Başında te olan 7 harfli 157 kelime var. Te ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde te olan kelimeler listesine ya da sonu te ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında te bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ET, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TELGRAF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İki merkez arasında, kararlaştırılmış işaretlerin yardımıyla yazılı haberlerin veya belgelerin iletimini sağlayan bir telekomünikasyon düzeni
    • "Hareketimiz, hiçbir tarafa telgrafla bildirilmeyecekti." (Atatürk)
  2. Bu düzenle gönderilen haberin yazılı olduğu kâğıt
    • "Dün, telgrafla sıhhatinizi sormak için kasabaya inmiştim." (Reşat Nuri Güntekin)

TENHACA

  1. [sıfat] Kalabalık olmayan
    • "Karar, o akşam için şehrin tenhaca, sakin bir lokantası kiralanarak sofrada verildi." (Sait Faik Abasıyanık)

TERİLEN

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Yapay polyester lifleri veya ipliği, tergal
  2. [sıfat] Bu liften yapılmış olan

TEOLOJİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tanrı bilimi

TERAVİH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ramazan ayı boyunca, yatsı namazından sonra kılınan namaz, teravih namazı
    • "Bu ramazan gecesi, teravih kılınırken, çarşıdan geçtik." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TEMENNA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Öne doğru eğildikten sonra doğrulurken eli başa götürerek verilen selam
    • "Bir temenna ile salonda hazır bulunanları selamladı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Karşımızda, yerle beraber temenna ediyor, akşam şerifleriniz hayır olsun, diye iki büklüm oluyor." (Sermet Muhtar Alus)

TEKELCİ

  1. [isim] Tekel kuran ve bu tekeli kabul ettiren kimse, inhisarcı
  2. Tekel görevlisi
  3. [sıfat] Bir şeye, bir düşünceye tek başına sahip olma, benimseme, yayma taraflısı olan
    • "Politik partilerin tekelci görüşlerinin etkisinden daha kolay sıyrılıyor." (Haldun Taner)

TELLİCE

  1. [isim] Tek kadın tarafından oynanan bir tür oyun

TECAVÜZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hücum etme, saldırma, saldırı, saldırış
    • "Çekler bir Alman tecavüzü karşısında mutlaka silaha sarılacaklardır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Bu adam, canımı sıkacak bazı şeyler söyledi; sonra eliyle tecavüz etti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Namusuna saldırma, sarkıntılık
  3. Başkasının hakkına el uzatma
    • "Burada kadınlar erkeğe tecavüz ediyorlar." (Aka Gündüz)
  4. Aşma, ötesine geçme

TELAŞLI

  1. [sıfat] Telaş eden, telaşa düşen
    • "O akşam yine aynı telaşlı ses beni merdiven başında durdurdu." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Aceleci

TEZLEME

  1. [isim] Tezlemek işi veya durumu

TECİMEN

  1. [isim] Tacir, tüccar
    • "Esnaf ve tecimenlerin konak ve yalılarında da yiyinti işleri her türlü sınırı aşar." (Salâh Birsel)

TEDRİCİ
...
TETANOS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İnsan ve hayvan vücuduna açık yaralardan giren, genellikle toprakta, gübrede yaşayan bir basilin yol açtığı, kasların sürekli ağrılı kasılmasıyla kendini gösteren ateşli ve tehlikeli bir hastalık, kazıklı humma

TENCERE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İçinde yemek pişirilen, kapaklı, genellikle metal kap
    • "Ocağın külleri üstünde duran tenceredeki fasulyeyi bitirdiler." (Memduh Şevket Esendal)

TEKLEME

  1. [isim] Teklemek işi

TESİSAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belli bir işin sağlanmasına yardım eden araçların uygun yerlere döşenmesi veya döşenen bu araçların tümü, döşem
    • "Kalorifer tesisatı."

TEEHHÜL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Evlenme

TEMPOLU

  1. [sıfat] Temposu olan
    • "Acayip ve tempolu bir ses geliyor." (Burhan Felek)

TEPEGÖZ

  1. [isim] Derslerde, konferanslarda asetat üzerine yazılan yazıyı veya grafiği kuvvetli bir ışık kaynağı aracılığıyla perdeye yansıtan optik araç
  2. [sıfat] Dar alınlı, gözleri saçlarının bittiği yere çok yakın görünen (kimse)
  3. [sıfat] Dikkatsizce, sağa sola çarparak yürüyen (kimse)
  4. Medine kurdunun ara konakçısı, tepegözlerin örnek türü olan küçük kabuklu (Cyclops strenuus)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü