Başında tab olan 6 harfli 8 kelime var. Tab ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde tab olan kelimeler listesine ya da sonu tab ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tab bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tab Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAT, TAB
2 Harfli Kelimeler
AB, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TABAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabāʿat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız basımcılık
- "Sonralarda eski Mısırlılar ile Yunanlılar ve Romalılar buna yakın bazı şeyler ihtira etmiş ise de asıl tabaat denilemez."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız basımcılık
- TABİİN
-
Kelime Kökeni: Arapça tābiʽįn
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed’i görmüş olanları gören, Hz. Muhammed'den sonra gelen ikinci nesil; tâbii
-
[isim, din bilimi]
Hz. Muhammed’i görmüş olanları gören, Hz. Muhammed'den sonra gelen ikinci nesil; tâbii
- TABAKA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabaḳa
-
[isim, jeoloji]
Bakınız katman
- "Madenin üzerindeki kalın toprak tabakası kaldırılıyor."
-
[sıfat]
Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş (kâğıt)
- "... masası başına geçip oturur, bir tabaka kâğıt çeker önüne, bir şeyler yazar, dikkatle katlar..."
-
[toplum bilimi]
Bakınız kat (I)
-
Bakınız sınıf
- "Her milletten, her tabakadan, huyları, dinleri, dilleri farklı fakat amaçları aynı olan insanların bulunduğu bir yerdi burası."
-
[mimarlık]
Osmanlı mimarisinde caminin mahfilden itibaren kubbeye kadar olan çeşitli katlarından her biri
-
[isim, jeoloji]
Bakınız katman
- TABİAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭabīʿat
-
[isim]
Bakınız doğa
- "İnsan zekâsı tabiatın içinde değil tabiatın yanında, ayrı bir kuvvettir."
-
Doğal özellik
- "Arazinin tabiatı."
-
Dış dünyanın dağlar, denizler, kırlar vb. daha çok güzelliğiyle insana hitap eden tarafı
-
İnsanın sahip olduğu güce karşılık, dış dünyada hüküm sürmekte olan düzenden doğan güç
-
Bakınız huy
- "Mağrur, bazen zalim olacak kadar hiddetli, bazen çok müşfik ve hassas bir tabiattadır."
-
Güzeli ayırma melekesi; zevk
- "Abdi Bey, tabiat sahibi, altıncı kat terasında böyle bir bahçe tanzimi, doğrusu takdire şayan."
-
İnsanın büyük abdest bozma kolaylığı veya zorluğu
-
[isim]
Bakınız doğa
- TABELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca tabella
-
[isim]
Üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret veya resim bulunan nesne; levha
- "Birinci kata çıkıyorum, tabelalara bakıyorum, aradığımı bulamıyorum."
-
Hastane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge
-
Hastanelerde her hastanın gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kâğıt
-
[isim]
Üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret veya resim bulunan nesne; levha
- TABURE
-
Kelime Kökeni: Fransızca tabouret
-
[isim]
Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle; sekmen
-
[isim]
Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle; sekmen
- TABLET
-
Kelime Kökeni: Fransızca tablette
-
[isim]
Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek veya yutulacak madde
- "O akşam ilk yemeği alacaktık; bir adet vitamin tablet, iki adet protein tablet ve bir adet karışık tablet."
-
[tarih]
Eski medeniyetlerden kalma, pişmiş veya güneşte kurutulmuş kilden yapılmış, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge
- "Eski Şark Eserleri Müzesinde ayrıca 75.000 çivi yazılı belgeden oluşan tablet arşivi bulunmaktadır."
-
Bakınız tablet bilgisayar
- "2010 yılında Türkiye’de satılan tablet sayısı 4.400 iken 2012’nin ilk yarısında bu rakam 172.000’e kadar yükselmiştir."
-
[isim]
Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek veya yutulacak madde
- TABİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿbiye
-
[isim]
Yerli yerine koyup hazırlama, yerleştirme
- "Mete bunları atlarının renklerine nazaran tabiye etti."
-
İstenen sonuca ulaşmak için izlenen yol; taktik
-
[askerlik]
Bakınız taktik
- "Fen ve silah terakkileri, tabiye üzerinde birçok tesir icra eder; tabiye usul ve kaidelerini de değiştirir."
-
[askerlik]
Askerlik sanatı
- "İlk tabiye dersine talim öğretmenlerinden Albay Hilmi Bey geldi, iyi bir giriş yaptı."
-
Bakınız tabya
-
[isim]
Yerli yerine koyup hazırlama, yerleştirme