Sonunda te olan 5 harfli 26 kelime var. TE ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde te olan kelimeler listesine ya da başında te olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Te Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E T

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞİLTE

  1. [isim] Üstünde oturulan, yatılan, içi yünle, pamukla doldurulmuş döşek
    • "Üçümüz birden sürükleyerek şilteyi de dışarı çıkardık." (Ayla Kutlu)
FORTE

Kelime Kökeni: İtalyanca forte

  1. [zarf, müzik] Güçlü bir biçimde (çalınmak)
İBATE

Kelime Kökeni: Arapça ibāte

  1. [isim, eskimiş] Bakınız barındırma
ÜNİTE

Kelime Kökeni: Fransızca unité

  1. [isim] Birlik, birleşmiş olma durumu
  2. Bakınız birim
  3. Okullarda birkaç ders saatinde işlenebilecek nitelikte geniş kapsamlı ders konusu
  4. [tıp] Kan bağışı sırasında kanın içine konulduğu, yaklaşık 500 ml’lik torba
  5. [askerlik] Bir görevi, işi sürekli olarak yapmak üzere oluşturulmuş birlik
  6. [teknik] Bir cihazın, tesisin, makinenin bölümlerinden her biri
KORTE

Kelime Kökeni: İtalyanca corte

  1. [isim] Âşıktaşlık, flört
KÖFTE

Kelime Kökeni: Farsça kūfte

  1. [isim] Genellikle çekilmiş etten, bazen de tavuk, balık veya patatesten yapılan, türlü biçimlerde pişirilen yemek
    • "İçeriden de cızbız köfte kokusu geliyor." (Necip Fazıl Kısakürek)
BESTE

Kelime Kökeni: Farsça beste

  1. [isim] Bir müzik eserini oluşturan ezgilerin bütünü
    • "Belki hâlâ o besteler çalınır / Gemiler geçmeyen bir ummanda" (Yahya Kemal Beyatlı)
NÜKTE

Kelime Kökeni: Arapça nukte

  1. [isim] İnce anlamlı, düşündürücü ve şakalı söz; espri
    • "Hoş konuşur, nükteleri kahvelere intikal etmiştir, kıyafeti ve tavrı zariftir." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yazıda, resimde, sözde ve davranışta ince, derin anlam; espri
    • "Bu fıkradaki nükteyi anlayamadım."
GÜFTE

Kelime Kökeni: Farsça gofte

  1. [isim] Müzik eserlerinin yazılı metni; söz
    • "Sanatçı dostum bestelerinin güftelerini de kendi yazardı." (Çetin Altan)
SAHTE

Kelime Kökeni: Farsça sāḫte

  1. [sıfat] Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan; çakma, düzme, düzmece
    • "Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız uydurma
  3. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş; yalancı
    • "Edebiyat dünyamız tereciye tere satmaya kalkışan sahte şöhretlere, üçkâğıtçılara kısa bir zaman için katlanıyor." (Behçet Necatigil)
  4. [mecaz] Bakınız yapmacık
    • "Öteki çocuklar mum kesilmişler, sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı." (Çetin Altan)
DİKTE

Kelime Kökeni: Fransızca dictée

  1. [isim] Bir başkasına o anda söyleyerek yazdırma; yazdırım
  2. Bu biçimde yazdırılan şey
AJİTE

Kelime Kökeni: Fransızca agité

  1. [sıfat] "Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak; kışkırtmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "ruhsal gerginliği dışa vurmak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz
PELTE

Kelime Kökeni: Farsça pālūde

  1. [isim] Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılan bir tatlı türü; paluze
  2. Bu kıvamda olan madde
  3. [kimya] Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde
  4. [mecaz] Bakınız denizanası
    • "Denizde canlanmış bir köpük gibi açılan kapanan peltenin hayatını gördükçe bu hayatlar nedir ve niçindir, demek ihtiyacını duyardım." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TENTE

Kelime Kökeni: İtalyanca tenda

  1. [isim] Genellikle güneşten korunmak için bir yerin üzerine gerilen bez, naylon vb.nden yapılmış örtü
    • "En üst setin bir özelliği, ağaçtan ağaca tente gerilmiş olmasıdır." (Salâh Birsel)
KERTE

  1. [isim] İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti
  2. [mecaz] Derece, radde
    • "Biz proje ve kontrol görevlileri hatta müteahhit, hepimiz birden tozutma kertesine vardık." (Aydın Boysan)
İRİTE

Kelime Kökeni: Fransızca irrité

  1. [isim] "Sinirlendirmek, rahatsız etmek" ve tıp alanında "tahriş etmek, kaşındırmak" anlamında irite etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz
SEKTE

Kelime Kökeni: Arapça sekte

  1. [isim] Olmakta olan bir şeyin birdenbire durarak kesilmesi; durgu
  2. [eskimiş] Bakınız bozukluk
  3. [eskimiş] Bakınız inme
LİSTE

Kelime Kökeni: İtalyanca lista

  1. [isim] Alt alta yazılmış şeylerin bütünü; dizelge
    • "Elimden geldiği kadar listenizi yerine getirmeye çalışacağım." (Nâzım Hikmet)
FAHTE

Kelime Kökeni: Farsça fāḫte

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde genellikle ilahi, beste ve özellikle peşrev formlarında kullanılan, yirmi zamanlı ve on iki vuruşlu bir büyük usul
ÇİFTE

Kelime Kökeni: Farsça cufte

  1. [sıfat] İkisi bir arada bulunan veya ikili
    • "Güzel sevme derler nasıl sevmeyim / Kaşlar arasında çifte benler var" (Karacaoğlan)
  2. [denizcilik] Çift kürekli (sandal, kayık)
  3. [isim] At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu; tekme
  4. [isim] İki namlulu av tüfeği
    • "Çifteler dolduruldu, horozlar çekildi, iki el silah atıldı." (Orhan Veli Kanık)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü