Başında te olan 5 harfli 90 kelime var. Te ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde te olan kelimeler listesine ya da sonu te ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında te bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Te Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
ET, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEATİ
-
Kelime Kökeni: Arapça teʿāṭī
-
[isim, eskimiş]
Karşılıklı alıp verme
-
[isim, eskimiş]
Karşılıklı alıp verme
- TEMİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça temyīz
-
[sıfat]
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan; arı (I), pak, sili (II), tahir, hijyen, hijyenik
- "Ayak basacak tek adımlık temiz yer yok."
-
Özenle yapılmış
- "Temiz iş."
-
Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan
- "Temiz araba."
-
[mecaz]
Ahlakça lekesiz
-
Bakınız sabıkasız
-
[zarf]
Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde
- "O düşman elbiselerindeki kan lekelerini de yıkayın, temiz giyinin."
-
[sıfat]
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan; arı (I), pak, sili (II), tahir, hijyen, hijyenik
- TEKME
-
-
[isim]
Ayakla vuruş; tepik, tepme
- "Kondulardan birinin duvarını tekmeyle yıkan bir yıkımcı, topal bir kadından ilk darbeyi yedi."
-
Bakınız çifte
-
[isim]
Ayakla vuruş; tepik, tepme
- TEVEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Asma, kavun, karpuz vb. bitkilerin sürgünü veya dalı
-
Üzüm kütüğü; çotuk
-
[isim, ağızlardan]
Asma, kavun, karpuz vb. bitkilerin sürgünü veya dalı
- TESTİ
-
Kelime Kökeni: Farsça destī
-
[isim]
Toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılan, geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz su kabı
- "Yalnız çeşme başında dizleri üstüne çökmüş bir ihtiyar kadın, testisini dolduran genç kızı bekleyerek bize bakıyordu."
-
[sıfat]
Bu kabın alabileceği miktarda olan
-
[isim]
Toprak, cam, metal vb. maddelerden yapılan, geniş gövdeli, dar boğazlı, emzikli veya emziksiz su kabı
- TEALİ
-
Kelime Kökeni: Arapça teʿālī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yücelme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yücelme
- TEMİN
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾmīn
-
[isim]
Korkusunu giderme, inanç verme
-
Sağlama, elde etme
-
Bakınız gerçekleştirme
- "Evde huzuru temin annenin görevidir."
-
[isim]
Korkusunu giderme, inanç verme
- TEKİN
-
-
[sıfat]
Boş, içinde kimse bulunmayan
-
Güvenilir (kişi, yer)
- "Aynı zamanda burası korkulacak ve hiç değilse çekinilecek, tekin olmayan bir yer olmuştu."
-
İçinde doğaüstü varlıklar bulunmadığı için uğurlu sayılan (kimse veya yer) inanılan (yer)
- "Ninem, akşam saatlerinde hamamlar tekin değildir, insanı çarpar, demişti."
-
[sıfat]
Boş, içinde kimse bulunmayan
- TENGE
-
-
[isim]
Kazakistan'ın para birimi
-
[isim]
Kazakistan'ın para birimi
- TEKİL
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız teklik
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız teklik
- TEKİR
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Barbunyaya (I) benzeyen bir balık (Mullus surmuletus)
-
[sıfat]
Postu siyah çubuklarla ve beneklerle süslü, kül renginde veya boz olan (kedi)
- "Annem tekir kedinin bir yavrusunu bana ayırmıştı."
-
[isim, hayvan bilimi]
Barbunyaya (I) benzeyen bir balık (Mullus surmuletus)
- TEKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾkīd
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyi kuvvetleştirme, sağlamlaştırma; pekitme
- "Bu sözü, bir alay uydurma vakalarla, kazalarla tekide çalışıyordum."
-
Bakınız üsteleme
-
[isim, eskimiş]
Bir şeyi kuvvetleştirme, sağlamlaştırma; pekitme
- TEDİP
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾdīb
-
[isim, eskimiş]
Uslandırma, yola getirme, terbiye etme
-
[isim, eskimiş]
Uslandırma, yola getirme, terbiye etme
- TEVİL
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾvīl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çevri
- "Selim Bey birçok vesilelerle evvelki hiddet ve şiddetini affettirmeye, sebebini başka başka şeylerle tevile çalıştı, gönlümü aldı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız çevri
- TERBİ
-
Kelime Kökeni: Arapça terbīʿ
- TELSİ
-
-
[sıfat]
Çok ince telciklerden oluşan
- "Telsi kas."
-
[sıfat]
Çok ince telciklerden oluşan
- TERLİ
-
-
[sıfat]
Terlemiş olan
- "O günkü gibi terli değil, ateşli değil."
-
[sıfat]
Terlemiş olan
- TEYİT
-
Kelime Kökeni: Arapça teʾyīd
-
[isim]
Bakınız doğrulama
-
[isim]
Bakınız gerçekleme
-
[isim]
Bakınız doğrulama
- TERÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca terreur
-
[isim]
Karşı tarafa korku salma, cana kıyma, malı yakıp yıkma; yıldırı, tedhiş
- "Terör olaylarının tedirgin, sancılı seyircileriyiz."
-
[isim]
Karşı tarafa korku salma, cana kıyma, malı yakıp yıkma; yıldırı, tedhiş
- TEKÇİ
-
-
[sıfat, felsefe]
Tekçilik taraflısı olan, tekçilikle ilgisi olan; birci, monist
-
[sıfat, felsefe]
Tekçilik taraflısı olan, tekçilikle ilgisi olan; birci, monist