Başında tan olan 7 harfli 30 kelime var. Tan ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tan olan kelimeler listesine ya da sonu tan ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında tan bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A N T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ANT, TAN

2 Harfli Kelimeler

AN, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TANIDIK

  1. [sıfat] Tanışılıp konuşulan (kimse), bildik, tanış
    • "Mart başlayalı kırkını geçmiş nice tanıdıklarım hastalandı." (Ahmet Haşim)
  2. Daha önceden bilinen, görülen, aşina
    • "Yanaştığımız iskeleden birtakım dost ve tanıdık çehreler bana doğru uzanmış, gülümsüyor..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Sırrı Bey, bu iki ada hemen tanıdık çıktı ve artık oturduğu koltukta büsbütün uzanarak -Bekliyoruz paşam- dedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TANIŞIŞ

  1. [isim] Tanışma işi veya biçimi

TANGRAM
...
TANITIŞ

  1. [isim] Tanıtma işi veya biçimi

TANRIÇA

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] Çok tanrıcılıkta kadın tanrı, ilahe

TANINMA

  1. [isim] Tanınmak işi

TANİNLİ

  1. [sıfat] Tınlamalı
    • "O kadar ahenkli, taninli idi." (Ömer Seyfettin)

TANILMA

  1. [isim] Tanılmak işi

TANISIZ

  1. [sıfat] Tanısı olmayan

TANLAMA

  1. [isim] Tanlamak işi

TANRICI
...
TANTUNİ

  1. [isim] Kuşbaşından daha küçük et parçalarının soğan, biber, maydanoz, domates vb. ile bir sac üzerinde pişirilmesi sonunda hazırlanan kebap türü

TANIMAK

  1. [-i] Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak
    • "Zarfın üstündeki yazıyı hemen tanıdı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Daha önce görmüş olmak, ilişkisi bulunmak, bilmek
    • "Onu bir de eski polisler tanır." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Bir kimse veya şeyle ilgili, doğru ve tam bilgisi bulunmak
    • "Sincapları yakından tanırım." (Ahmet Haşim)
  4. Bilip ayırmak, seçmek, ayırt etmek
  5. Varlığını kabul etmek
  6. Boyun eğmek, yargısına uymak, saymak
  7. Sorumlu bilmek
    • "Ben arkadaşını tanımam, alacağımı senden isterim."
  8. Bir şeyin yapılması, bitirilmesi için belli bir süre vermek
    • "Ona borcunu ödemesi için üç günlük bir süre tanıdım."

TANESİZ

  1. [sıfat] Tanesi olmayan

TANIŞMA

  1. [isim] Tanışmak işi
    • "Bu saat, deniz yolculuklarının tatlı ve samimi tanışmalara en müsait olan saatidir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TANDANS
...
TANIYIŞ

  1. [isim] Tanıma işi veya biçimi

TANITLI

  1. [sıfat] Tanıtlanmış, tanıta dayanan

TANECİL

  1. [sıfat] Tahılla beslenen

TANITIM

  1. [isim] Tanıtma işi, lansman

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü