelime var. TLI ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tlı olan kelimeler listesine ya da başında tlı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TEFERRUATLI
AMELİYATLI, CIRTCIRTLI, KARBONATLI, MÜŞKÜLATLI, SALTANATLI, STANDARTLI, TAFSİLATLI, TEÇHİZATLI, TENZİLATLI, TEŞKİLATLI, TEŞRİFATLI
BAHARATLI, HASILATLI, İHTİYATLI, İKTİSATLI, İLTİFATLI, İRTİBATLI, İSTİDATLI, ITTIRATLI, KALAFATLI, KONTRATLI, MALUMATLI, NAKARATLI, PANKARTLI, ŞATAFATLI, SİLİKATLI, TEMİNATLI
ASETATLI, FORMATLI, FOSFATLI, HİDRATLI, İTİKATLI, İTİMATLI, KARŞITLI, KOKARTLI, KRAVATLI, MAKSATLI, NİTRATLI, RUHSATLI, TABİATLI, YOZGATLI
BAĞITLI, EVLATLI, FAKATLI, FİYATLI, İFRATLI, İSPATLI, KAĞITLI, KANATLI, KANITLI, KASITLI, KAYITLI, KISITLI, MURATLI, POLATLI, PUSATLI, SANATLI, SAVATLI, SEBATLI, SIFATLI, SURATLI, TANITLI, TEZATLI, TOKATLI, YANITLI
ANITLI, AZATLI, BAHTLI, EDATLI, KARTLI, ŞARTLI
ALTLI, ANTLI, KATLI, TATLI
ATLI
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEFERRUATLI
-
-
[sıfat]
Ayrıntılı
-
[sıfat]
Ayrıntılı
- AMELİYATLI
-
-
[sıfat]
Ameliyat edilmiş
- "Ameliyatlı hasta."
-
[sıfat]
Ameliyat edilmiş
- TAFSİLATLI
-
-
[sıfat]
Ayrıntılı
- "Rakamların bana bildirdiği haberi, bu ses, daha tafsilatlı olarak kulağıma haykırıp durmaktadır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Ayrıntılı
- TEŞKİLATLI
-
-
[sıfat]
Teşkilatlanmış olan
-
[sıfat]
Teşkilatlanmış olan
- SALTANATLI
-
-
[sıfat]
Gösterişli, görkemli
- "Saltanatlı bir üslubu vardı; yıldızlar, nişanlar içinde." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Gösterişli, görkemli
- TEÇHİZATLI
- ...
- CIRTCIRTLI
- ...
- STANDARTLI
-
-
[sıfat]
Standardı olan
-
[sıfat]
Standardı olan
- MÜŞKÜLATLI
-
-
[sıfat]
Güçlüğü olan, zorluk içinde olan
- "Hey Allahım, ben ne müşkülatlı mevkide kalmışım şimdi..." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Güçlüğü olan, zorluk içinde olan
- TENZİLATLI
-
-
[sıfat]
İndirimli
- "Tenzilatlı satışlar başladı."
-
[sıfat]
İndirimli
- TEŞRİFATLI
- ...
- KARBONATLI
-
-
[sıfat]
İçinde karbonat olan
-
[sıfat]
İçinde karbonat olan
- KALAFATLI
- ...
- MALUMATLI
-
-
[sıfat]
Bilgili
- "Namuslu, çalışkan ve oldukça malumatlı bir adamdı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Bilgili
- NAKARATLI
-
-
[sıfat]
Nakaratı olan
- "Keten helvacı, keten helvam nakaratlı bir türkü ile methederek satardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Nakaratı olan
- İLTİFATLI
-
-
[sıfat]
Yüze gülen, gönül alan
- "Naciye Hanım bu iltifatlı karşılanışa aynı hararetle mukabele etmedi." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Yüze gülen, gönül alan
- İKTİSATLI
-
-
[sıfat]
Aşırı harcama yapmayan veya gerektirmeyen (kimse, şey), tutumlu
-
[sıfat]
Aşırı harcama yapmayan veya gerektirmeyen (kimse, şey), tutumlu
- ŞATAFATLI
-
-
[sıfat]
Görkemli
- "Maksat debdebeli ve şatafatlı bir ömür sürmek değildir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Görkemli
- ITTIRATLI
- ...
- İSTİDATLI
-
-
[sıfat]
Yetenekli
- "İnsanların büyük talihi yaşamaktan zevk almayan son derece istidatlı bir ruha sahip olarak bu dünyaya gelmeleridir." (Şevket Rado)
-
[sıfat]
Yetenekli