Sonunda te olan 6 harfli 22 kelime var. TE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde te olan kelimeler listesine ya da başında te olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Te Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E T

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AŞÜFTE

Kelime Kökeni: Farsça āşüfte

  1. [isim] Oynak, açık saçık kadın; kokot
    • "Fingir fingir aşüftelerin canı koca istiyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ACENTE

Kelime Kökeni: İtalyanca agente

  1. [isim] Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş
    • "İtalya’da büyük bir şirketin acentesiyim ben." (Reşat Enis Aygen)
  2. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse
  3. Banka şubesi
  4. Vapur ortaklığı
  5. [ticaret] Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse
AHESTE

Kelime Kökeni: Farsça āheste

  1. [sıfat] Bakınız yavaş
  2. [zarf] Yavaş, ağır bir biçimde
    • "Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Alçak ve hafif olan (ses)
  4. [isim, müzik] Bir müzik parçasının yavaş çalınması ve söylenmesi
ENİŞTE

  1. [isim] Bir kimsenin kız kardeşinin veya kadın hısımlarından birinin kocası
    • "Enişteniz olacak zat karısını çok seviyormuş." (Aka Gündüz)
ALÜFTE

Kelime Kökeni: Farsça ālufte

  1. [sıfat] İffetsiz, oynak, cilveli (kadın)
    • "Onların aftosuna hanımefendi derler, bizim paçozumuzun adı ya alüftedir ya şıllık." (Aka Gündüz)
ADAPTE

Kelime Kökeni: Fransızca adapté

  1. [sıfat] Uyarlanmış
    • "Ahmet Vefik Paşa'nın Zor Nikâh'ı Molière'den adaptedir."
ERİŞTE

Kelime Kökeni: Farsça rişte

  1. [isim] İnce ince kesilip kurutulan hamur
  2. [ağızlardan] Bakınız deniz yosunu
KOMİTE

Kelime Kökeni: Fransızca comité

  1. [isim] Bakınız alt kurul
    • "Ders saatleri dışında kalan bütün zamanlarım komite işlerine verilmişti." (Reşat Nuri Güntekin)
PARİTE

Kelime Kökeni: Fransızca parité

  1. [isim] İki ülke parasının karşılıklı değeri
EKARTE

Kelime Kökeni: Fransızca écarté

  1. [sıfat] "Saf dışı etmek, konu dışında tutmak" anlamındaki ekarte etmek, saf dışı edilmek, konu dışında tutulmak" anlamındaki ekarte olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
İSKETE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, güzel sesli bir kuş (Parus ater)
REÇETE

Kelime Kökeni: İtalyanca ricetta

  1. [isim] Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt
    • "Faydasını gördüğümüz ve faydasını görürsek tekrar etmemizi doktor tavsiye ettiği için reçeteyi yine aldım ele." (Nâzım Hikmet)
  2. Yemek veya halk tedavisinde kullanılan ilaç tarifesi
    • "Hele bir portakal şurubu reçetesini tarif etti..." (Ömer Seyfettin)
PEÇETE

Kelime Kökeni: İtalyanca pezzetta

  1. [isim] Yemek yerken giysiyi korumak, ağız ve elleri silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt veya kumaş parçası; peşkir
YERÖTE

  1. [isim, gök bilimi] Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta; evç
KARATE

Kelime Kökeni: Japonca

  1. [isim] Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi
SABİTE

Kelime Kökeni: Arapça s̱ābite

  1. [isim, matematik] Bir formülde geçen ve önceden belirlenmiş bulunan değişmez nicelik
  2. [gök bilimi] Görünürde hareket etmeyen yıldız
VİZİTE

Kelime Kökeni: Fransızca visité

  1. [isim] Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması
    • "Vizite saati ... diyor karyolamın çevresinde dolanırken." (Pınar Kür)
  2. Muayene için hekime ödenen ücret
    • "İlk cömert müşterinin vereceği vizitemle ödeyeceğim, tasa çekme!" (Refik Halit Karay)
ERKETE

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, argo] Bakınız gözetleme
    • "Hayta İsmail merdiven altında erkete beklesin, sigarasızlıktan da iflahı kesilsin." (Rıfat Ilgaz)
KALİTE

Kelime Kökeni: Fransızca qualité

  1. [isim] Bakınız nitelik
    • "Bizde de Türk edebiyatı ne kadar millî kaynaklara gitmiş ise kalite bakımından o kadar yükselmiştir, denilebilir." (Mehmet Kaplan)
  2. Herhangi bir bakımdan üstünlük
GÜNÖTE

  1. [isim, gök bilimi] Yer yörüngesinin Güneş'e en uzak bulunduğu nokta; evç
    • "Yer, temmuzun başlangıcına doğru günöteye varmış bulunur."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü