Başında tab olan 7 harfli 13 kelime var. Tab ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tab olan kelimeler listesine ya da sonu tab ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında tab bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tab Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B T

3 Harfli Kelimeler

BAT, TAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TABLACI

  1. [isim] Mallarını tabla üzerinde satan kimse; tablakâr
    • "Bizim hemşehrilerden biliyorum, kimi tablacı, kimi sebzeci, kimi eskici..." (Talip Apaydın)
  2. Tabla adlı müzik aletini çalan kimse
TABURCU

  1. [sıfat] Hastaneden çıkması kararlaştırılmış (hasta)
TABLALI

  1. [sıfat] Tablası olan
    • "Alanın dört bir yanında camekânlı, tablalı simitçiler yer alırdı." (Adnan Özyalçıner)
  2. Tepesi geniş ve daire biçiminde olan
    • "Fesi hele fesi, başlı başına bir âlem; tablalı değil, dar Beyoğlu kalıp." (Attilâ İlhan)
TABİRCİ

  1. [isim] Rüya yorumlayan kimse; yorumcu
    • "Tabirci olmadığı zaman, kadın erkek herkes bir dereceye kadar rüya tabir edebilir." (Yusuf Ziya Yörükan)
TABİLİK

  1. [isim] Bakınız yayımcılık
TABAKLI

  1. [sıfat] Tabağı olan
TABETME

  1. [isim] Bakınız basma
TABLİYE

Kelime Kökeni: Fransızca tablier

  1. [isim, mimarlık] Köprü yapımında ilk olarak yerleştirilen ve köprüyü oluşturan bölüm
    • "Her iki ayak tarafından birbirinin üzerine bindirilerek uzatılan konsollar üzerine ortada tabliye ağaçları yerleştirilmiştir." (Haşim Karpuz)
  2. Kâgir veya betonarme yapılarda döşeme veya tavan gibi yatay olarak inşa edilmiş yapı unsuru
    • "Su haznesi kuzey güney doğrultusunda beşik tonozla örtülmüş ve üzerine sonradan betonarme tabliye yapılmıştır." (Tolga Bozkurt)
TABABET

Kelime Kökeni: Arapça ṭabābet

  1. [isim] Bakınız tıp
    • "Medeniyet buna da bir ad bulmuş, tababet hemen raporunu veriyor." (Aka Gündüz)
  2. Tıp bilgisi
TABANLI

  1. [sıfat] Tabanı olan
TABAKÇI

  1. [isim] Tabak yapan veya satan kimse
  2. Lokanta vb. yerlerde bulaşık yıkayan kimse
TABANCA

  1. [isim] Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah
    • "Biraz eğildikleri zaman cübbelerinin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç
TABİİYE

Kelime Kökeni: Arapça ṭabiʽiyye

  1. [isim, eskimiş] Tabiat bilgisi dersi
    • "Sultani’nin son sınıfında Tevfik Bey isimli bir tabiiye hocamız vardı." (Mahir İz)
  2. Bakınız doğalcılık
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü