Sonunda te olan 6 harfli 22 kelime var. TE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde te olan kelimeler listesine ya da başında te olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALÜFTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)
-
[sıfat]
İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)
- ENİŞTE
-
-
[isim]
Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası
- "Enişteniz olacak zat karısını çok seviyormuş." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası
- KOMİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Alt kurul
- "Ders saatleri dışında kalan bütün zamanlarım komite işlerine verilmişti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Alt kurul
- PEÇETE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yemekte giysiyi korumak, ağız silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt veya kumaş parçası
-
[isim]
Yemekte giysiyi korumak, ağız silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt veya kumaş parçası
- ADAPTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Uyarlanmış
- "Ahmet Vefik Paşa'nın Zor Nikâh'ı Molière'den adaptedir."
-
[sıfat]
Uyarlanmış
- PARİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İki ülke parasının karşılıklı değeri
-
[isim]
İki ülke parasının karşılıklı değeri
- ERİŞTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İnce şeritler hâlinde kesilip kurutulmuş hamur
-
Deniz yosunu
-
[isim]
İnce şeritler hâlinde kesilip kurutulmuş hamur
- AHESTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yavaş, ağır
-
[zarf]
Yavaş, ağır bir biçimde
- "Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
Yavaş, ağır
- GÜNÖTE
-
-
[isim]
Yer yörüngesinin güneşe en uzak bulunduğu nokta, evç
- "Yer, temmuzun başlangıcına doğru günöteye varmış bulunur."
-
[isim]
Yer yörüngesinin güneşe en uzak bulunduğu nokta, evç
- AŞÜFTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Oynak, açık saçık kadın, kokot
- "Fingir fingir aşüftelerin canı koca istiyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Oynak, açık saçık kadın, kokot
- VİZİTE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması
-
Muayene için hekime ödenen ücret
- "İlk cömert müşterinin vereceği vizitemle ödeyeceğim, tasa çekme!" (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması
- KARATE
-
-
[isim]
Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi
-
[isim]
Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi
- ERKETE
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Dikiz
-
[isim]
Dikiz
- EKARTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
"Saf dışı etmek, konu dışında tutmak" anlamlarındaki ekarte etmek, "saf dışı bırakılmak, konu dışı tutulmak" anlamında ekarte edilmek birleşik fiillerinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Saf dışı etmek, konu dışında tutmak" anlamlarındaki ekarte etmek, "saf dışı bırakılmak, konu dışı tutulmak" anlamında ekarte edilmek birleşik fiillerinde geçen bir söz
- YERÖTE
-
-
[isim]
Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta, evç
-
[isim]
Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta, evç
- GAZETE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın
- "Kahvelerde ikinci bir oyalanma yolu, gazetelerdi." (Necati Cumalı)
-
Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer
- "Her gün gazeteye uğruyordu."
-
[isim]
Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın
- SABİTE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik
-
Görünürde hareket etmeyen yıldız
-
[isim]
Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik
- SABOTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Baltalama
-
[isim]
Baltalama
- ACENTE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş
- "İtalya'da büyük bir şirketin acentesiyim ben." (Reşat Enis)
-
Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse
-
Banka şubesi
-
Vapur ortaklığı
-
Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse
-
[isim]
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş
- REÇETE
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt
- "Tramvay caddesine çıktı, bir eczaneye girdi, reçete yaptırdı." (Tarık Buğra)
-
Yol, yöntem, çare
- "Reçete gibi kati ve veciz bir beyit ki dört kelime ile bu derdin devasını söylüyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yemek veya halk tedavisinde kullanılan ilaç tarifesi
- "Hele bir portakal şurubu reçetesini tarif etti..." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt