Başında te olan 6 harfli 197 kelime var. Te ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde te olan kelimeler listesine ya da sonu te ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında te bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEKBİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Müslümanlıkta Tanrı'nın büyüklüğünü, yüceliğini anmak için söylenen ve "Allahuekber" sözü ile başlayan dua
- "Hemen şükran secdesine kapanarak tekbir getirir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Müslümanlıkta Tanrı'nın büyüklüğünü, yüceliğini anmak için söylenen ve "Allahuekber" sözü ile başlayan dua
- TEKRAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
- "Gerçi hayat kitaba sığmayacak kadar geniştir fakat tekrarlarla doludur." (Ahmet Haşim)
- "Sözünü hemen her gün tekrar etmekten kendimi alamıyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Bir konuşma veya yazıda aynı düşünceyi, kelimeyi birçok defa söyleme
-
[zarf]
Bir daha, yine, yeniden, gene
- "Kimi yaralandı geldi, tekrar gitti, kimi şehit oldu." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
- TEŞHİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme
- "Acaba kendiniz hakkında siz ne teşhis koymuş ve son olarak ne hüküm vermiştiniz?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Kişileştirme
-
Tanı
- "Önceden koyduğu nice teşhislerin doğruluğu sonradan kaç defa sabit olmuş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme
- TEŞRİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir yeri onurlandırma, şereflendirme
-
Gelmesiyle bir yeri onurlandırma
- "Efendi hazretleri, nihayet teşrif edebilmişler demek?" (Atilla İlhan)
-
[isim]
Bir yeri onurlandırma, şereflendirme
- TEŞRİH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktalarına kadar gözden geçirerek anlatma, açımlama
-
Anatomi
-
İskelet
-
[isim]
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktalarına kadar gözden geçirerek anlatma, açımlama
- TELHİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Özet, özetleme, kısaltma
-
Sadrazamın bir sorunu kendi düşünceleriyle birlikte özet olarak yazıp padişaha sunduğu kâğıt
-
[isim]
Özet, özetleme, kısaltma
- TEMBUL
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Hindistan'da yetişen, tırmanıcı bir tür biber ağacı (Piper betle)
-
[isim]
Hindistan'da yetişen, tırmanıcı bir tür biber ağacı (Piper betle)
- TERCAN
- ...
- TEDİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Para vb. bir şey verme, ödeme
- "Ücretin yarısını da o gün tediye ettim." (Haldun Taner)
-
Gerçekleşen bir alacağı para ile ödeme
-
[isim]
Para vb. bir şey verme, ödeme
- TEFEÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Fal açma, fala bakma
- "Kış geceleri divanlardan tefeül ederdik." (Ömer Seyfettin)
-
Uğur sayma, hayra yorma
-
[isim]
Fal açma, fala bakma
- TEFECİ
-
-
[isim]
El altından yüksek faizle ödünç para veren kimse, faizci, murabahacı
- "Silah zoruyla elde edemediğini bir tefeci taktiğiyle pişmiş armut gibi gövdeye indirmeyi umuyordu." (Tarık Buğra)
-
[isim]
El altından yüksek faizle ödünç para veren kimse, faizci, murabahacı
- TEAMÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir yerde öteden beri olagelen davranış
-
Tepkime
-
İş, davranış
-
[isim]
Bir yerde öteden beri olagelen davranış
- TEMADİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sürme, sürüp gitme, uzama
- "Bir zevk, bir lezzet temadi ederse artık fark olunmamaya başlar." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Sürme, sürüp gitme, uzama
- TEAKUP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Art arda gelme
-
[isim]
Art arda gelme
- TERMAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sıcak kaplıca suyu
-
Bu sudan yararlanma imkânı sağlayan kuruluş vb
-
[isim]
Sıcak kaplıca suyu
- TERVİÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir düşünceyi tutma, destekleme
- "Fikir hürriyetini terviç eden teşekküller İslam memleketlerinde kökleşmiş bulunuyordu." (Asaf Halet Çelebi)
-
[isim]
Bir düşünceyi tutma, destekleme
- TESLİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyi sahibine verme
- "Şehir yağma edilmesin diye teslim olmasını bekliyor." (Osman Cemal Kaygılı)
-
Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme
- "Pençesindeki nefis ve inatçı avın, gözyaşlarıyla teslim oluşundan sevindi." (Ömer Seyfettin)
- "Bu gülümseyişte önleyemediği bir hüzün, teslim bayrağını andıran bir şey vardı." (Tarık Buğra)
-
Bırakma, devretme, terk etme
- "Şehrin teslimi sırasında çok kan döküldü."
- "... oku da parmaklarını ısırsınlar, Sara'nın süsten ve fanteziden ibaret bir mahluk olmadığını teslim etsinler." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[ünlem]
Teslim ol veya teslim oluyorum sözü
-
Gerçek olduğunu söyleme, doğrulama
-
Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça
-
[isim]
Bir şeyi sahibine verme
- TEFTİŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Denetim
- "Bizde on beş yıldır teftiş görmemiş daireler var." (Memduh Şevket Esendal)
- "Hayatının bütün yazlarını Makedonya'da geçirir, teşkilatı teftiş ederdi." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Denetim
- TEZHİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazma kitaplarda, sayfaların yaldız ve boya ile bezenmesi, yaldızlama
-
Süsleme, bezeme
-
[isim]
Yazma kitaplarda, sayfaların yaldız ve boya ile bezenmesi, yaldızlama
- TERAVİ
-
-
[isim]
Bakınız teravih
-
[isim]
Bakınız teravih