Başında tec olan 31 kelime var. TEC ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tec olan kelimeler listesine ya da sonu tec ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

TECAHÜLÜARİFANE

13 Harfli Kelimeler

TECRÜBESİZLİK

12 Harfli Kelimeler

TECAHÜLÜARİF, TECRÜBELİLİK

10 Harfli Kelimeler

TECAVÜZKAR, TECRÜBESİZ

9 Harfli Kelimeler

TECRÜBELİ

8 Harfli Kelimeler

TECEDDÜT, TECENNÜN, TECERRÜT, TECESSÜM, TECESSÜS, TECİMEVİ, TECİMSEL, TECVİTLİ

7 Harfli Kelimeler

TECAHÜL, TECANÜS, TECAVÜZ, TECELLİ, TECEMMU, TECEZZİ, TECİMEN, TECRÜBE, TECRÜBİ, TECZİYE

6 Harfli Kelimeler

TECDİT, TECRİT, TECVİT, TECVİZ

5 Harfli Kelimeler

TECİL, TECİM


Kelime bulma makinesi

C E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

CET

2 Harfli Kelimeler

CE, ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TECAHÜLÜARİFANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tecahülüarif

TECRÜBESİZLİK

  1. [isim] Tecrübesiz olma durumu

TECRÜBELİLİK

  1. [isim] Tecrübeli olma durumu

TECAHÜLÜARİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilmezlikten gelme

TECRÜBESİZ

  1. [sıfat] Tecrübesi olmayan

TECAVÜZKAR
...
TECRÜBELİ

  1. [sıfat] Tecrübesi olan, görmüş geçirmiş
    • "Odacı, tecrübeli gözlerle ona bakıyordu." (Peyami Safa)

TECİMSEL

  1. [sıfat] Ticaret ile ilgili, ticarete ait
    • "Klasikleri sulandırarak okura ileten tecimsel yayınevleri acıklı serüveniyle kızı arasında özdeşlik kurmayı savsaklamaz." (Selim İleri)

TECVİTLİ

  1. [sıfat] Tecvidi olan, tecvidi ortaya koyan
    • "Tecvitli seslerin çatlatılışları gittikçe kulak tırmalıyor." (Aka Gündüz)

TECESSÜM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Boyut kazanma, cisimlenme
  2. Görünmeye başlama, belirme
  3. Göz önüne gelme, canlanma
    • "Olay olduğu gibi gözümün önünde tecessüm ediyor."

TECESSÜS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma
    • "Yahya Kemal tecessüsü, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür." (Salâh Birsel)
  2. Merakını gidermeye çalışma, görme, anlama merakı
    • "Yenemediğim bir tecessüs beni, bu iki sefilin yanına kadar sürükledi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TECİMEVİ

  1. [isim] Ticarethane

TECENNÜN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çıldırma, delirme, aklını oynatma

TECERRÜT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Her şeyden uzaklaşma, sıyrılma, soyutlanma
    • "İlk gençlik yılları da aynı hâlet ve tecerrüt içinde geçti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TECEDDÜT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yenilik

TECANÜS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir bütünü oluşturan ögeler arasında uyum bulunması durumu

TECEZZİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Parçalara ayrılma, ayrılma, bölünme

TECELLİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belirme, görünme, ortaya çıkma, zuhur etme, meydana çıkma
    • "Bu tecellilerin yalnız bir tanesi doğru..." (Hüseyin Cahit Yalçın)
    • "Hacca gitmek emeli onun kalbinde ateşli bir iştiyak tarzında tecelli etmişti." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Tanrı'nın insanlarda ve doğada görünmesi
  3. Alın yazısı, kader
    • "Ne yaman tecellisi varmış!"

TECİMEN

  1. [isim] Tacir, tüccar
    • "Esnaf ve tecimenlerin konak ve yalılarında da yiyinti işleri her türlü sınırı aşar." (Salâh Birsel)

TECZİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Cezalandırma

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü