Sonunda te olan 5 harfli 26 kelime var. TE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde te olan kelimeler listesine ya da başında te olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇİFTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme
  2. İki namlulu av tüfeği
    • "Çifteler dolduruldu, horozlar çekildi, iki el silah atıldı." (Orhan Veli Kanık)
  3. [sıfat] İkisi bir arada bulunan veya ikili
    • "Çifte minare."
    • "Güzel sevme derler nasıl sevmeyim / Kaşlar arasında çifte benler var." (Karacaoğlan)
  4. [sıfat] Çift kürekli (sandal, kayık)
    • "Valde Paşa'nın üç çifte kayığındaki gümüş kafes örmeli ve kenarları balık şeklinde yine gümüş saçaklı ihramı meşhurdu." (Abdülhak Şinasi Hisar)

PELTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılan bir tür tatlı
  2. Bu kıvamda olan madde
  3. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde
  4. Denizanası
    • "Denizde canlanmış bir köpük gibi açılan kapanan peltenin hayatını gördükçe bu hayatlar nedir ve niçindir, demek ihtiyacını duyardım." (Abdülhak Şinasi Hisar)

NEFTE
...
FORTE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [zarf] Güçlü bir biçimde (çalınmak)

KORTE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Âşıktaşlık, flört
    • "Sade sen değil, bütün mahalle kızları mı korte ediyor?" (Reşat Nuri Güntekin)

DİKTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir başkasına o anda söyleyerek yazdırma, yazdırım
    • "Şimdi sana bir mektup dikte edeceğim." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bu biçimde yazdırılan şey

ŞİLTE

  1. [isim] Üstünde oturulan, yatılan, içi yünle, pamukla doldurulmuş döşek
    • "Anasının evinde de bir yer yatağında, bir tek şilte üzerinde yatardı." (Memduh Şevket Esendal)

İRİTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] "Sinirlendirmek" ve tıp alanında "tahriş etmek" anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz

KERTE

  1. [isim] İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti
  2. Derece, radde
    • "Bu öldürme sözünü mübalağanın son kertesi olarak kullanmıştım." (Reşat Nuri Güntekin)

PORTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir işin genişlik, önem derecesi, etki alanı
  2. Bir iş için gereken para tutarı
  3. Üzerine veya arasına nota yazılan, aralıkları birbirine eşit, beş paralel çizgi, dizek
  4. Değer, önem

SAHTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece
    • "Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. İçten olmayan, yapmacık
    • "Öteki çocuklar sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı." (Çetin Altan)

AJİTE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] "Kışkırtmak" anlamındaki ajite etmek ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz

NÜKTE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz, espri
    • "Hoş konuşur, nükteleri kahvelere intikal etmiştir, kıyafeti ve tavrı zariftir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam, espri
    • "Bu fıkradaki nükteyi anlayamadım."

TENTE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez, naylon vb.nden yapılmış örtü
    • "En üst setin bir özelliği ağaçtan ağaca tente gerilmiş olmasıdır." (Salâh Birsel)

KÖFTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Genellikle çekilmiş etten, bazen de tavuk, balık veya patatesten yapılan, türlü biçimlerde pişirilen yemek
    • "Rüzgârın bazı içkili masalardan kokusunu getirdiği sıcak köftelerden bir ikisini ikram etseler..." (Reşat Nuri Güntekin)

BESTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü
    • "Belki hâlâ o besteler çalınır / Gemiler geçmeyen bir ummanda." (Yahya Kemal Beyatlı)

İBATE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Barındırma

GÜFTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Müzik eserlerinin yazılı metni, söz
    • "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı." (Çetin Altan)

SEKTE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Durma, kesintiye uğrama, kesilme, durgu
    • "İki doktor da bunun bir kalp sektesinden olduğuna rapor verdiler." (Aka Gündüz)
    • "Sorular sorar ve dersimi sekteye uğratırdı." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Bozukluk
  3. İnme, felç

DESTE

  1. [isim] Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam
    • "Destenin en itibarlı kâğıtları, bilindiği gibi beyler yani aslar oluyor." (Haldun Taner)
  2. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri, kabza
  3. Aynı cinsten onluk bir küme
  4. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü