Sonunda te olan 6 harfli 22 kelime var. TE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde te olan kelimeler listesine ya da başında te olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Te Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞÜFTE
-
Kelime Kökeni: Farsça āşüfte
-
[isim]
Oynak, açık saçık kadın; kokot
- "Fingir fingir aşüftelerin canı koca istiyor."
-
[isim]
Oynak, açık saçık kadın; kokot
- ACENTE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca agente
-
[isim]
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş
- "İtalya’da büyük bir şirketin acentesiyim ben."
-
Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse
-
Banka şubesi
-
Vapur ortaklığı
-
[ticaret]
Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse
-
[isim]
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş
- AHESTE
-
Kelime Kökeni: Farsça āheste
-
[sıfat]
Bakınız yavaş
-
[zarf]
Yavaş, ağır bir biçimde
- "Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın."
-
Alçak ve hafif olan (ses)
-
[isim, müzik]
Bir müzik parçasının yavaş çalınması ve söylenmesi
-
[sıfat]
Bakınız yavaş
- ENİŞTE
-
-
[isim]
Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası
- "Enişteniz olacak zat karısını çok seviyormuş."
-
[isim]
Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası
- ALÜFTE
-
Kelime Kökeni: Farsça ālufte
-
[sıfat]
İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)
- "Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık."
-
[sıfat]
İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)
- ADAPTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca adapté
-
[sıfat]
Uyarlanmış
- "Ahmet Vefik Paşa'nın Zor Nikâh'ı Molière'den adaptedir."
-
[sıfat]
Uyarlanmış
- ERİŞTE
-
Kelime Kökeni: Farsça rişte
-
[isim]
İnce ince kesilip kurutulan hamur
-
[ağızlardan]
Bakınız deniz yosunu
-
[isim]
İnce ince kesilip kurutulan hamur
- KOMİTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca comité
-
[isim]
Bakınız alt kurul
- "Ders saatleri dışında kalan bütün zamanlarım komite işlerine verilmişti."
-
[isim]
Bakınız alt kurul
- PARİTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca parité
-
[isim]
İki ülke parasının karşılıklı değeri
-
[isim]
İki ülke parasının karşılıklı değeri
- EKARTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca écarté
-
[sıfat]
"Saf dışı etmek, konu dışında tutmak" anlamındaki ekarte etmek, saf dışı edilmek, konu dışında tutulmak" anlamındaki ekarte olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Saf dışı etmek, konu dışında tutmak" anlamındaki ekarte etmek, saf dışı edilmek, konu dışında tutulmak" anlamındaki ekarte olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- İSKETE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, güzel sesli bir kuş (Parus ater)
-
[isim, hayvan bilimi]
Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, güzel sesli bir kuş (Parus ater)
- REÇETE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca ricetta
-
[isim]
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt
- "Faydasını gördüğümüz ve faydasını görürsek tekrar etmemizi doktor tavsiye ettiği için reçeteyi yine aldım ele."
-
Yemek veya halk tedavisinde kullanılan ilaç tarifesi
- "Hele bir portakal şurubu reçetesini tarif etti..."
-
[isim]
Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt
- PEÇETE
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pezzetta
-
[isim]
Yemek yerken giysiyi korumak, ağız ve elleri silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt veya kumaş parçası; peşkir
-
[isim]
Yemek yerken giysiyi korumak, ağız ve elleri silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt veya kumaş parçası; peşkir
- YERÖTE
-
-
[isim, gök bilimi]
Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta; evç
-
[isim, gök bilimi]
Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta; evç
- KARATE
-
Kelime Kökeni: Japonca
-
[isim]
Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi
-
[isim]
Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi
- SABİTE
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱ābite
-
[isim, matematik]
Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik
-
[gök bilimi]
Görünürde hareket etmeyen yıldız
-
[isim, matematik]
Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik
- VİZİTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca visité
-
[isim]
Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması
- "Vizite saati ... diyor karyolamın çevresinde dolanırken."
-
Muayene için hekime ödenen ücret
- "İlk cömert müşterinin vereceği vizitemle ödeyeceğim, tasa çekme!"
-
[isim]
Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması
- ERKETE
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, argo]
Bakınız gözetleme
- "Hayta İsmail merdiven altında erkete beklesin, sigarasızlıktan da iflahı kesilsin."
-
[isim, argo]
Bakınız gözetleme
- KALİTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca qualité
-
[isim]
Bakınız nitelik
- "Bizde de Türk edebiyatı ne kadar millî kaynaklara gitmiş ise kalite bakımından o kadar yükselmiştir, denilebilir."
-
Herhangi bir bakımdan üstünlük
-
[isim]
Bakınız nitelik
- GÜNÖTE
-
-
[isim, gök bilimi]
Yer yörüngesinin Güneş'e en uzak bulunduğu nokta; evç
- "Yer, temmuzun başlangıcına doğru günöteye varmış bulunur."
-
[isim, gök bilimi]
Yer yörüngesinin Güneş'e en uzak bulunduğu nokta; evç