Sonunda t olan 7 harfli 481 kelime var. T harfi ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde t harfi olan kelimeler listesine ya da başında t harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RÜSUBAT
- ...
- KONTRAT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sözleşme
- "Yeni ev sahibi ile kontratını da profesör diye yaptırmış." (Haldun Taner)
-
[isim]
Sözleşme
- DADAİST
- ...
- PANKART
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Toplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın birkaç sözle gösterildiği karton veya bezden levha
- "Gençler ellerindeki pankartları bir anda açarak uygun adım sahneye dalıverdiler." (Haldun Taner)
-
[isim]
Toplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın birkaç sözle gösterildiği karton veya bezden levha
- GESTALT
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Psikolojik olayların bir bütün veya biçim olduğunu savunan görüş
-
Biçim, boy, durum, yapı
-
[isim]
Psikolojik olayların bir bütün veya biçim olduğunu savunan görüş
- SALAVAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Namazlar
-
Hz. Muhammed'e saygı bildirmek için okunan dua
-
Yağlı güreşte, yarışmalardan önce cazgırın okuduğu dua
-
[isim]
Namazlar
- SİYAKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Genellikle devlet dairelerinde kullanılmış bir yazı türü
-
[isim]
Genellikle devlet dairelerinde kullanılmış bir yazı türü
- TEVDİAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Banka vb. yerlere para, senet yatırma
-
[isim]
Banka vb. yerlere para, senet yatırma
- KOHENİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
-
[isim]
Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür
- LOKOSİT
- ...
- AKSÖĞÜT
-
-
[isim]
Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü (Salix alba)
-
[isim]
Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü (Salix alba)
- KÜSURAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Artan, geriye kalan parçalar, kesirler, küsur
-
[isim]
Artan, geriye kalan parçalar, kesirler, küsur
- ARBALET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kundaklı, tetikli yay
-
[isim]
Kundaklı, tetikli yay
- HARABAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yıkıntılar, harabeler, viraneler
-
Divan edebiyatının eserlerinde geçen içkili eğlence yeri, meyhane
-
[isim]
Yıkıntılar, harabeler, viraneler
- MUANNİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İnat eden, inatçı, direngen, anut
-
[sıfat]
İnat eden, inatçı, direngen, anut
- NİHAYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Son
- "Ben nihayete doğru yanımdaki çocuğu dürterek kalktım." (Ömer Seyfettin)
- "Tekaüt olduktan sonra doktorlara inat, oburluğa, nargileye bir nihayet vermemişti." (Ömer Seyfettin)
-
[zarf]
(ni'ha:yet) Sonunda
- "Uzun bir münakaşadan sonra nihayet işi şakaya dökmek zorunda kaldı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Bu komediye nihayet vermek, buraya bir daha gelmemek üzere çıkıp gitmek isterdim." (Halide Edip Adıvar)
-
[zarf]
-den başka bir şey değil
- "Ama bu, nihayet bir nüktedir." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Son
- ORDİNAT
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri
-
[isim]
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri
- ŞEHADET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tanıklık, şahitlik
- "Dünya karşısında Türk'ün kendi kendisi için yapacağı şehadet daha adamakıllı yapılmamıştır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Yüksek bir ülkü uğrunda ölme, şehit olma
-
[isim]
Tanıklık, şahitlik
- HAYALAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hayaller
- "Boş laflarınla şairane hayalatımı dağıtıyorsun." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Hayaller
- KARADUT
-
-
[isim]
Siyah renkte olan dut
- "Yeni park gazinosunda kasabanın meşhur karadut şerbeti ile beraber bir parça da içki içilir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Siyah renkte olan dut